Bakırköy / İstanbul · Hafta içi 09:00 – 18:00
0 531 993 34 33iletisim@avmetecelik.com
Mete ÇelikHukuk Bürosu
Trafik ve Sigorta Hukuku · Bilgilendirme yazısı

Alkol Sınırı Nedeniyle Sigorta Şirketinin Rücu Hakkı ve Yargıtay Kriterleri

Av. Mete ÇelikAv. Mete Çelikİstanbul Barosu · 8 dk okuma
Yayınlanma: 24 Ağustos 2026Son güncelleme: 7 Ekim 2026
Trafik ve Sigorta HukukuSigorta Rücu Davası
Alkol Sınırı Nedeniyle Sigorta Şirketinin Rücu Hakkı ve Yargıtay Kriterleri
Kısa cevap

Sigorta şirketi, alkollü sürücünün kazası için ödediği tazminatı sigortalısına ancak kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğini ispat ederse rücu edebilir; promil sınırının aşılması tek başına yetmez (Yargıtay 4. HD E.2023/1051). Kazaya karşı tarafın tali kusuru, yol koşulu veya teknik arıza gibi başka bir etken katılmışsa rücu şartı oluşmaz. Rücu hakkı, sigortacının ödemeyi yaptığı ve sigortalıyı öğrendiği tarihten itibaren 2 yılda zamanaşımına uğrar (2918 s.K. m.109/4); dava öncesi arabuluculuk zorunludur.

Durumunuza göre kısa yanıt

  • Sınır üstü alkol, karşı taraf da kusurlu: Rücu şartı oluşmaz (Yargıtay 4. HD 2023/10737).
  • Tek taraflı kaza, başka etken yok: Bilirkişi heyeti münhasırlığı saptarsa rücu edilebilir.
  • %100 kusurlu ama alkol sınır altı: Kusur oranı tek başına rücu sebebi değildir.
  • Poliçe tarafı olmayan sürücü: Sözleşme ilişkisi yoksa rücu reddedilebilir (Yargıtay 4. HD 2024/716).
  • Zamanaşımı: Ödeme ve öğrenmeden itibaren 2 yıl (KTK m.109/4).
  • Dava öncesi: Arabuluculuk zorunludur (TTK m.5/A).

Alkollü araç kullanırken kazaya karışan sürücülerin karşılaştığı en ağır sonuçlardan biri, karşı tarafın zararını ödeyen sigorta şirketinin bu tutarı kendisinden geri istemesidir. Sigorta şirketleri çoğu zaman yalnızca tutanaktaki promil değerine dayanarak rücu davası açar. Oysa Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre sürücünün alkollü olması tek başına rücu hakkı doğurmaz. Bu yazıda rücu hakkının yasal dayanağı, "münhasırlık" ölçütü, ispat yükü ve savunmada kullanılabilecek deliller ele alınmaktadır.

Sigorta şirketi alkollü sürücüye neden rücu eder? (KTK m.95)

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesi iki kademeli bir düzen kurar. Birinci fıkraya göre, sigorta sözleşmesinden veya kanundan doğan ve tazminat yükümlülüğünü kaldıran ya da azaltan hâller zarar görene karşı ileri sürülemez: kazada zarar gören üçüncü kişi, sürücünün alkollü olup olmadığına bakılmaksızın ödemeyi alır. İkinci fıkra ise ödemede bulunan sigortacıya, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurma hakkı tanır.

Rücu sebepleri Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda sayılmıştır. Başlıcaları sürücünün yasal sınırın üzerinde alkollü olması, uyuşturucu madde etkisinde bulunması, sürücü belgesiz araç kullanılması ve zararın kasten meydana getirilmesidir. Rücu talebinin asıl muhatabı, sigorta sözleşmesinin tarafı olan sigortalı araç işletenidir; aracını alkollü bir kişiye teslim eden malik de bu sıfatla taleple karşılaşabilir. Uygulamada sigorta şirketleri talebi çoğu zaman kazayı yapan sürücüye de yöneltir; ancak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E.2021/27044 K.2024/716 sayılı kararına konu dosyada, poliçenin tarafı olmayan sürücü hakkındaki rücu davası, sigortacı ile sürücü arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ve bu karar Yargıtay tarafından onanmıştır.

Alkollü olmak rücu için yeterli mi? Münhasırlık ölçütü

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E.2023/1051 K.2026/1268 sayılı ve 10.02.2026 tarihli kararıyla onanan bölge adliye mahkemesi gerekçesinde belirtildiği üzere, kaza anında sürücünün sırf alkollü olması sigortacıya rücu hakkı vermez; kazanın münhasıran alkolün tesiriyle meydana gelmiş olması gerekir. Aynı Dairenin E.2022/5504 K.2022/12219 sayılı ve 13.10.2022 tarihli kararında da rücu hakkının doğması için bu koşulun uzman bilirkişi heyetinden alınacak raporla saptanması gerektiği vurgulanmıştır.

Münhasırlık, kazanın tek ve yegâne sebebinin alkol olması demektir. Kazanın oluşumunda başka bir etken de rol oynamışsa bu koşul gerçekleşmez. Uygulamada münhasırlığı ortadan kaldıran başlıca durumlar şunlardır:

  • Karşı sürücünün kırmızı ışık, şerit veya geçiş üstünlüğü ihlali gibi kusurlu davranışı.
  • Yolun buzlanmış, ıslak veya bozuk olması; aydınlatma ve işaretleme eksikliği.
  • Araçtaki teknik arıza — lastik patlaması, fren veya direksiyon arızası.
  • Yola aniden çıkan yaya veya hayvan gibi dışsal etkenler.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E.2023/6101 K.2023/10737 sayılı ve 16.10.2023 tarihli kararında, zarar görenin dahi %25 oranında tali kusurlu davranışıyla olaya katıldığı olayda kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği kabul edilerek davanın reddi gerektiği belirtilmiştir. Görüldüğü gibi, olaya katılan başka bir kusur bulunması tek başına münhasırlığı kırmaya yetebilmektedir.

Kusur Oranı Rücu Sebebi midir?

Sıkça karıştırılan bir konudur. Sürücünün kazada tam kusurlu olması, kendi başına rücu hakkı doğurmaz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E.2021/27044 K.2024/716 sayılı ve 22.01.2024 tarihli kararında, yargılama sırasında rücu sebebinin değiştirilerek "sürücünün %100 kusurlu olması" gerekçesine dayanılması hem usul yönünden hem de esas yönünden kabul edilmemiş; %100 kusurun rücu sebebi olmadığı belirtilmiştir. Rücu için Genel Şartlar'da sayılan bir hâlin varlığı ve alkol bakımından münhasırlığın ispatı gerekir.

Münhasırlığı kim ispat eder?

İspat yükü davacı sigorta şirketindedir. Yukarıda anılan 2022 tarihli kararda, rücuya konu zararın teminat dışı kaldığını ispat yükünün davacı sigortacıda olduğu ve bu husus somut biçimde ispat edilemezse rücu hakkının doğmayacağı belirtilmiştir. Uygulamada bu ispat, içinde nöroloji uzmanının da bulunduğu bir bilirkişi heyetinden alınacak raporla yapılır; Dairenin E.2021/23473 K.2023/5498 sayılı kararında heyetin bir nöroloji uzmanı ve iki makine mühendisinden oluşturulduğu görülmektedir.

Bilirkişi heyetinin cevaplaması gereken soru, tespit edilen promil düzeyinin sürücünün güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldırıp kaldırmadığı ve kazanın oluşumunda başka etkenin bulunup bulunmadığıdır. Yalnızca kolluk tutanağındaki "alkollü" kaydına dayanılarak rücuya hükmedilmesi bozma sebebidir.

DurumKazadaki diğer etkenRücu şartı
Sınır üstü alkol, sürücü kusursuz, karşı taraf kırmızı ışıkta geçmişVar (karşı tarafın kusuru)Oluşmaz
Sınır üstü alkol, tek taraflı kaza, başka etken yokYokOluşur (heyet raporuyla saptanmak kaydıyla)
Sınır üstü alkol, yol buzlu, aşırı hızVar (yol ve hız)Oluşmaz
Sınır altı alkol, sürücü tam kusurlu—Oluşmaz (alkol sebebi yok, %100 kusur rücu sebebi değil)

Alkol dışında hangi rücu sebepleri var?

Alkol, Genel Şartlar'da sayılan rücu sebeplerinden yalnızca biridir. Uygulamada en sık karşılaşılan diğer başlıklar ve dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  • Sürücü belgesiz araç kullanma: Yalnızca belgenin hiç bulunmaması değil, araç sınıfına uygun olmayan bir belgeyle sürüş de bu kapsamda tartışılır. Burada da zararın belgesizlikle bağlantısı ayrıca değerlendirilir.
  • Uyuşturucu madde etkisi: Alkolde olduğu gibi, tespit tek başına yeterli sayılmaz; kazanın oluşumundaki etkisi araştırılır.
  • Zararın kasten meydana getirilmesi: Kasıt iddiası ağır bir iddiadır ve ispatı sigortacıya düşer.
  • Aracın çalınmış olması ya da işletenin gerekli özeni göstermemesi: Bu hâlde sorumluluk dağılımı ayrı bir incelemeyi gerektirir.
  • Olay yerini terk etme ve belge yükümlülüğüne aykırılık (2026 değişikliği): Genel Şartlar'ın B.4 maddesinin (f) bendi, 12.06.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve 01.07.2026'da yürürlüğe giren değişiklikle yeniden düzenlenmiştir. Buna göre can güvenliği nedeniyle uzaklaşma ve tedavi amacıyla sağlık kuruluşuna gitme gibi zorunlu hâller dışında olay yerini terk etmek ya da kaza tutanağı ve alkol raporu gibi kazanın oluş koşullarına ilişkin belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranmak açık bir rücu sebebidir. Bu değişiklik, yürürlük tarihinden sonra akdedilen poliçelere uygulanır.

Ortak nokta şudur: Genel Şartlar'da sayılan bir hâlin varlığı, tek başına ödenen tutarın tamamının geri alınmasını sağlamaz. Kanun'un 95. maddesinin ikinci fıkrası sigortacıya, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurma hakkı tanır; talep bu oranla sınırlıdır.

Rücu davası hangi mahkemede görülür?

Sigorta işlerinden doğan uyuşmazlıklar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Kanun'un 5/A maddesine göre, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Sigorta şirketinin açacağı rücu alacağı davası da bu kapsamdadır.

Bu kural sigortalı bakımından bir imkân da doğurur: rücu talebinin haksız olduğunu düşünen sigortalı, beklemek yerine borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Bu davada da arabuluculuk dava şartıdır.

Rücu Talebiyle Karşılaşınca Ne Yapılmalı?

Sigorta şirketleri çoğu zaman dava açmadan önce ihtarname gönderir veya doğrudan icra takibi başlatır. Bu aşamada atılacak adımlar sonucu belirler:

  1. İcra takibine süresinde itiraz edin. İlamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir; ayrıntılar için icra takibine itiraz yazımıza bakabilirsiniz. Birikmiş faizi görmek için icra faiz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
  2. Borç kabulü anlamına gelecek işlem yapmayın. Taahhütname imzalamak veya kısmi ödeme yapmak, münhasırlık savunmasını zayıflatır.
  3. Kaza yerine ve ana ilişkin delilleri toplayın. Yol durumu, hava koşulları, aydınlatma ve işaretleme eksikliklerine dair fotoğraflar; kamera kayıtları; araca ait servis ve bakım kayıtları münhasırlığı çürütmek bakımından belirleyicidir.
  4. Bilirkişi heyetinin bileşimine itiraz edin. Heyette nöroloji uzmanı yoksa veya rapor kazanın oluşumundaki diğer etkenleri tartışmıyorsa ek rapor talep edilmelidir.
  5. Ceza dosyasını takip edin. Ceza yargılamasındaki kusur tespitleri ve varsa adli tıp raporu hukuk davasında delil olarak kullanılır.

Sigortanın rücu hakkı kaç yılda zamanaşımına uğrar?

2918 sayılı Kanun'un 109. maddesinin dördüncü fıkrası, motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu haklarının, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Sigortacının ödemeyi hangi tarihte yaptığı ve sigortalıyı ne zaman öğrendiği bu nedenle dosyada araştırılması gereken ilk hususlardandır; ödeme tarihini gösteren belgeler talep edilmelidir.

Zamanaşımı bir def'idir ve hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz. Savunma dilekçesinde açıkça ileri sürülmezse, sonradan karşı tarafın açık muvafakati olmadan ileri sürülemez. Bu nedenle rücu davasının tebliği üzerine yapılacak ilk iş, cevap süresi kaçırılmadan hem esasa hem zamanaşımına ilişkin savunmanın birlikte sunulmasıdır.

Zarar Görenin Konumu ve Diğer Başvuru Yolları

Rücu tartışması sigortacı ile sigortalı arasındadır; zarar gören üçüncü kişinin alacağını etkilemez. Kanun'un 95. maddesinin birinci fıkrası gereği sigortacı, sigortalısına karşı ileri sürebileceği def'ileri zarar görene karşı ileri süremez. Bu nedenle kazada zarar gören kişi, sürücünün alkollü olmasından bağımsız olarak sigortadan tazminat isteyebilir; talebin reddi hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yolu açıktır.

Kaza nedeniyle araçta oluşan değer kaybı ayrı bir kalemdir ve değer kaybı ile eksper raporuna itiraz yazımızda ele alınmıştır. Bedensel zarar veya ölüm söz konusuysa süreç trafik kazası tazminat davası ile birlikte yürür.

Alkole dayalı rücu davalarında sonucu belirleyen unsur promil değeri değil, kazanın oluş biçimidir. Dosyanın en başında toplanacak yol, çevre ve araç delilleri ile bilirkişi heyetinin doğru kurulması savunmanın belkemiğini oluşturur. Çalışma alanlarımız için trafik ve sigorta hukuku sayfamızı inceleyebilir, dosyanızla ilgili sorularınız için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Av. Mete Çelik — İstanbul Barosu, Sicil No: 76236

Rücu davasında süreler ve savunma noktaları

KonuKuralDayanak
Sigortacının rücu hakkının zamanaşımıSigortacının zarar görene ödemeyi tam olarak yaptığı ve rücu edilecek kişiyi öğrendiği günden itibaren 2 yıl2918 s.K. m.109/4
Zarar görene karşı def'iSigortacı sözleşmeden doğan def'ileri zarar görene karşı ileri süremez; önce öder, sonra rücu eder2918 s.K. m.95
MünhasırlıkKazanın yalnızca alkolün etkisiyle meydana geldiği sigortacı tarafından ispat edilmelidirYargıtay 4. HD, E.2023/1051 K.2026/1268
Tali kusurlu başka bir etkenKazaya başka bir etken katılmışsa rücu şartı oluşmazYargıtay 4. HD, E.2023/6101 K.2023/10737

Rücu talebi geldiğinde ilk kontrol edilmesi gereken iki şey ödeme tarihi ile dava veya takip tarihidir: aradaki süre 2 yılı aşmışsa zamanaşımı def'i ilk cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir; hâkim bunu kendiliğinden dikkate almaz (TBK m.161).

Trafik ve Sigorta Hukuku konu haritası

Bu alandaki diğer rehberlerimiz ve araçlarımız:

Dosyanıza özel değerlendirme için Trafik ve Sigorta Hukuku hizmeti sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Alkollü olduğum her kazada sigorta bana rücu edebilir mi?

Hayır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E.2023/1051 K.2026/1268 sayılı kararıyla onanan gerekçede belirtildiği üzere, kaza anında sürücünün sırf alkollü olması sigortacıya rücu hakkı vermez; kazanın münhasıran alkolün tesiriyle meydana gelmiş olması gerekir. Kazanın oluşumunda yol durumu, karşı tarafın kusuru veya araç arızası gibi başka bir etken de rol oynamışsa münhasırlık koşulu gerçekleşmez.

Münhasırlığı kim ispat eder?

İspat yükü davacı sigorta şirketindedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E.2022/5504 K.2022/12219 sayılı kararında, rücuya konu zararın teminat dışı kaldığını ispat yükünün davacı sigortacıda olduğu ve bu husus somut biçimde ispat edilemezse rücu hakkının doğmayacağı belirtilmiştir. İspat, uzman bilirkişi heyetinden alınacak raporla yapılır.

Bilirkişi heyetinde kim bulunmalıdır?

Uygulamada heyette nöroloji uzmanının bulunması aranır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E.2021/23473 K.2023/5498 sayılı kararına konu dosyada heyet bir nöroloji uzmanı ve iki makine mühendisinden oluşturulmuştur. Yalnızca kolluk tutanağındaki alkollü kaydına dayanılarak rücuya hükmedilmesi bozma sebebidir; heyet, promil düzeyinin güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldırıp kaldırmadığını değerlendirmelidir.

Kazada tam kusurlu olmam rücu sebebi midir?

Hayır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E.2021/27044 K.2024/716 sayılı ve 22.01.2024 tarihli kararında, %100 kusurun rücu sebebi olmadığı belirtilmiştir. Rücu için Genel Şartlar'da sayılan bir hâlin bulunması ve alkol bakımından münhasırlığın ispatlanması gerekir.

Sigorta bana rücu ederse zarar gören alacağını alamaz mı?

Alır. 2918 sayılı Kanun'un 95. maddesinin birinci fıkrasına göre, tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya azaltan hâller zarar görene karşı ileri sürülemez. Zarar gören üçüncü kişi, sürücünün alkollü olup olmadığından bağımsız olarak sigortadan tazminat alır. Rücu, sigortacı ile sigortalı arasındaki ayrı bir ilişkidir.

Aracımı alkollü birine verdim, ben de sorumlu olur muyum?

Evet, sorumlu olabilirsiniz. Rücu talebinin asıl muhatabı, sigorta sözleşmesinin tarafı olan sigortalı araç işletenidir; aracın maliki kural olarak işleten sayıldığından, aracını alkollü bir kişiye teslim eden ruhsat sahibi bu taleple karşılaşabilir. Buna karşılık Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E.2021/27044 K.2024/716 sayılı kararına konu dosyada, poliçenin tarafı olmayan sürücüye karşı açılan rücu davası, sözleşme ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu nedenle rücu davasında ruhsat sahibinin savunması ayrıca önem taşır.

Sigortanın gönderdiği ödeme ihtarına ne yapmalıyım?

Borç kabulü anlamına gelecek işlemlerden kaçınılmalıdır; taahhütname imzalamak veya kısmi ödeme yapmak münhasırlık savunmasını zayıflatır. İcra takibi başlatılmışsa ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmelidir; süresinde itiraz edilmezse takip kesinleşir.

Rücu davası hangi mahkemede görülür, arabulucuya gitmek şart mı?

Sigorta işlerinden doğan uyuşmazlıklar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca ticari dava sayılır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Kanun'un 5/A maddesine göre konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Sigortalı da borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir; bu davada da arabuluculuk şarttır.

Sigortacının rücu hakkı ne zaman zamanaşımına uğrar?

Sigortacı zarar görene ödemeyi tam olarak yaptığı ve rücu edeceği kişiyi öğrendiği günden itibaren 2 yıl içinde talep etmezse rücu hakkı zamanaşımına uğrar (2918 s.K. m.109/4). Zamanaşımı ileri sürülmedikçe dikkate alınmaz.

Zamanaşımı itirazını ne zaman yapmalıyım?

İcra takibine itirazda veya davaya verilecek ilk cevap dilekçesinde. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m.161).

Hukuki dayanaklar

Önemli not: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuz için ön görüşme talep ederek değerlendirme alabilirsiniz.

Konunuzu değerlendirelim

Trafik ve Sigorta Hukuku konularında ön görüşme talep edebilirsiniz.

Soru ve yorumlar

Yorumlar, moderasyon onayından sonra yayımlanır.

Yorumlar moderasyon sonrası yayımlanır.

Henüz yayımlanmış yorum bulunmuyor.