Bakırköy / İstanbul · Hafta içi 09:00 – 18:00
0 531 993 34 33iletisim@avmetecelik.com
Mete ÇelikHukuk Bürosu
Çalışma Alanı

Sağlık Hukuku

Malpraktis, hasta hakları, hatalı tedavi ve sağlık tazminatı davaları.

Genel bakış

Sağlık uyuşmazlığında yalnız sonuç değil; tanı, bilgilendirme, onam, müdahale ve takip sürecinin tamamı tıbbi kayıtlarla incelenir. Kamu hastanesi, özel hastane ve bağımsız sağlık çalışanı ayrımı başvuru yolu ile görevli yargıyı etkileyebilir.

Sağlık hukuku hizmet kapsamı

Hatalı tanı veya tedavi iddiası, aydınlatılmış onam, hasta hakları, tıbbi kayıt erişimi, kamu ve özel sağlık kuruluşlarının sorumluluğu, maddi ve manevi tazminat ile sağlık çalışanlarının iş ve disiplin bağlantılı uyuşmazlıkları bu kapsamda değerlendirilir.

İlk incelemede gerekli bilgi ve belgeler

  • Hasta dosyasının tamamı, epikriz, ameliyat notu, hemşire gözlem ve takip kayıtları

  • Aydınlatma ve onam formları, reçete, tetkik, görüntüleme ve laboratuvar sonuçları

  • Sevk, randevu, taburcu ve sonraki tedavi kayıtları

  • Fatura, ödeme, iş göremezlik ve diğer zarar belgeleri

  • Hastane, Bakanlık, savcılık veya başka kuruma yapılmış başvurular

Karar noktaları ve süre riskleri

  1. Sağlık kuruluşu: Kamu, özel veya bağımsız hizmet sunucusu ayrımı yapılarak görevli merci belirlenir.

  2. Kayıt ve delil: Tam tıbbi dosya istenir; mevcut kayıtların kronolojisi ile eksik görülen belgeler belirlenir.

  3. Tıbbi değerlendirme: Komplikasyon ile özen yükümlülüğüne aykırılık, aydınlatma ve nedensellik uzman incelemesiyle ayrıştırılır.

  4. Ön başvuru: Kurum, idare, sigorta veya zorunlu başvuru yolları somut olaya göre kontrol edilir.

  5. Dava ve zarar: Tedavi gideri, kazanç kaybı, bakım ihtiyacı ve manevi zarar belgeler üzerinden değerlendirilir.

Başvuru ve dava süresi kurumun niteliğine, olay ve öğrenme tarihine göre değişebilir. Tıbbi kayıtların istenmesi süre kontrolünün yerine geçmez.

Sık yapılan hatalar

  • Yalnız epikriz alıp hasta dosyasının tamamını istememek

  • Kamu ve özel hastane başvuru yollarını birbirine karıştırmak

  • Sonucun kötü olmasını tek başına tıbbi hata kanıtı saymak

  • Sonraki tedavi, gider ve iş göremezlik belgelerini saklamamak

  • Tıbbi ve hukukî inceleme yapılmadan sosyal medyada hasta verisi paylaşmak

Kamu hastanesindeki tıbbi hatada dava nasıl ve ne zaman açılır?

Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler ile devlet üniversitesi hastanelerinde doğan zararlarda hekimin kişisel sorumluluğuna değil, hizmeti yürüten idareye karşı idari yargıda tam yargı davasına gidilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 nci maddesi bu dava türünü “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” olarak tanımlar.

Tam yargı davasından önce idareye başvuru zorunludur. Aynı Kanun’un 13 üncü maddesine göre idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların, bu eylemleri “yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde” ilgili idareye başvurmaları gerekir. İsteğin kısmen veya tamamen reddi hâlinde işlemin tebliğini izleyen günden; idare otuz gün içinde cevap vermezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi işler. Dava süresi ise Kanun’un 7 nci maddesi uyarınca idare mahkemelerinde altmış gündür.

13 üncü maddenin ikinci fıkrası, görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi hâlinde, sonradan idari yargıda açılacak davada idareye başvurma şartının aranmayacağını düzenler. Yine de dosyanın hangi yargı kolunda görüleceği başta yanlış belirlenirse zaman kaybı yaşanır; bu nedenle kurumun niteliği ilk incelemede netleştirilir. İdari süreçlerin genel işleyişi için idare hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Özel hastane veya hekime karşı tazminat davasında zamanaşımı ne kadardır?

Özel sağlık hizmetinde ilişki sözleşmeye dayanır: hekim mesleğini muayenehanede serbest icra ediyorsa sözleşme hasta ile hekim arasında kurulur; özel hastanede verilen hizmette ise sözleşme kural olarak hasta ile hastane işletmesi arasında kurulur ve hekim işletmenin ifa yardımcısı konumundadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, hekimin mesleğini serbest icra etmesi hâlinde bu ilişkinin “bir sonuç borcunu değil özenli iş görme borcu” doğurduğunu belirterek sözleşmenin “vekâlet sözleşmesi hükümlerine tabi tutulması” gerektiğini ifade etmiştir (E.2020/592, K.2022/356, T.22.03.2022). Aynı kararda kamu hastaneleri bakımından “hasta ile doktor arasında sözleşme ilişkisi söz konusu değildir” denilmiştir.

Bu ayırım zamanaşımını doğrudan etkiler. Talep haksız fiile dayandırıldığında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 72 nci maddesi uygulanır: “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” Aynı madde, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa o zamanaşımının uygulanacağını da düzenler. Sözleşmeye dayanan taleplerde 147 nci maddenin beşinci bendi vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklar için beş yıllık zamanaşımı öngörür; 146 ncı madde ise “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir” kuralını koyar. Hangi rejimin uygulanacağı, taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine ve talebin nasıl kurulduğuna göre belirlenir.

Süre tablosu

Konu

Süre

Dayanak

Kamu hastanesinde idareye başvuru

Öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde eylemden itibaren 5 yıl

2577 s. Kanun m.13/1

İdarenin cevap süresi

30 gün

2577 s. Kanun m.13/1

İdare mahkemesinde dava açma süresi

60 gün

2577 s. Kanun m.7/1

Haksız fiile dayanan tazminat

Öğrenmeden 2 yıl, fiilden 10 yıl

6098 s. Kanun m.72

Vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklar (ücret/alacak talepleri)

5 yıl

6098 s. Kanun m.147/5

Genel zamanaşımı

10 yıl

6098 s. Kanun m.146

Hasta hakları kurulunun karar süresi

Başvurunun kurula ulaştığı tarihten itibaren 30 gün

Hasta Hakları Yönetmeliği m.42/C-d

Soruşturma izni kararı (sağlık meslek mensubu)

4483 s. Kanun m.7’deki 30 gün ve 15 günlük uzatma süreleri iki kat uygulanır

3359 s. Kanun ek m.18

Rücu kararı

Mesleki Sorumluluk Kurulu 1 yıl; devlet üniversitelerinde nihai karar 6 ay

3359 s. Kanun ek m.18/2

Sözleşmeye dayalı tıbbi tazminat taleplerinde 5 yıllık (m.147/5) veya 10 yıllık (m.146) sürenin uygulanacağı, talebin dayandırılış biçimine göre belirlenir; süre somut dosyada ayrıca değerlendirilir.

Maddi ve manevi tazminat kalemlerinin nasıl kurgulandığına ilişkin genel çerçeveyi trafik kazası maddi ve manevi tazminat davası yazımızda da bulabilirsiniz.

Aydınlatılmış onam nedir, yazılı olmak zorunda mıdır?

Aydınlatılmış onam, hastanın kendisine önerilen tıbbi müdahaleyi riskleri ve seçenekleriyle birlikte anladıktan sonra verdiği rızadır. Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 24 üncü maddesi “Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir” kuralını koyar; hastanın küçük veya mahcur olması hâlinde veli ya da vasiden izin alınır. Aynı madde, hayati tehlikenin bulunduğu ve bilincin kapalı olduğu acil durumlar ile bir organın kaybına yol açacak durumlarda müdahalenin rızaya bağlı olmadığını, bu hâlde durumun kayıt altına alınacağını belirtir.

Aydınlatmanın kapsamı Yönetmeliğin 15 inci maddesinde tek tek sayılmıştır: hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği, müdahalenin kim tarafından nerede ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi, diğer tanı ve tedavi seçenekleri ile bunların fayda ve riskleri, muhtemel komplikasyonlar, reddetme durumunda ortaya çıkabilecek fayda ve riskler, kullanılacak ilaçların önemli özellikleri, sağlık için kritik yaşam tarzı önerileri ve gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşılacağı.

Bilgilendirmenin usulü 18 inci maddede düzenlenir. Bilgi “mümkün olduğunca sade şekilde, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde” verilir ve hasta, tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından sözlü olarak bilgilendirilir. Aynı madde, acil durumlar dışında bilgilendirmenin hastaya makul süre tanınarak ve mahremiyeti korunarak yapılmasını arar.

Yazılılık ise her müdahale için değil, belirli işlemler için aranır. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 70 inci maddesi, hekimlerin yapacakları her nevi ameliye için öncelikle hastanın muvafakatini almasını, “Büyük ameliyei cerrahiyeler için bu muvafakatin tahriri olması” gerektiğini düzenler. Maddeye 21/7/2025 tarihli ve 7557 sayılı Kanun’la eklenen cümlelerle bu muvafakatin elektronik ortamda da alınabileceği kabul edilmiş; elektronik onamın kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle, biyometrik yöntemlerle ya da elektronik kimlik doğrulamasına imkân veren yöntemlerle alınacağı belirtilmiştir.

Aydınlatmanın yapıldığını kim ispat eder?

Uygulamada belirleyici olan nokta ispat yüküdür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, konuya ilişkin kararında mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığını belirttikten sonra “hekimin aydınlatma yükümlülüğünde ispat yükü hekim üzerinde olmalıdır” sonucuna varmıştır. Aynı kararda aydınlatmanın yazılı yapılmasını zorunlu kılan bir düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla “aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği hususu hekim tarafından her türlü delille ispatlanabilir” denilmektedir. Kurul, arşivleme ve kayıt tutma yükümlülüğünün ihlalinin “hasta lehine tıbbî müdahalenin yapılmadığı yönünde fiili bir karine” yarattığını da vurgulamıştır. Karar oy çokluğuyla verilmiş, somut olayda hekimin protokol defteri kayıtlarıyla aydınlatmayı ispatladığı kabul edilerek dava reddedilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2020/592, K.2022/356, T.22.03.2022).

Aynı ilke daire kararlarında da tekrarlanır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, özel hastanede gerçekleşen bir olayda “Aydınlatılmış onamda ise ispat külfeti hekim ya da hastanededir” demiş; bilirkişi raporlarına göre tıbbi uygulamada kusur bulunmamasına ve gelişen tablonun komplikasyon sayılmasına rağmen, anestezi işlemine ilişkin onam belgesi yasal süresi içinde dosyaya sunulmadığı için hastane aleyhine kurulan hükmü onamıştır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2023/692, K.2023/2264, T.18.09.2023).

İki karar birlikte okunduğunda tablo şudur: tıbben kusursuz bir müdahale bile, hastanın usulüne uygun aydınlatıldığı ispatlanamıyorsa sorumluluk doğurabilir; buna karşılık düzenli tutulmuş kayıtlar hekim ve kuruluş lehine değerlendirilebilir. Bu nedenle dosyanın ilk aşamasında onam formlarının hangi işlemleri kapsadığı, imzaların hangi sayfalarda bulunduğu ve kayıtların kronolojisi ayrıntılı biçimde incelenir. Kayıt ve belgelerin bozulmadan saklanmasına ilişkin yöntemleri dijital delil nasıl korunur ve mahkemeye sunulur yazımızda ele aldık.

Hasta hakları kuruluna başvuru neyi çözer, neyi çözmez?

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 42/B maddesi, hasta hakları uygulamalarının yürütülmesi amacıyla sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hasta hakları birimleri oluşturulmasını öngörür. İl sağlık müdürlüğü ise üniversite hastaneleri, özel sağlık kurum ve kuruluşları, kamu hastaneleri, ağız diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinden gelen başvuruları değerlendirmek, karara bağlamak, öneri sunmak ve düzeltici işlemleri belirlemek üzere Hasta Hakları Kurulu oluşturur.

42/C maddesi kurulun işleyişini ve sınırlarını gösterir. Kurul, “sağlık kurum ve kuruluşu tarafından yerinde çözülemeyen yazılı ve/veya elektronik başvuruları” değerlendirir ve “başvurunun kurula ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde başvuru hakkında karar verir”. İhlal kararları ilgili sağlık kurum ve kuruluşuna ve ilgili personele yazılı olarak tebliğ edilir; son altı ay içerisinde ikiden fazla hak ihlali kararı verilen sağlık meslek mensubu hakkındaki dosya Sağlık Meslekleri Kuruluna gönderilir.

Buna karşılık aynı maddenin (ı) bendi açıktır: “Tıbbi hata iddialarına ilişkin başvurular kurul tarafından değerlendirilmez.” Kurul başvurusu; bilgilendirme, mahremiyet, kayıtlara erişim ve personel tutumu gibi hasta hakları ihlallerinde sonuç doğurur. Tıbbi hataya dayanan maddi ve manevi tazminat talebi ise ayrı bir yolla, kurumun niteliğine göre idari başvuru veya dava yoluyla ileri sürülür. Bu nedenle kurul süreci yürürken yukarıdaki tabloda gösterilen başvuru ve dava süreleri ayrıca takip edilir.

Hekim hakkında ceza soruşturması için izin gerekir mi?

Gerekir. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na 12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanun’la eklenen ek 18 inci madde, Yükseköğretim Kanunu’nun 53 üncü maddesindeki soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, “kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının” mesleğin icrası kapsamındaki muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin işlem ve uygulamaları nedeniyle yapılan soruşturmalarda 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağını düzenler. Hüküm, özel sağlık kuruluşunda çalışan hekimleri de kapsar.

Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Süre bakımından 4483 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi, yetkili merciin kararını “ön inceleme dahil en geç otuz gün içinde” vermesini ve bu sürenin “zorunlu hallerde onbeş günü geçmemek üzere bir defa” uzatılabilmesini öngörür; 3359 sayılı Kanun’un ek 18 inci maddesi ise “Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesindeki süreler, iki kat olarak uygulanır” demektedir. Kurulun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.

Ek 18 inci madde ayrıca, kamu kurum ve kuruluşları ile devlet üniversitelerinde görev yapanlar bakımından idare tarafından ödenen tazminat için ilgilisine rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına Mesleki Sorumluluk Kurulunun bir yıl içinde karar vereceğini düzenler. 21/2/2024 tarihli ve 7496 sayılı Kanun’la eklenen cümle uyarınca, devlet üniversitelerinde görev yapanlar bakımından nihai kararı ilgili üniversite verir; üniversite, Mesleki Sorumluluk Kurulu kararını ve varsa görevi kötüye kullanmaya ilişkin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararını dikkate alarak altı ay içinde karar verir.

İdari işleme karşı iptal davasının nasıl kurulduğunu disiplin cezasına itiraz ve iptal davası yazımızda örnek üzerinden anlattık.

Hasta dosyası ve tıbbi kayıtlar nasıl istenir, ikinci görüş hakkı var mıdır?

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 16 ncı maddesi bu hakkı açıkça tanır: “Hasta, sağlık durumu ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan veya vekili veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilir ve bir suretini alabilir.” Aynı madde, bu kayıtların “sadece hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olanlar tarafından” görülebileceğini belirtir.

Yatarak tedavisi tamamlanan hastalar bakımından 24 üncü madde, taburcu sonrası tedavi planının sözel olarak anlatılmasını ve “bu tedavi planının yer aldığı epikrizin bir nüshası hastaya verilir” kuralını getirir. Uygulamada sık rastlanan eksiklik, yalnız epikrizle yetinilmesidir. Ameliyat notu, anestezi kayıtları, hemşire gözlem formları, onam formlarının imzalı tüm sayfaları, tetkik ve görüntüleme sonuçları ayrıca istenir.

İkinci görüş hakkı Yönetmeliğin 18 inci maddesinde düzenlenmiştir: “Hasta, aynı şikayeti ile ilgili olarak bir başka hekimden de sağlık durumu hakkında ikinci bir görüş almayı talep edebilir.”

Sağlık kayıtları aynı zamanda korunması özel kurallara bağlı verilerdir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 6 ncı maddesi kişilerin sağlığıyla ilgili verilerini özel nitelikli kişisel veri olarak sayar. Bu kayıtların hukuka aykırı paylaşılması veya sızması hâlinde izlenecek başvuru ve şikâyet yollarını KVKK veri ihlali ve veri sızıntısında haklar yazımızda ele aldık.

Resmî dayanaklar

Resmî kaynak kontrolü: Mevzuat bağlantıları ve bu sayfada yer alan madde metinleri 29 Temmuz 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerinden kontrol edilmiştir. Kurum türü, tıbbi kayıt, olay ve öğrenme tarihi somut dosyada ayrıca incelenir.

Bağlantılı hizmetler


Hizmet verdiğimiz başlıca konular

Malpraktis Davası
Hatalı Teşhis ve Tedavi
Aydınlatılmış Onam
Hasta Hakları
Sağlık Tazminatı
Doktor ve Hastane Sorumluluğu
Sağlık Kurulu ve Rapor İtirazları
Kamu Hastanesine Karşı Tam Yargı Davası
Hasta Dosyası ve Tıbbi Kayıt Talebi

Süreç nasıl işler?

01

Tıbbi Kayıtların Toplanması

Hasta dosyası, epikriz, görüntüleme ve onam belgelerinin temini için sağlık kuruluşuna ve ilgili mercilere gerekli başvuruları yapar, eksik görülen kayıtları belirleriz.

02

Tıbbi ve Hukuki İnceleme

Tedavi standardını ve olası kusuru uzman görüşleriyle birlikte değerlendiririz.

03

Başvuru ve Dava

Kurum başvurusu, tazminat davası veya suç duyurusu için gerekli işlemleri yaparız.

04

Bilirkişi ve Tazminat

Bilirkişi raporlarına itiraz eder, zarar kalemlerinin doğru hesaplanmasını ve kararın uygulanmasını takip ederiz.


Sık sorulan sorular

Tedavinin kamu veya özel sağlık kuruluşunda yapılmasına göre sorumlu taraf ve görevli mahkeme değişir. Kamu hastanelerinde çoğunlukla idareye, özel sağlık hizmetinde hekim ve kuruluşa yönelinir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Durumunuza özel değerlendirme için lütfen ön görüşme talep edin.