Adli tatil her yıl 20 Temmuz'da başlar, 31 Ağustos'ta sona erer ve yeni adli yıl 1 Eylül'de açılır; 2026'da da bu takvim geçerlidir. Bitimi tatile denk gelen süreler hukuk davalarında bir hafta (HMK m.104), ceza davalarında üç gün (CMK m.331/4), idari yargıda yedi gün (İYUK m.8/3) uzar. Uzama için ayrı bir karar gerekmez.
Adli tatil her yıl 20 Temmuz'da başlar, 31 Ağustos'ta sona erer; 2026 takviminde de bu tarihler geçerlidir. Hukuk, ceza ve idari yargıda sürelerin ne kadar uzadığını, adli tatilde görülen dava ve işlerin tam listesini kanun metinleri ve Yargıtay kararlarıyla açıklıyoruz.
Adli tatil 2026'da ne zaman başladı, ne zaman bitiyor?
Adli tatilin tarihleri kanunla belirlenmiştir ve her yıl aynıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 102. maddesi şu hükmü taşır: «Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar.»
Aynı takvim ceza yargısı için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 331. maddesinde, idari yargı için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 61. maddesinde tekrarlanır. Yani üç yargı kolunun tatil takvimi ortaktır; ayrılık, tatilin sürelere yaptığı etkide ortaya çıkar.
| 2026 adli tatil takvimi | Tarih | Dayanak |
|---|---|---|
| Adli tatilin başlangıcı | 20 Temmuz 2026 (Pazartesi) | HMK m.102 · CMK m.331/1 · İYUK m.61/1 |
| Adli tatilin son günü | 31 Ağustos 2026 (Pazartesi) | HMK m.102 · CMK m.331/1 · İYUK m.61/1 |
| Yeni adli yılın başlangıcı | 1 Eylül 2026 (Salı) | HMK m.102 |
Adli tatilde hangi dava ve işler görülür?
Adli tatil, adliyelerin kapanması anlamına gelmez. HMK'nın 103. maddesi, tatil boyunca görülmeye devam edecek dava ve işleri tek tek sayar. Bu liste sınırlıdır: dışında kalan dosyalar için duruşma günü verilmez, yargılama 1 Eylül'e bırakılır.
| HMK m.103/1 bendi | Adli tatilde görülen dava ve işler |
|---|---|
| a | İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri; deniz raporlarının alınması ve dispeççi atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi |
| b | Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler |
| c | Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları |
| ç | Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar |
| d | Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri |
| e | İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar |
| f | Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler |
| g | Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler |
| ğ | Çekişmesiz yargı işleri |
| h | Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler |
Maddenin ikinci fıkrası bir esneklik tanır: tarafların anlaşması hâlinde veya dava bir tarafın yokluğunda görülmekteyse hazır olan tarafın talebi üzerine, bu iş ve davalara bakılması adli tatilden sonraya bırakılabilir. Dördüncü fıkra ise aynı hükümlerin bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanacağını söyler.
Adli tatilde dava açılabilir mi, dilekçe verilebilir mi?
Evet. En sık karıştırılan noktalardan biri budur: bir davanın adli tatilde görülmemesi ile o davanın açılamaması aynı şey değildir. HMK m.103/3, listede yer almayan dosyalar bakımından bile şu işlemlerin adli tatilde yapılacağını düzenler: dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gönderilmesi.
Uygulamada sonucu şudur: 20 Temmuz - 31 Ağustos arasında dava açabilir, istinaf veya temyiz dilekçenizi verebilir, tebligat alabilirsiniz. Adli tatilde görülmeyen bir dosyada değişen, yargılamanın duruşmalı aşamasının yeni adli yıla bırakılması ve koşulları varsa sürenin uzamasıdır. Kanun yolu sürecinin bütününü istinaf ve temyiz süreci nasıl işler başlıklı yazımızda ayrıntılı ele aldık.
Hukuk davalarında süreler ne kadar uzar?
HMK m.104 açıktır: «Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.»
İki ayrıntı hayati önemde:
- Uzama kendiliğinden işler. Mahkemeden süre uzatımı talep etmeniz, ek bir karar alınması gerekmez.
- Uzama yalnızca sürenin BİTİMİ tatile denk gelirse devreye girer. Süreniz 20 Temmuz'dan önce dolduysa ya da 1 Eylül'den sonra doluyorsa uzamadan yararlanamazsınız.
Bir haftalık uzama hangi tarihte biter? Yargıtay'da iki görüş var
Kanun "tatilin bittiği günden itibaren bir hafta" der; ancak bir haftanın 31 Ağustos'tan mı yoksa 1 Eylül'den mi sayılacağı tartışmalıdır ve sonuç bir gün kayar.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, oy çokluğuyla verdiği kararında bir haftanın yeni adli yılın ilk gününden başlatılması gerektiğini kabul etmiştir. Kararda madde gerekçesi incelendikten sonra şu tespit yapılır: "Gerekçe metninden de anlaşılacağı üzere uzatılması gereken bir haftalık sürenin adli tatilin sona erdiği 31 Ağustos tarihini takip eden 1 Eylül tarihinden itibaren başlatılması gerekmektedir." Kurul, HMK m.92/2'deki hafta hesabını uygulayarak o yıl 1 Eylül Cuma gününe denk geldiğinden son günü 8 Eylül Cuma olarak belirlemiştir. Aynı kararın karşı oyunda ise bir haftanın 31 Ağustos'tan sayılması ve son günün 7 Eylül olması gerektiği, öğretide ve bazı daire kararlarında da bu yönde görüş bulunduğu belirtilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2017/2873, K.2017/1449, T.29.11.2017).
Tartışma bugün de kapanmış değildir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 29.05.2025 tarihli ve oy birliğiyle verdiği kararında sürenin "31 Ağustos'tan itibaren bir hafta uzamış sayılacağı, uzayan sürenin son gününün 7 Eylül tarihine karşılık geldiği" sonucuna varmıştır (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E.2023/4398, K.2025/4313, T.29.05.2025). Bu karar, Genel Kurul kararından sonra verilmiş olmasına rağmen karşı oydaki çizgiyi uygulamıştır. Aradaki farkın tek başına takvimden kaynaklandığı yıllara da dikkat etmek gerekir: 31 Ağustos ya da 7 Eylül'ün hafta sonuna rastladığı yıllarda iki görüş aynı tarihte buluşabildiğinden, o yıllara ait kararlardan hangi görüşün izlendiği çıkarılamaz.
2026 takviminde ise fark somut olarak ortaya çıkar. Bir hafta 31 Ağustos 2026 Pazartesi gününden sayılırsa uzamanın son günü 7 Eylül 2026 Pazartesi, 1 Eylül 2026 Salı gününden sayılırsa 8 Eylül 2026 Salı olur. İki tarih de resmî tatil değildir; bu nedenle HMK m.93'teki «Sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter» kuralı aradaki farkı kapatmaz.
Pratik sonuç: iki görüş arasında bir günlük fark vardır ve tartışma hâlâ kapanmamıştır. Bu nedenle dilekçeyi uzamış sürenin son gününe bırakmamak, bu tartışmadan doğan bir günlük riski ortadan kaldırır.
Ceza davalarında süreler ne kadar uzar?
Ceza yargısında kural farklıdır ve süre daha kısa uzar. CMK m.331/4 şöyledir: «Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.»
Maddenin ilk fıkrası ceza işlerini gören makam ve mahkemelerin her yıl bir eylülde başlamak üzere yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara vereceğini; ikinci fıkrası soruşturmalar ile tutuklu işlere ilişkin kovuşturmaların ve ivedi sayılacak diğer hususların tatilde nasıl yürütüleceğinin Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirleneceğini; üçüncü fıkrası ise tatil süresince bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay'ın yalnız tutuklu hükümlere ilişkin işlerin incelemesini yapacağını düzenler.
Buradaki en kritik ayrım şudur: tutukluluk gündemi adli tatilde durmaz. Soruşturmalar ve tutuklu dosyalar tatil boyunca yürür. Tutuklamaya itiraz dilekçesi ve tutukluluk süreleri ile gözaltı kararına itiraz ve gözaltı süresi konularındaki süreler, ağustos ayında da aynı hızla işler.
İdari yargıda çalışmaya ara verme nasıl işler?
İdari yargıda kullanılan terim "adli tatil" değil, çalışmaya ara vermedir. İYUK m.61/1'e göre bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri her yıl bir eylülde başlamak üzere yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verir. Aynı fıkra önemli bir istisna getirir: yargı çevresine dahil olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve sadece bir idare veya bir vergi mahkemesi bulunan yerlerdeki idari yargı mercileri ara vermeden yararlanamaz; bu mahkemeler, 62. maddedeki sınırlamaya tabi olmaksızın görevlerine devam eder.
Birden fazla idari yargı mercii bulunan yerlerde, ara verme süresi için bölge idare mahkemesi başkanının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca nöbetçi mahkeme; bölge idare mahkemeleri bakımından ise nöbetçi daire kurulur (İYUK m.61/2). İYUK m.62, nöbetçi mahkemenin göreceği işleri iki başlıkta sayar: yürütmenin durdurulmasına ve delillerin tespitine ait işler ile kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işler.
Sürelerin uzaması ise İYUK m.8/3'te düzenlenmiştir: «Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.» Metnin başlangıç noktası HMK'dan farklıdır: burada sayım açıkça ara vermenin bittiği günü izleyen tarihten başlar. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, o dönemki takvime göre yaptığı hesapta ara vermenin bitimini izleyen günü ilk gün sayıp yedinci günü son gün kabul etmiştir (Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E.1990/29, K.1990/58, T.18.10.1990).
Üç yargı kolunda uzama süreleri nasıl karşılaştırılır?
Okurun en çok karıştırdığı nokta burasıdır. Aynı takvim, üç farklı uzama süresi:
| Yargı kolu | Uzama süresi | Kanun metnindeki başlangıç noktası | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Hukuk yargısı | Bir hafta | "adli tatilin bittiği günden itibaren" | HMK m.104 |
| Ceza yargısı | Üç gün | "tatilin bittiği günden itibaren" | CMK m.331/4 |
| İdari yargı | Yedi gün | "ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren" | İYUK m.8/3 |
Hukuk yargısındaki "bir hafta" ile idari yargıdaki "yedi gün" ilk bakışta aynı görünür; ancak HMK'da süre hafta olarak belirlendiğinden HMK m.92/2 uyarınca "başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde" biter, İYUK'ta ise gün sayımı yapılır ve başlangıç noktası metinde ayrıca gösterilmiştir. Bu yüzden iki süre aynı uzunlukta görünse de son günleri farklı hesaplanır. Somut dosyanızda sürenin türü, tebligat tarihi ve davanın adli tatile tabi olup olmadığı sonucu değiştireceğinden, son günü dosya üzerinden hesaplatmak gerekir.
Süresi adli tatilde bitmeyen işlerde ne olur?
Uzama her dosyada kendiliğinden devreye girmez. İki koşul birden gerçekleşmelidir: dava veya iş adli tatilde görülemeyen türden olmalı ve sürenin son günü tatil dönemine denk gelmelidir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi bu iki koşulu şöyle formüle etmiştir: "Bu düzenlemelere göre, adli tatil içinde görülebilen işler yönünden 4. fıkra hükmü uygulanmayacak, bu tür dava ve işlerle ilgili süreler adli tatil içinde de işleyecektir. Sürenin uzaması kuralının uygulanabilmesi için, adli tatilin içinde görülemeyen dava ve işlerle ilgili kararın tebliğinin tatilden önce gerçekleştirilmesi, işlemeye başlayan sürenin adli tatil içinde sona ermesi gerekmektedir." Aynı karar, 14.02.1934 tarihli ve 47-1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına atıfla, tatilde görülemeyen davalara ilişkin kararların adli tatile rastlayan dönemde tebliğinin geçerli olduğunu, ancak tatilde süre işlemeyeceğinden mehlin adli tatilin bitiminden itibaren başlayacağını belirtir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2021/5454, K.2022/9811, T.12.12.2022).
Hukuk yargısında da simetrik bir sonuç vardır: adli tatilde görülen bir işte süre uzamaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ihalenin feshi şikâyetine ilişkin güncel bir kararında İİK m.18 ve HMK m.103/1-h uyarınca icra mahkemesine arz edilen hususların ivedi işlerden sayıldığını hatırlattıktan sonra şu sonuca varmıştır: "Dolayısıyla bu tür dava ve işlerde; sürenin bitmesi adli tatile rastlarsa, süre, adli tatil içindeki bu son günün tatil saatinde biter; bu sürenin adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta daha uzatılmış sayılmasına imkan yoktur." (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2026/3323, K.2026/2901, T.29.04.2026).
İcra takipleri ve icra mahkemesi işleri adli tatilde durur mu?
Hayır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda adli tatil nedeniyle icra takiplerinin durmasını öngören bir hüküm bulunmaz; HMK m.102-104 mahkemelere ilişkindir. İİK m.51 yalnızca gece vakti ve tatil günlerinde takip muamelesi yapılamayacağını düzenler, buradaki "tatil günleri" adli tatil değildir; nitekim aynı madde tatil günlerinde haciz ve tebligat yapılabileceğini, muhafaza tedbiri alınabileceğini ayrıca belirtir.
Bunun üstüne İİK m.18/1'in «İcra mahkemesine arzedilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır» hükmü eklenince tablo netleşir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu noktayı açıkça kurala bağlamıştır: icra mahkemesine arz edilen hususlar İİK m.18/1 uyarınca ivedi işlerden sayıldığından icra mahkemelerinde adli tatil hükümleri uygulanmaz; dolayısıyla HMK m.104 hükmü İİK'daki süreler hakkında uygulanmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2017/1853, K.2021/1529, T.30.11.2021). Bu nedenle yalnızca icra mahkemesine yapılan başvurular değil, ödeme emrine itiraz ve ödeme (ihtar) süresi gibi İİK'da yazılı süreler de ağustos ayında işlemeye devam eder; bunların hesabında HMK m.104 değil, sürelerin hesabını düzenleyen İİK m.19 uygulanır. İtiraz, şikâyet ve ihalenin feshi gibi kısa süreli başvurularda bu ayrımı gözden kaçırmak doğrudan hak kaybına yol açar. Takip ve haciz süreçlerine ilişkin çalışmalarımızı icra ve iflas hukuku sayfamızda topladık.
Adli tatilde en sık yapılan hatalar neler?
- "Adliye kapalı, süre işlemiyor" varsayımı. Süre yalnızca belirli koşullarda uzar; dosya adli tatilde görülen türdense hiç uzamaz.
- Ceza ile hukuk süresini karıştırmak. Ceza dosyasında üç günlük uzamayı bir hafta sanmak, temyiz veya istinaf isteminin süreden reddiyle sonuçlanır.
- Uzamış sürenin son gününü beklemek. Hukuk yargısında bir haftanın hangi günden sayılacağı tartışmalı olduğundan, son güne bırakılan dilekçe bir günlük farkla süresiz kalabilir.
- Tebligatı önemsememek. Adli tatilde tebligat yapılabilir; zarfın ağustosta gelmesi süreyi durdurmaz.
- Nafaka, velayet ve işçi davalarını tatile bırakmak. Bu dosyalar HMK m.103 kapsamında görülmeye devam eder; duruşma günü ağustosa da verilebilir. Aile hukuku kaynaklı taleplerinizi aile hukuku sayfamızdan inceleyebilirsiniz.
Adli tatil, süreleri yöneten bir istisna rejimidir; genel bir erteleme değildir. Süresi ağustos ayına denk gelen bir dosyanız varsa, uzamanın uygulanıp uygulanmayacağını tebligat tarihi ve dosya türü üzerinden değerlendirmek gerekir. Ceza yargısındaki başvuru süreleri için ceza hukuku alanındaki çalışmalarımızı inceleyebilir, dosyanıza özgü süre hesabı için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Dayanaklar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.92, m.102, m.103, m.104 (mevzuat.gov.tr güncel metin)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.331 (mevzuat.gov.tr güncel metin)
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.8, m.61, m.62 (mevzuat.gov.tr güncel metin)
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.18, m.19, m.51 (mevzuat.gov.tr güncel metin)
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2017/2873, K.2017/1449, T.29.11.2017
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2017/1853, K.2021/1529, T.30.11.2021
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E.2023/4398, K.2025/4313, T.29.05.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2026/3323, K.2026/2901, T.29.04.2026
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2021/5454, K.2022/9811, T.12.12.2022
- Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E.1990/29, K.1990/58, T.18.10.1990
Sık sorulan sorular
Adli tatil 31 Ağustos 2026 günü sona erer, yeni adli yıl 1 Eylül 2026'da başlar. Bu tarihler HMK m.102'de belirlenmiştir ve her yıl aynıdır; ceza yargısı için CMK m.331/1, idari yargı için İYUK m.61/1 aynı takvimi tekrarlar.
Evet. HMK m.103/3 uyarınca dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile cevap dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat ve dosyanın üst mahkemeye gönderilmesi adli tatilde de yapılır. Adli tatilde görülmeyen dosyalarda yargılamanın duruşmalı aşaması yeni adli yıla bırakılır; dilekçenin verilmesine ise engel yoktur.
Bitimi adli tatile denk gelen süreler hukuk davalarında adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta (HMK m.104), ceza davalarında üç gün (CMK m.331/4), idari yargıda ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün (İYUK m.8/3) uzar. Uzama için ayrıca bir karar alınmasına gerek yoktur.
HMK m.103/1 bu davaları sayar: ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti gibi geçici hukuki korumalar; her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayet işleri; nüfus kaydı düzeltme davaları; işçilerin iş sözleşmesinden doğan davaları; ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrak iptali işleri; iflas ve konkordato işleri; adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler; tahkim kapsamındaki işler; çekişmesiz yargı işleri ve kanunen ivedi sayılan işler.
Hayır. İcra ve İflas Kanunu'nda adli tatil nedeniyle takiplerin durmasını öngören bir hüküm yoktur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, İİK m.18/1 uyarınca icra mahkemesine arz edilen hususların ivedi işlerden sayıldığını, bu nedenle icra mahkemelerinde adli tatil hükümlerinin uygulanmadığını ve HMK m.104'ün İİK'daki süreler hakkında uygulanmayacağını belirtmiştir (E.2017/1853, K.2021/1529, T.30.11.2021). Bu nedenle ödeme emrine itiraz ve ödeme süresi gibi İİK'da yazılı süreler ağustos ayında da işler; hesapları İİK m.19'a göre yapılır.
CMK m.331/4'e göre adli tatile rastlayan süreler işlemez ve tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. Ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin E.2021/5454, K.2022/9811 sayılı kararında belirtildiği üzere bu kural yalnızca adli tatilde görülemeyen işler bakımından uygulanır; soruşturmalar ve tutuklu işlerdeki süreler adli tatilde de işlemeye devam eder.
Hukuki dayanaklar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.102-104 (adli tatil, görülecek işler, sürelere etkisi)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.331 (adli tatil ve sürelerin uzaması)
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.8/3, m.61, m.62 (çalışmaya ara verme)
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.18, m.19, m.51 (icra mahkemesinde ivedilik, sürelerin hesabı ve tatil günleri)
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2017/2873, K.2017/1449, T.29.11.2017
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2017/1853, K.2021/1529, T.30.11.2021 (İİK'daki süreler adli tatilde uzamaz)
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E.2023/4398, K.2025/4313, T.29.05.2025 (bir haftalık uzamanın son günü)
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2026/3323, K.2026/2901, T.29.04.2026
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2021/5454, K.2022/9811, T.12.12.2022
- Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E.1990/29, K.1990/58, T.18.10.1990




Soru ve yorumlar
Yorumlar, moderasyon onayından sonra yayımlanır.
Henüz yayımlanmış yorum bulunmuyor.