Düğün takıları otomatik olarak kadına ait sayılmaz: önce eşler arasındaki anlaşmaya, yoksa yerel örf ve adete bakılır; bunlar ispatlanamazsa takı kime takıldıysa onundur, ancak kadına özgü takı kadına, erkeğe özgü takı erkeğe verilmiş sayılır; sandığa konulan ve iki cinse de özgü olanlar ortaktır (Yargıtay 2. HD E.2023/5704, K.2024/2402). Takıların varlığını ve erkeğe geçtiğini kadın; geri verilmemek üzere bırakıldığını veya rızayla harcandığını erkek ispatlar. Talep aynen iade, olmazsa bedel olarak kurulur ve 10 yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.146).
Video: Düğün Takıları Kime Ait? "Hepsi Kadının" Dönemi Bitti
Durumunuza göre kısa yanıt
- Eşler arasında anlaşma var: Anlaşma uygulanır.
- Anlaşma yok, örf ispatlandı: Yerel örf ve adete göre belirlenir.
- İkisi de yok: Kime takıldıysa onun; kadına özgü takı kadına, erkeğe özgü erkeğe verilmiş sayılır; sandığa konulan ve ikisine de özgü olan ortak (Yargıtay 2. HD 2024/2402).
- İspat: Varlığını ve erkeğe geçtiğini kadın, iade gerekmediğini erkek ispatlar.
- Bozdurulmuş takı: Aynen iade, olmazsa bedel; bedel kural olarak dava tarihindeki değerle hesaplanır.
- Zamanaşımı: 10 yıl (TBK m.146).
Boşanmada düğün takılarının kime ait olduğu, bütün takıların otomatik olarak tek bir eşe ait sayılmasıyla çözülemez. Eşler arasında takıların paylaşımına ilişkin bir anlaşma varsa bu anlaşma; anlaşma yoksa ispatlanan yerel örf ve adet, takının kadına veya erkeğe özgü olup olmadığı, kime verildiği ve düğün sırasında takının niteliği birlikte değerlendirilir. Uygulamada asıl belirleyici olan, kimin neyi ispat edeceğidir; bu yazıda ziynet uyuşmazlığında güncel Yargıtay yaklaşımını, ispat yükünün taraflar arasında nasıl dağıldığını, bozdurulan takılarda bedel ve faizin hangi tarihe göre hesaplandığını ve zamanaşımını açıklıyoruz.
Düğün takıları kime aittir? Güncel Yargıtay yaklaşımı
Ziynet eşyası; bilezik, kolye, yüzük, küpe, takı seti ve benzeri ekonomik değeri bulunan düğün takılarını kapsayabilir. Uyuşmazlıkta önce eşler arasında paylaşım konusunda bir anlaşma olup olmadığı araştırılır. Anlaşma yoksa yerel örf ve adet iddiası ileri sürülüp ispatlanabilir. Bunlar da ortaya konulamazsa, kadına veya erkeğe takılan ve ekonomik değer taşıyan eşyanın kural olarak kendisine ait olduğu; karşı cinse özgü takıların o cinse verildiği; her iki cinse de özgü olduğu belirlenen takının ise doğrudan bir eşe takılmışsa o eşe ait olduğu, takı sandığına ya da torbasına konulmuşsa ortak kabul edileceği değerlendirilir.
Yargıtay emsal kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.04.2024 tarihli ve 2023/5704 Esas, 2024/2402 Karar sayılı kararında, daha önceki "düğünde takılan bütün takılar kadına aittir" yaklaşımından ayrılarak anlaşma, yerel örf ve adet, takının niteliği ve kime verildiği ölçütlerini öne çıkarmıştır. Uyuşmazlık bu ölçütler ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirilerek çözülmelidir.
Kararın tam metni Adalet Bakanlığı mevzuat ve içtihat sistemindeki Yargıtay kararında görülebilir. Bu değerlendirme, her somut olayda aynı sonuca ulaşılacağı anlamına gelmez.
Ziynet davasında ispat yükü kimdedir?
Ziynet davasının kaderini çoğu zaman ispat yükünün kimde olduğu belirler ve bu yük dava içinde el değiştirebilir. Önce kadın (davacı), dava konusu ziynetlerin varlığını, düğünde takıldığını ve sonrasında erkeğin eline ya da evin kullanımına geçtiğini ispatlamalıdır. Kadın bunu ispatladığında, Borçlar Hukukunun genel kuralı devreye girer: asıl olan, aldığı şeyi geri vermekle yükümlü olmaktır. Bu noktadan sonra erkek, ziynetleri iade etmek zorunda olmadığını — örneğin iade edilmemek üzere kendisine bırakıldığını ya da kadının rızasıyla ortak ihtiyaçlar için harcandığını — ispat yükü altına girer.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu dağılımı açıkça ortaya koymaktadır: "…erkek eş ziynet eşyalarının iadesiyle yükümlü olmadığı hususunu ispat yükü altındadır. Borçlar hukuku genel hükümleri uyarınca, asıl olan borçlunun aldığı şeyi geri vermekle yükümlü olmasıdır. İade edilmemek üzere alındığı hususunu ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait…" (Yargıtay 2. HD, E.2026/790 K.2026/3460, 01.04.2026). Nitekim "ziynetler kadının rızasıyla satılıp evin ihtiyaçları için kullanıldı" savunmasını yapan eşin, bu savunmasıyla birlikte ispat yükünü üzerine aldığı da kabul edilmektedir (Yargıtay 2. HD, E.2014/11692 K.2014/22275, oy çokluğuyla). Kısacası "takılar bende değil" demek yeterli değildir; iade borcundan kurtulmak isteyen taraf bunu somut delille kanıtlamalıdır.
Ziynet alacağı talebinde önce dava konusu takıların varlığı, niteliği, kim tarafından takıldığı veya verildiği ve sonrasında kimde kaldığı ortaya konulmalıdır. Hayatın olağan akışına aykırı bir iddia ileri süren taraf, iddiasını somut olayın koşullarına göre ispatlamalıdır. Takıların varlığı ile iade edilmediği iddiası birbirinden ayrı değerlendirilir.
Düğün videosu, fotoğraf ve kamera kayıtları
Takı listesi, düğün salonu kayıtları ve tören görüntüleri
Olayı doğrudan gören tanıkların anlatımları
Mesajlaşmalar, e-postalar ve teslim veya iade konuşmaları
Fatura, kuyumcu kaydı, banka hareketi ve bozdurma belgeleri
Takının niteliği ve değerine ilişkin gerektiğinde bilirkişi incelemesi
Fotoğraf veya video tek başına gram ve ayar bilgisini her zaman göstermeyebilir. Bu nedenle görüntüler tanık anlatımı, kayıtlar ve diğer delillerle birlikte sunulmalı; hukuka aykırı biçimde elde edilen veriler kullanılmamalıdır.
Takılar bozdurulduysa ne talep edilebilir?
Takının aynen iadesi mümkünse aynen iade, mümkün değilse talebin ve mahkemenin değerlendirmesinin izin verdiği ölçüde bedel talebi gündeme gelebilir. Uygulamada dava genellikle "öncelikle aynen iade, mümkün olmazsa bedelin tahsili" biçiminde terditli kurulur. Takının rıza ile ortak ihtiyaçlar için kullanıldığı, geri verilmek üzere alındığı veya karşılıksız bırakıldığı iddiaları ayrıca ispatlanmalıdır. Takının hangi tarihte alındığı, kimin tarafından bozdurulduğu ve iade edilip edilmediği somut olayın önemli unsurlarıdır.
Ziynet eşyasına ilişkin uyuşmazlıkta, hangi takıların verildiği, kimde kaldığı, iade edilip edilmediği ve değerinin nasıl belirleneceği dosyadaki delillerle değerlendirilir. Düğün görüntüleri, fotoğraflar, tanık anlatımları, faturalar ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi bu değerlendirmede önem taşıyabilir. Talep, aynen iade veya bedel üzerinden kurulabilir; ancak talep biçimi ve delil durumu sonuç üzerinde etkili olur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ziynet alacağına ilişkin hükmün temyiz incelemesinde dava kapsamı ve önceki bozma doğrultusunda oluşan kazanılmış hakların da gözetilmesi gerektiğini göstermiştir. Yargıtay 2. HD, 2026/218 E., 2026/5246 K.
Ziynet talebinin boşanma davasıyla birlikte mi yoksa ayrı mı ileri sürüleceği ve İstanbul'da yetkili mahkemenin belirlenmesi için İstanbul boşanma avukatı sayfamıza bakılabilir.
Bedel talebinde değer ve faiz hangi tarihe göre belirlenir?
Aynen iade mümkün olmadığında bedele hükmedilirken iki teknik nokta öne çıkar: değerin ve faizin hangi tarihe göre hesaplanacağı. Yargıtay uygulamasında ziynet bedeli kural olarak dava tarihindeki değer üzerinden bilirkişi marifetiyle tespit edilir ve alacağa temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilir; temerrüt tarihi ayrıca belirlenmemişse uygulamada dava tarihi esas alınır. Bu nedenle dava dilekçesinde bedel talebinin ve faiz başlangıcının doğru kurulması, altın fiyatlarındaki dalgalanma karşısında alacağın değerini doğrudan etkiler. Talep, ileride bilirkişi hesabına göre artırılmak üzere "fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla" açılabilir.
Ziynet alacağında zamanaşımı
Ziynet eşyasının aynen iadesi ya da bedelinin tahsili talebi, kural olarak Türk Borçlar Kanunu m.146 uyarınca on yıllık genel zamanaşımına tabidir. Sürenin başlangıcı ve işleyişi, takının ne zaman ve hangi koşulda alındığına göre somut olayda ayrıca değerlendirilir. Uzun süre işlem yapılmamış dosyalarda zamanaşımı savunması gündeme gelebileceğinden, talebin gecikmeksizin ileri sürülmesi hak kaybını önler.
Ziynet alacağı mal rejiminin tasfiyesine dahil olur mu?
Ziynet uyuşmazlığı, kural olarak edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden ayrı bir hukuki temele dayanır ve genellikle bağımsız bir alacak davası olarak görülür. Ancak somut olayda ziynetler bir taşınmazın (örneğin konutun) edinilmesinde katkı olarak kullanılmış ve bu şekilde değerlendirilmişse, bu katkı mal rejiminin tasfiyesinde o eşin kişisel malı olarak denkleştirmede dikkate alınır (TMK m.220, m.230). Bu iki talebin ayrımı ve ilişkisi için boşanmada mal paylaşımı ve katılma alacağı rehberimize bakabilirsiniz.
Ziynet alacağı boşanma davasıyla birlikte mi istenir?
Ziynet eşyasına ilişkin talep, somut olayın usulî durumuna ve talebin nasıl kurulduğuna göre boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebilir veya ayrı bir dava konusu yapılabilir. Dilekçede takıların türü, yaklaşık ayar ve miktarı, olayların kronolojisi, iade talebi ve deliller açıkça belirtilmelidir. Aynen iade ile bedel talebi arasındaki tercih de dosyanın özelliklerine göre kurulmalıdır.
Boşanma sürecindeki diğer taleplerle bağlantısı
Ziynet uyuşmazlığı, mal rejiminin tasfiyesi, nafaka, velayet ve tazminat taleplerinden farklı hukuki temellere dayanabilir. Genel aile hukuku hizmet kapsamı için Aile Hukuku hizmeti sayfası; Bakırköy'deki boşanma sürecinin genel çerçevesi için Bakırköy boşanma avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Boşanma dosyasındaki usul aşamaları için çekişmeli boşanma davası aşamaları yazısına ve protokolde mali sonuçların düzenlenmesi için anlaşmalı boşanma protokolü rehberine bakabilirsiniz.
Mehir senedi hakkında bilgi arıyorsanız mehir kavramını ayrıca açıklayan sözlük maddemizi inceleyebilirsiniz.
Dosya hazırlığında pratik kontrol
Takıların türü, yaklaşık miktarı, ayarı ve kime takıldığı ayrı ayrı yazılır.
Düğün görüntüleri ve fotoğraflar tarih ve kaynak bilgisiyle saklanır.
Takıların alındığı, bozdurulduğu veya iade edilmediği iddiaları kronolojik olarak açıklanır.
Tanıkların olayı doğrudan görüp görmediği ve hangi vakıayı anlatacağı belirlenir.
Aynen iade veya bedel talebinin dosyaya uygun biçimi ve faiz başlangıcı değerlendirilir.
Ziynet eşyası uyuşmazlıklarında güncel Yargıtay yaklaşımı ve delillerin niteliği birlikte ele alınmalıdır. Genel bilgiler somut olayın hukuki değerlendirmesinin yerine geçmez.
Ziynet davasında ne talep edilebilir?
| Durum | Talep | Dikkat |
|---|---|---|
| Takılar karşı tarafta ve mevcut | Aynen iade | Takıların cinsi, ayarı ve gramı tek tek yazılmalı |
| Takılar bozdurulmuş veya satılmış | Aynen iade, olmazsa bedel (terditli talep) | Bedel, dava veya karar tarihine yakın değerle bilirkişiyle hesaplanır |
| Takılar kadının rızasıyla ortak ihtiyaç için harcanmış | Geri verilmemek üzere verildiği iddiası davalı tarafça ispat edilmelidir | Yazılı belge veya tanık önemlidir |
| Takıların kime takıldığı tartışmalı | Düğün görüntüleri, fotoğraflar, tanık beyanları | Görüntülerde takanlar ve takılan kişi belirlenmelidir |
Ziynet alacağı, mal rejiminin tasfiyesinden ayrı bir istihkak talebidir ve 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m.146). Boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi ayrı bir davada da istenebilir.
Ziynet davasında dilekçe kontrol listesi
- Her takının cinsi (bilezik, çeyrek, yarım, tam altın, set), adedi, ayarı ve yaklaşık gramı.
- Takıların düğünde kime takıldığını gösteren görüntü ve fotoğraflar.
- Takıların nerede tutulduğu, kimin elinde kaldığı ve ne zaman alındığı.
- Tanıkların adları ve neyi gördükleri.
- Aynen iade, olmazsa bedel talebi ve bedelin hangi tarihe göre hesaplanacağı.
Okumaya devam edin
Sık sorulan sorular
Düğün takıları otomatik olarak kadına mı aittir?
Artık otomatik değil. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi içtihadını değiştirmiştir: önce tarafların anlaşmasına, anlaşma yoksa iddia ve ispat edilen yerel örf ve âdete bakılır; ikisi de yoksa her eşe takılan ve ekonomik değer taşıyan şey kural olarak ona aittir. Kadına veya erkeğe özgü takılar ise kime takılırsa takılsın o cinse verilmiş sayılır (Yargıtay 2. HD, E.2024/5797 K.2024/10388; E.2025/2115 K.2025/3346).
Ziynet eşyası davasında hangi deliller kullanılabilir?
Düğün görüntüleri ve fotoğrafları, tanık beyanları, kuyumcu fişleri ve bilirkişi incelemesi kullanılır (HMK m.190, m.199).
Takılar bozdurulduysa ne talep edilir?
Aynen iade, bu mümkün değilse bedeli terditli olarak istenir. Bedel bilirkişiyle güncel değer esas alınarak hesaplanır.
Ziynet alacağı boşanma davasıyla birlikte istenebilir mi?
Evet; boşanma davasıyla birlikte veya boşanmadan sonra ayrı bir davada istenebilir. Ziynet alacağı mal rejiminin tasfiyesinden ayrı bir talep olup 10 yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.146).
Ziynet alacağında zamanaşımı ne kadar?
10 yıldır (TBK m.146). Boşanmadan doğan 1 yıllık süre (TMK m.178) ziynet alacağına uygulanmaz.
Takıları kocanın aldığını kim ispat eder?
Takıların karşı tarafta kaldığını iddia eden kadın bunu ispatla yükümlüdür; takıların üzerinde taşınabilir olması ve genellikle kadının yanında bulunması nedeniyle ispat yükü somut olaya göre değerlendirilir (HMK m.190).
Takılar ev almak için harcandıysa ne olur?
Takılar geri verilmemek üzere verilmişse iade istenemez; bunun ispatı harcayan tarafa düşer. Ortak ev alımında kullanılan takılar ayrıca değer artış payı veya katkı payı hesabında dikkate alınabilir (TMK m.227).
Erkeğe takılan takılar kime aittir?
Güncel içtihada göre anlaşma veya ispatlanan yerel âdet yoksa erkeğe takılan ve ekonomik değer taşıyan şeyler (ör. döviz, para) erkeğe aittir. Ancak bilezik, kolye gibi kadına özgü takılar erkeğe takılmış olsa bile kadına verilmiş sayılır (Yargıtay 2. HD, E.2024/5797 K.2024/10388).
Ziynet davası hangi mahkemede açılır?
Aile mahkemesinde açılır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Ziynet alacağı mal paylaşımına dahil mi?
Hayır. Takılar gibi yalnız kişisel kullanıma yarayan eşya o eşin kişisel malıdır (TMK m.220/1); ziynet talebi mal rejimi tasfiyesinden ayrı, istihkak niteliğinde bir davada ileri sürülür (Yargıtay 3. HD, E.2022/4382 K.2023/829).
Hukuki dayanaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 220 ve 222
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190 ve 199
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (eşler arasındaki malvarlığı ilişkileri)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146 (10 yıllık genel zamanaşımı)
- Yargıtay 2. HD, E.2024/5797 K.2024/10388 (ziynette içtihat değişikliği: anlaşma, örf-âdet, her eşe takılan kendisine; cinse özgü takılar)
- Yargıtay 2. HD, E.2025/2115 K.2025/3346 (yeni ilkenin tekrarı)




Soru ve yorumlar
Yorumlar, moderasyon onayından sonra yayımlanır.
Henüz yayımlanmış yorum bulunmuyor.