Boşanmada mal paylaşımı, eşlerin hangi mal rejimine tabi olduğuna ve malların edinilme tarihine göre yapılır. Yasal mal rejiminde edinilmiş mallar tasfiye edilir; her eşin kişisel malları ayrılır ve katkı, değer artış payı ile artık değer alacağı somut malvarlığı kayıtları üzerinden hesaplanır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer (TMK m.225/2).
Boşanmada mal paylaşımı; edinilmiş ve kişisel malların ayrımı, katılma alacağı, değer artış payı ve mal rejiminin tasfiyesi çerçevesinde değerlendirilir.
Boşanmada mal paylaşımı, eşler arasında uygulanan mal rejiminin sona ermesiyle edinilmiş ve kişisel malların ayrıştırılması, borçların dikkate alınması ve kalan artık değer üzerinden alacakların belirlenmesiyle yapılır. Türkiye'de başka bir mal rejimi seçilmemişse yasal rejim edinilmiş mallara katılma rejimidir. Uygulamada en sık yanılgı, "evlilik içinde alınan her mal yarı yarıya paylaşılır" sanılmasıdır; oysa her dosyada malın edinilme tarihi, finansmanı, borçları ve kişisel mal iddiası ayrı ayrı incelenir. Bu yazıda edinilmiş mallara katılma rejimini, katılma alacağı ile değer artış payı arasındaki farkı, malların hangi tarihteki değere göre hesaplanacağını ve faizin ne zaman işleyeceğini güncel Yargıtay kararları ışığında somut bir örnekle açıklıyoruz.
Edinilmiş mallara katılma rejimi nedir?
Türk Medeni Kanunu m.202 uyarınca edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Evlilik süresince karşılığı verilerek elde edilen çalışma geliri, bu gelirle alınan taşınır ve taşınmazlar, bazı sosyal güvenlik ödemeleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler kural olarak edinilmiş mal kapsamında değerlendirilir. Mal rejimi sözleşmesiyle kanunda düzenlenen diğer rejimlerden biri (mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığı) seçilmişse değerlendirme buna göre yapılır. Mal rejimi kural olarak boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer (TMK m.225/2); tasfiye ve alacak hesabı bu andan itibaren gündeme gelir.
01.01.2002 neden dönüm noktasıdır? Katkı payı mı, katılma alacağı mı?
Edinilmiş mallara katılma rejimi 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu tarih, mal paylaşımı hesabının hangi kurallara tabi olacağını belirleyen en kritik ayrımdır. 01.01.2002'den önce eşler arasında yasal mal ayrılığı rejimi geçerliydi (743 sayılı eski Medeni Kanun m.170) ve bu dönemde alınan mallar için eşin talep edebileceği hak katkı payı alacağıdır. 01.01.2002'den sonraki dönemde ise değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hakları doğar.
Bu ayrım özellikle kredi veya kooperatif taksitiyle uzun sürede edinilen konutlarda belirleyicidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ödemelerin 01.01.2002'den önce tamamlanması hâlinde eş lehine katkı payı alacağının, sonraki döneme sarkması hâlinde ise katılma alacağının/değer artış payının gündeme geleceğini istikrarlı biçimde belirtmektedir (Yargıtay 2. HD, E.2021/10488 K.2022/1286; E.2023/1655 K.2023/2556). Ödemelerin bir kısmı 2002 öncesi, bir kısmı sonrasına yayılmışsa iki rejim de aynı mal üzerinde ayrı ayrı hesaplanır. Bu nedenle evlilik tarihi 2002 öncesine dayanan dosyalarda talebin hukuki nitelendirmesi (katkı payı mı, katılma alacağı mı) doğru kurulmalıdır; yanlış nitelendirme hak kaybına yol açabilir.
Kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımı
Kişisel mallar, mal rejiminin başlangıcında mevcut olan, miras veya karşılıksız kazanma (bağış) yoluyla elde edilen, yalnızca kişisel kullanıma yarayan ya da kişisel malın yerine geçen değerlerdir (TMK m.220). Evlilik içinde edinilen her malın otomatik olarak paylaşıma girdiği söylenemez; malın finansmanı, edinilme tarihi ve kişisel maldan karşılanan kısım somut belgelerle ortaya konur. Bir eş, bir malın kişisel malı olduğunu ileri sürüyorsa bunu ispatla yükümlüdür (TMK m.222); ispatlanamayan mallar edinilmiş mal kabul edilir.
Malvarlığı unsuru | Genel değerlendirme |
|---|---|
Evlilik içinde karşılığı verilerek alınan taşınmaz | Kural olarak edinilmiş mal hesabında dikkate alınır. |
Evlilik öncesi mevcut mal | Kural olarak kişisel mal niteliğindedir. |
Miras veya bağış yoluyla kazanılan değer | Kural olarak kişisel mal olarak değerlendirilir. |
Kişisel malın yerine geçen değer (ikame) | Kişisel mal niteliği korunabilir; belge ve para akışı incelenir. |
Çalışma geliri ve bu gelirle alınan mal | Edinilmiş maldır; SGK/maaş kayıtlarıyla desteklenir. |
Katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı: üç kavram karıştırılmamalı
Katılma alacağı, tasfiye sonunda bir eşin diğer eşin artık değerindeki payı nedeniyle doğan şahsi (kişisel) bir alacak hakkıdır; mala doğrudan ortaklık ya da tapu payı vermez. TMK m.231 artık değerin, edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktar olduğunu düzenler. TMK m.236 çerçevesinde her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin kural olarak yarısı üzerinde hak sahibi olur; ancak hesaplama yapılırken denkleştirme (m.230), değer kaybı, kişisel mal katkısı ve somut dosyadaki diğer unsurlar ayrıca değerlendirilir.
Değer artış payı ise (TMK m.227) bir eşin, diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık almaksızın yaptığı katkı karşılığında, o malın tasfiye anındaki değer artışından pay alma hakkıdır. Katılma alacağı, değer artış payı ve (2002 öncesi için) katkı payı aynı kavram değildir ve şartları farklıdır; dava dilekçesinde hukuki nitelendirme ile taleplerin açıkça kurulması sonucu doğrudan etkiler.
Katılma alacağı nasıl hesaplanır?
Mal rejiminin sona erdiği tarih belirlenir (kural olarak boşanma davasının açıldığı tarih — TMK m.225).
Tasfiyeye girebilecek malvarlığı unsurları ve bunların değer belirleme tarihine en yakın sürüm (rayiç) değerleri tespit edilir.
Malvarlığına ilişkin borçlar, kişisel mal katkıları ve denkleştirme kalemleri incelenir.
Her eşin edinilmiş malları ile artık değer hesabı yapılır (edinilmiş mal toplamı − ilgili borçlar).
Katılma alacağı (artık değerin yarısı), değer artış payı ve varsa karşılıklı alacaklar ayrı ayrı hesaplanır ve mahsup edilir.
Bu hesap bir oranı tek başına uygulamaktan ibaret değildir. Tapu, banka, kredi, kooperatif, araç, şirket ve miras belgeleri ile bilirkişi incelemesi sonuca etki edebilir.
Somut bir hesap örneği
Kavramı somutlaştıralım: Eşler 2012'de evlenmiş, mal rejimi sözleşmesi yapmamıştır (yasal rejim = edinilmiş mallara katılma). Evlilik içinde koca adına, tamamı çalışma geliriyle ve üzerinde borç kalmadan bir konut alınmıştır. Kadın 2023'te boşanma davası açmıştır. Konutun karar tarihine en yakın rayiç değeri 5.000.000 TL'dir.
Aşama | Değer |
|---|---|
Konutun rayiç değeri (edinilmiş mal) | 5.000.000 TL |
Mala ilişkin borç | 0 TL |
Kocanın artık değeri (m.231) | 5.000.000 TL |
Kadının katılma alacağı (artık değerin yarısı, m.236) | 2.500.000 TL |
Örnek yalnızca tek konut ve tek eş üzerinden kurulmuştur. Gerçek dosyalarda her iki eşin de edinilmiş malları hesaplanır ve alacaklar birbirinden mahsup edilir. Ayrıca konutun alımında kocanın evlilik öncesi birikiminden ya da mirasından (kişisel malından) örneğin 1.000.000 TL kullanılmış olsaydı, bu kısım denkleştirme yoluyla (TMK m.230) edinilmiş mal hesabından düşülür, artık değer azalır ve kadının katılma alacağı da buna bağlı olarak düşerdi. Bu nedenle sonuç, para akışının belgelerle nasıl ortaya konduğuna göre değişir.
Malların değeri hangi tarihe göre belirlenir?
Katılma alacağı hesabında en çok tartışılan konulardan biri, malın hangi tarihteki değerinin esas alınacağıdır. Kural olarak mallar, satın alındıkları veya boşanma davasının açıldığı tarihteki değerle değil, tasfiye anına — yani karar tarihine en yakın tarihteki sürüm (rayiç) değerle hesaplanır. Böylece malın evlilikten sonra kazandığı değer artışı da paylaşıma yansır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tasfiye konusu taşınmazın "karar tarihine en yakın tarihteki sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra" katılma alacağı ve değer artış payının hesaplanması gerektiğini vurgulamaktadır (Yargıtay 2. HD, E.2024/9601 K.2025/1446, 13.02.2025; aynı yönde E.2025/5541 K.2025/8846, 16.10.2025). Bir karar bozulur ve yeniden hüküm kurulursa, önceki değer güncelliğini yitireceğinden değer, yeni karar tarihine en yakın tarihe göre yeniden belirlenir.
Katılma alacağına faiz ne zaman işler?
Katılma alacağı ve değer artış payı, kendiliğinden faiz işlemeye başlayan bir alacak değildir. TMK m.239/son uyarınca, aksine anlaşma yoksa faiz tasfiyenin sona ermesinden itibaren işler. Yargıtay uygulamasında bu alacaklara kural olarak karar tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmektedir (Yargıtay 2. HD, E.2022/6025 K.2022/8926, 08.11.2022). Dava tarihinden faiz talep edilse bile, alacağın niteliği gereği faizin başlangıcı ayrı bir teknik değerlendirmeyi gerektirir; bu nedenle talep sonucunda faiz başlangıç tarihinin doğru gösterilmesi önemlidir.
Ev hanımının mal paylaşımındaki hakkı
Ücretli bir işte çalışmayan eş de yasal mal rejiminin sağladığı haklardan kural olarak yararlanabilir. Katılma alacağı, eşin mala fiilen para koymuş olması şartına bağlı değildir; artık değere katılma, evlilik birliğine ortak katkının bir sonucudur. Ev içi emek, çocukların bakımı ve aile düzenine katkı, eşin katılma alacağı talep edebilmesi bakımından tek başına engel değildir. Ancak hangi malların tasfiyeye gireceği, borçların ve kişisel mal iddialarının nasıl değerlendirileceği somut dosyanın belgelerine göre belirlenir.
Ziynet eşyaları (düğün takıları) mal paylaşımına dahil mi?
Düğünde takılan altın, bilezik ve diğer ziynet eşyaları, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden ayrı bir hukuki rejime tabidir ve kural olarak kadının kişisel malı sayılır; bu nedenle katılma alacağı hesabına dahil edilmez, ayrı bir ziynet alacağı/iadesi davasının konusudur. Ziynetin kime ait olduğu, kim tarafından kime takıldığı ve bozdurulup bozdurulmadığı ayrı bir ispat konusudur. Bu konunun ayrıntıları için boşanmada ziynet eşyası ve düğün takıları kime aittir yazımıza bakabilirsiniz.
Mal paylaşımı davası boşanma davasından ayrı mı?
Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin alacak, boşanma davasının fer'î sonuçlarından (nafaka, velayet, tazminat) farklı bir uyuşmazlıktır ve kural olarak boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte talep edilebilir hâle gelir. Mal paylaşımı talebi anlaşmalı boşanma protokolünde düzenlenebileceği gibi, koşulları oluştuğunda ayrı bir dava olarak da ileri sürülebilir. Dilekçede talebin türü, malvarlığı unsurları ve deliller açıkça gösterilmelidir. Boşanma sürecindeki diğer talepler için Aile Hukuku hizmeti sayfası ile Bakırköy boşanma avukatı sayfasındaki genel açıklamaları inceleyebilirsiniz.
Zamanaşımı ve güncel Yargıtay değerlendirmesi
Zamanaşımı konusunda talebin hukuki niteliği, boşanma kararının kesinleşme tarihi, dava tarihi ve ıslahın kapsamı birlikte değerlendirilir. Katılma alacağı ve değer artış payı talepleri kural olarak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.11.2024 tarihli, 2024/8246 Esas ve 2024/8915 Karar sayılı kararında, mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı talepleri bakımından 10 yıllık zamanaşımı itirazı ile ıslah tarihinin etkisi incelenmiştir. Bu karar, her dosyada başlangıç tarihinin otomatik olarak aynı olduğu anlamına gelmez; süre hesabı dosyanın taleplerine göre yapılmalıdır.
Yargıtay emsal değerlendirmesi: 2. Hukuk Dairesi, E.2024/8246 K.2024/8915 sayılı kararında mal rejiminin tasfiyesine ilişkin uyuşmazlıkta zamanaşımı itirazının, malın tasfiyeye dahil edilmesi ve ıslahın süresiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuştur.
Hangi belgeler toplanmalı?
Tapu kayıtları, satış ve kredi sözleşmeleri
Banka hesap hareketleri ve kredi ödeme planları
Araç ruhsatı, satış kayıtları ve sigorta belgeleri
Kooperatif üyeliği ve ödeme belgeleri
Miras, bağış veya karşılıksız kazanımı gösteren belgeler
Şirket payı, maaş, prim ve sosyal güvenlik kayıtları
Malın edinilmesine yapılan katkıyı gösteren dekont ve yazışmalar
İlgili rehberler
Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımının nasıl düzenleneceği için anlaşmalı boşanma protokolü rehberine, çekişmeli dosyanın usuli aşamaları için çekişmeli boşanma davası aşamaları yazısına ve nafaka talepleri için nafaka türleri rehberine bakabilirsiniz.
Katılma Alacağı ile Değer Artış Payı Ayrımı
Edinilmiş mallara katılma rejiminde katılma alacağı ile değer artış payı aynı talep değildir. TMK m. 236’ya göre her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir. Değer artış payında ise diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız ya da yetersiz karşılıkla yapılan somut katkı ayrıca önem kazanır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, katılma alacağını artık değerin hesabına; değer artış payını ise katkının niteliğine ve tasfiyedeki değer artışına bağlayarak bu iki hesabın ayrı kurulması gerektiğini açıklamıştır. Yargıtay 2. HD, 2025/5140 E., 2026/3750 K.
Konuya ilişkin sorularınız için Florya boşanma avukatı sayfamızdaki iletişim kanallarını kullanabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Ücretli işte çalışmayan eş de yasal mal rejiminin sağladığı haklardan kural olarak yararlanabilir. Hangi malların hesaba katılacağı, borçlar ve kişisel mal iddiaları dosyanın belgelerine göre değerlendirilir.
Mal rejiminin sona erdiği tarih, tasfiyeye girecek malların değeri, borçlar ve kişisel mal katkıları belirlenir. Artık değer hesabından sonra katılma alacağı ve varsa değer artış payı ayrı ayrı incelenir.
Tapu, banka, kredi, araç, kooperatif, miras veya bağış belgeleri ile malın edinilmesine yapılan katkıyı gösteren dekont ve kayıtlar önem taşıyabilir. Belge listesi uyuşmazlığın konusuna göre değişir.




Soru ve yorumlar
Yorumlar, moderasyon onayından sonra yayımlanır.
Henüz yayımlanmış yorum bulunmuyor.