Düğünde takılan ziynetlerin kime ait olduğu, takının niteliği, kime takıldığı, tarafların anlaşması ve somut olayın ispatına göre değerlendirilir. Ziynet alacağı davasında düğün görüntüleri, fotoğraflar, tanık anlatımları ve bilirkişi incelemesi önem taşır; otomatik bir sonuç yerine tüm deliller birlikte incelenir. Bedel talebi kural olarak TBK m.146'daki 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
Boşanmada ziynet eşyalarının kime ait olduğu; eşler arasındaki anlaşma, yerel örf ve adet, takının kime verildiği ve ispatlanan delillere göre değerlendirilir.
Boşanmada düğün takılarının kime ait olduğu, bütün takıların otomatik olarak tek bir eşe ait sayılmasıyla çözülemez. Eşler arasında takıların paylaşımına ilişkin bir anlaşma varsa bu anlaşma; anlaşma yoksa ispatlanan yerel örf ve adet, takının kadına veya erkeğe özgü olup olmadığı, kime verildiği ve düğün sırasında takının niteliği birlikte değerlendirilir. Uygulamada asıl belirleyici olan, kimin neyi ispat edeceğidir; bu yazıda ziynet uyuşmazlığında güncel Yargıtay yaklaşımını, ispat yükünün taraflar arasında nasıl dağıldığını, bozdurulan takılarda bedel ve faizin hangi tarihe göre hesaplandığını ve zamanaşımını açıklıyoruz.
Ziynet eşyası uyuşmazlığında güncel yaklaşım
Ziynet eşyası; bilezik, kolye, yüzük, küpe, takı seti ve benzeri ekonomik değeri bulunan düğün takılarını kapsayabilir. Uyuşmazlıkta önce eşler arasında paylaşım konusunda bir anlaşma olup olmadığı araştırılır. Anlaşma yoksa yerel örf ve adet iddiası ileri sürülüp ispatlanabilir. Bunlar da ortaya konulamazsa, kadına veya erkeğe takılan ve ekonomik değer taşıyan eşyanın kural olarak kendisine ait olduğu; karşı cinse özgü takıların o cinse verildiği ve her iki cinse de özgü olduğu belirlenen takıların ortak kabul edilebileceği değerlendirilir.
Yargıtay emsal kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.04.2024 tarihli ve 2023/5704 Esas, 2024/2402 Karar sayılı kararında, daha önceki "düğünde takılan bütün takılar kadına aittir" yaklaşımından ayrılarak anlaşma, yerel örf ve adet, takının niteliği ve kime verildiği ölçütlerini öne çıkarmıştır. Uyuşmazlık bu ölçütler ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirilerek çözülmelidir.
Kararın tam metni Adalet Bakanlığı mevzuat ve içtihat sistemindeki Yargıtay kararında görülebilir. Bu değerlendirme, her somut olayda aynı sonuca ulaşılacağı anlamına gelmez.
İspat yükü kimdedir? Kademeli değerlendirme
Ziynet davasının kaderini çoğu zaman ispat yükünün kimde olduğu belirler ve bu yük dava içinde el değiştirebilir. Önce kadın (davacı), dava konusu ziynetlerin varlığını, düğünde takıldığını ve sonrasında erkeğin eline ya da evin kullanımına geçtiğini ispatlamalıdır. Kadın bunu ispatladığında, Borçlar Hukukunun genel kuralı devreye girer: asıl olan, aldığı şeyi geri vermekle yükümlü olmaktır. Bu noktadan sonra erkek, ziynetleri iade etmek zorunda olmadığını — örneğin iade edilmemek üzere kendisine bırakıldığını ya da kadının rızasıyla ortak ihtiyaçlar için harcandığını — ispat yükü altına girer.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu dağılımı açıkça ortaya koymaktadır: "…erkek eş ziynet eşyalarının iadesiyle yükümlü olmadığı hususunu ispat yükü altındadır. Borçlar hukuku genel hükümleri uyarınca, asıl olan borçlunun aldığı şeyi geri vermekle yükümlü olmasıdır. İade edilmemek üzere alındığı hususunu ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait…" (Yargıtay 2. HD, E.2026/790 K.2026/3460, 01.04.2026). Nitekim "ziynetler kadının rızasıyla satılıp evin ihtiyaçları için kullanıldı" savunmasını yapan eşin, bu savunmasıyla birlikte ispat yükünü üzerine aldığı da kabul edilmektedir (Yargıtay 2. HD, E.2014/11692 K.2014/22275). Kısacası "takılar bende değil" demek yeterli değildir; iade borcundan kurtulmak isteyen taraf bunu somut delille kanıtlamalıdır.
İspat yükü ve deliller
Ziynet alacağı talebinde önce dava konusu takıların varlığı, niteliği, kim tarafından takıldığı veya verildiği ve sonrasında kimde kaldığı ortaya konulmalıdır. Hayatın olağan akışına aykırı bir iddia ileri süren taraf, iddiasını somut olayın koşullarına göre ispatlamalıdır. Takıların varlığı ile iade edilmediği iddiası birbirinden ayrı değerlendirilir.
Düğün videosu, fotoğraf ve kamera kayıtları
Takı listesi, düğün salonu kayıtları ve tören görüntüleri
Olayı doğrudan gören tanıkların anlatımları
Mesajlaşmalar, e-postalar ve teslim veya iade konuşmaları
Fatura, kuyumcu kaydı, banka hareketi ve bozdurma belgeleri
Takının niteliği ve değerine ilişkin gerektiğinde bilirkişi incelemesi
Fotoğraf veya video tek başına gram ve ayar bilgisini her zaman göstermeyebilir. Bu nedenle görüntüler tanık anlatımı, kayıtlar ve diğer delillerle birlikte sunulmalı; hukuka aykırı biçimde elde edilen veriler kullanılmamalıdır.
Takılar bozdurulduysa ne talep edilebilir?
Takının aynen iadesi mümkünse aynen iade, mümkün değilse talebin ve mahkemenin değerlendirmesinin izin verdiği ölçüde bedel talebi gündeme gelebilir. Uygulamada dava genellikle "öncelikle aynen iade, mümkün olmazsa bedelin tahsili" biçiminde terditli kurulur. Takının rıza ile ortak ihtiyaçlar için kullanıldığı, geri verilmek üzere alındığı veya karşılıksız bırakıldığı iddiaları ayrıca ispatlanmalıdır. Takının hangi tarihte alındığı, kimin tarafından bozdurulduğu ve iade edilip edilmediği somut olayın önemli unsurlarıdır.
Bedel talebinde değer ve faiz hangi tarihe göre belirlenir?
Aynen iade mümkün olmadığında bedele hükmedilirken iki teknik nokta öne çıkar: değerin ve faizin hangi tarihe göre hesaplanacağı. Yargıtay uygulamasında ziynet bedeli kural olarak dava tarihindeki değer üzerinden bilirkişi marifetiyle tespit edilir ve alacağa temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilir; ayrıca temerrüt tarihi belirlenmemişse temerrüdün dava tarihinde gerçekleştiği kabul edilir (Yargıtay 2. HD, E.2023/7422 K.2024/292, 17.01.2024). Bu nedenle dava dilekçesinde bedel talebinin ve faiz başlangıcının doğru kurulması, altın fiyatlarındaki dalgalanma karşısında alacağın değerini doğrudan etkiler. Talep, ileride bilirkişi hesabına göre artırılmak üzere "fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla" açılabilir.
Ziynet alacağında zamanaşımı
Ziynet eşyasının aynen iadesi ya da bedelinin tahsili talebi, kural olarak Türk Borçlar Kanunu m.146 uyarınca on yıllık genel zamanaşımına tabidir. Sürenin başlangıcı ve işleyişi, takının ne zaman ve hangi koşulda alındığına göre somut olayda ayrıca değerlendirilir. Uzun süre işlem yapılmamış dosyalarda zamanaşımı savunması gündeme gelebileceğinden, talebin gecikmeksizin ileri sürülmesi hak kaybını önler.
Ziynet alacağı mal rejiminin tasfiyesine dahil olur mu?
Ziynet uyuşmazlığı, kural olarak edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden ayrı bir hukuki temele dayanır ve genellikle bağımsız bir alacak davası olarak görülür. Ancak somut olayda ziynetler bir taşınmazın (örneğin konutun) edinilmesinde katkı olarak kullanılmış ve bu şekilde değerlendirilmişse, ziynet talebi mal rejiminin tasfiyesi içinde ele alınabilir (Yargıtay 2. HD, E.2023/5763 K.2023/4073, 20.09.2023). Bu iki talebin ayrımı ve ilişkisi için boşanmada mal paylaşımı ve katılma alacağı rehberimize bakabilirsiniz.
Ziynet alacağı boşanma davasıyla birlikte mi istenir?
Ziynet eşyasına ilişkin talep, somut olayın usulî durumuna ve talebin nasıl kurulduğuna göre boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebilir veya ayrı bir dava konusu yapılabilir. Dilekçede takıların türü, yaklaşık ayar ve miktarı, olayların kronolojisi, iade talebi ve deliller açıkça belirtilmelidir. Aynen iade ile bedel talebi arasındaki tercih de dosyanın özelliklerine göre kurulmalıdır.
Boşanma sürecindeki diğer taleplerle bağlantısı
Ziynet uyuşmazlığı, mal rejiminin tasfiyesi, nafaka, velayet ve tazminat taleplerinden farklı hukuki temellere dayanabilir. Genel aile hukuku hizmet kapsamı için Aile Hukuku hizmeti sayfası; Bakırköy'deki boşanma sürecinin genel çerçevesi için Bakırköy boşanma avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Boşanma dosyasındaki usul aşamaları için çekişmeli boşanma davası aşamaları yazısına ve protokolde mali sonuçların düzenlenmesi için anlaşmalı boşanma protokolü rehberine bakabilirsiniz.
Dosya hazırlığında pratik kontrol
Takıların türü, yaklaşık miktarı, ayarı ve kime takıldığı ayrı ayrı yazılır.
Düğün görüntüleri ve fotoğraflar tarih ve kaynak bilgisiyle saklanır.
Takıların alındığı, bozdurulduğu veya iade edilmediği iddiaları kronolojik olarak açıklanır.
Tanıkların olayı doğrudan görüp görmediği ve hangi vakıayı anlatacağı belirlenir.
Aynen iade veya bedel talebinin dosyaya uygun biçimi ve faiz başlangıcı değerlendirilir.
Ziynet eşyası uyuşmazlıklarında güncel Yargıtay yaklaşımı ve delillerin niteliği birlikte ele alınmalıdır. Genel bilgiler somut olayın hukuki değerlendirmesinin yerine geçmez.
Ziynet Alacağı Talebinde İspat ve Değerleme
Ziynet eşyasına ilişkin uyuşmazlıkta, hangi takıların verildiği, kimde kaldığı, iade edilip edilmediği ve değerinin nasıl belirleneceği dosyadaki delillerle değerlendirilir. Düğün görüntüleri, fotoğraflar, tanık anlatımları, faturalar ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi bu değerlendirmede önem taşıyabilir. Talep, aynen iade veya bedel üzerinden kurulabilir; ancak talep biçimi ve delil durumu sonuç üzerinde etkili olur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ziynet alacağına ilişkin hükmün temyiz incelemesinde dava kapsamı ve önceki bozma doğrultusunda oluşan kazanılmış hakların da gözetilmesi gerektiğini göstermiştir. Yargıtay 2. HD, 2026/218 E., 2026/5246 K.
Sık sorulan sorular
Hayır. Güncel değerlendirmede eşler arasındaki anlaşma, yerel örf ve adet, takının kadına veya erkeğe özgü olup olmadığı ve kime verildiği birlikte dikkate alınır.
Düğün videosu ve fotoğrafları, doğrudan görgüye dayalı tanık anlatımları, mesajlar, fatura ve kuyumcu kayıtları ile bozdurma veya teslim belgeleri olayın niteliğine göre delil olarak değerlendirilebilir.
Takının aynen iadesi mümkünse aynen iade, koşulları oluşmuşsa bedel talebi gündeme gelebilir. Takının kim tarafından alındığı, bozdurulduğu ve iade edilmediği somut delillerle değerlendirilir.
Somut olayın usulî durumuna ve talebin nasıl kurulduğuna göre boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebilir veya ayrı dava konusu yapılabilir. Takıların niteliği, olayların kronolojisi ve deliller dilekçede açıkça gösterilmelidir.




Soru ve yorumlar
Yorumlar, moderasyon onayından sonra yayımlanır.
Henüz yayımlanmış yorum bulunmuyor.