Kasko tazminatı; rizikonun kasten gerçekleştirilmesi, münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelen kaza, sürücü belgesizlik veya ruhsata aykırı kullanım gibi hâllerde reddedilebilir. TTK m.1409/2 uyarınca teminat dışılığı ispat yükü sigortacıdadır; ihmal kural olarak teminatı ortadan kaldırmaz, beyan ihlalinde ise çoğunlukla indirim uygulanır.
Kasko hasar ödemesi neden reddedilir? Tek taraflı kazalarda kasko ödeme kuralları ve 2026 yılı kasko hasar itiraz hakları rehberimizde.
Kasko poliçesi bulunan bir aracın hasarının ödenmemesi, özellikle tek taraflı kazalarda sık karşılaşılan bir durumdur. Sigortacılar bu dosyalarda karşılarında başka bir sürücü veya sigorta şirketi bulunmadığı için beyanı, hasar izlerini ve sürücünün durumunu daha ayrıntılı inceler. Ret kararının hukuka uygun olup olmadığı ise büyük ölçüde Türk Ticaret Kanunu'nun ispat ve yaptırım kurallarına göre belirlenir. Bu yazıda kaskonun hangi hâllerde ödeme yapmayabileceği, hangi gerekçelerin tek başına yeterli olmadığı ve haksız ret kararına karşı izlenecek yollar ele alınmaktadır.
Temel Kural: İspat Yükü Sigortacıdadır
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesinin birinci fıkrasına göre sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur. İkinci fıkra ise tartışmayı bitiren hükmü içerir: sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.
Bunun pratik sonucu şudur: sigortalı, rizikonun gerçekleştiğini (kaza olduğunu ve hasarın bu kazadan doğduğunu) ortaya koymakla yükümlüdür. Ödememe gerekçesinin dayandığı teminat dışılık hâlini ise sigortacı somut delillerle ispatlamak zorundadır. "Şüphe uyandırıyor", "beyan tam oturmuyor" gibi ifadeler ispat yerine geçmez.
Ödemenin Reddedilebileceği Hâller
Rizikonun kasten gerçekleştirilmesi. Kanun'un 1429. maddesine göre sigortacı, aksine sözleşme yoksa sigorta ettirenin, sigortalının ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazminle yükümlüdür. Buna karşılık bu kişiler rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olurlarsa sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez. Dikkat edilmesi gereken ayrım budur: ihmal, hatta ağır ihmal kural olarak teminatı ortadan kaldırmaz; kast ise kaldırır ve kastın ispatı sigortacıya düşer.
Yasal sınırın üzerinde alkollü olma. Genel Şartlar'da sayılan bir teminat dışılık hâlidir. Ancak Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre sürücünün alkollü olması tek başına yeterli değildir; kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması aranır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E.2023/1051 K.2026/1268 sayılı ve 10.02.2026 tarihli kararında, kaza anında sürücünün sırf alkollü olmasının yeterli olmadığı belirtilmiş; E.2022/5504 K.2022/12219 sayılı kararında ise bu hususun uzman bilirkişi heyeti raporuyla saptanması gerektiği ve ispat yükünün sigortacıda olduğu vurgulanmıştır. Yolun buzlu olması, karşı tarafın kusuru veya araç arızası gibi başka bir etken varsa münhasırlık koşulu gerçekleşmez.
Sürücü belgesiz araç kullanma. Aracı kullanan kişinin geçerli ve araç sınıfına uygun sürücü belgesinin bulunmaması Genel Şartlar'da teminat dışılık sebebi olarak sayılır. Burada da belgesizlik ile zarar arasındaki ilişki tartışma konusu olabilir.
Ruhsata ve poliçeye aykırı kullanım. Hususi olarak sigortalanan aracın ticari faaliyette kullanılması, yarışa katılması veya ruhsatta belirtilen amaç dışında kullanılması hâlinde teminat tartışmalı hâle gelir.
Beyan Kaydırma İddiası: Kanun Ne Diyor?
Tek taraflı kazalarda en sık ileri sürülen gerekçe, aracı kaza sırasında poliçede beyan edilenden başka birinin kullandığı iddiasıdır. Bu iddianın hukuki sonucu Kanun'un 1439. maddesinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir:
- Sözleşme kurulurken sigortacı için önemli bir husus bildirilmemiş veya yanlış bildirilmişse, sigortacı süresi içinde sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir.
- Riziko gerçekleştikten sonra beyan yükümlülüğü ihmalle ihlal edilmişse ve bu ihlal tazminatın miktarına ya da rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikteyse, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır.
- Kusur kast derecesinde ise: beyan ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa sigortacının ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa sigortacı, ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak tazminatı öder.
Görüldüğü gibi kanun, beyan ihlalinde "ya hep ya hiç" yaklaşımını benimsememiştir. Sigortacının doğrudan tam ret kararı verebilmesi için hem kast derecesinde kusuru hem de beyan ihlali ile riziko arasındaki bağlantıyı ispatlaması gerekir.
| Ret gerekçesi | Kanuni dayanak | Sonuç |
|---|---|---|
| Kasten hasar verme | TTK m.1429 | Ödeme borcu kalkar; kastı sigortacı ispatlar |
| İhmal, ağır ihmal | TTK m.1429 | Kural olarak teminat devam eder |
| Alkol | Genel Şartlar + içtihat | Yalnız kaza münhasıran alkolden doğmuşsa |
| Beyan ihlali (ihmal) | TTK m.1439/2 | İhmalin derecesine göre indirim |
| Beyan ihlali (kast, bağlantı yok) | TTK m.1439/2 | Prim oranına göre kısmi ödeme |
| Geç bildirim | TTK m.1446/2 | Artışa yol açtıysa indirim; ret değil |
Tek Taraflı Kazalarda Dosyayı Güçlendirmek
Tek taraflı kazalarda karşı tarafın beyanı ve kaza tespit tutanağı bulunmadığından, hasarın beyan edilen olaydan doğduğunu gösteren delilleri sigortalının kendisi oluşturmak durumundadır. Uygulamada dosyayı güçlendiren başlıca unsurlar şunlardır:
- Olay yerinin ve aracın fotoğraflanması. Fren izleri, çarpma noktası, bariyer veya engelin durumu, yol ve hava koşulları kayıt altına alınmalıdır. Fotoğrafların konum ve zaman bilgisi taşıması değerini artırır.
- Kolluk çağrılması. Tutanak tutulması zorunlu olmasa da, resmî bir kayıt bulunması ret gerekçelerini önemli ölçüde zayıflatır.
- Kamera kayıtları. Kaza yakınındaki iş yeri, site veya belediye kameralarının kayıtları kısa sürede silindiğinden, ilk günlerde yazılı olarak talep edilmelidir.
- Çekici ve servis belgeleri. Aracın olay yerinden çekiliş saati ve servise giriş kaydı, olay anlatımını zaman bakımından destekler.
- Tanık bilgileri. Olayı gören kişilerin iletişim bilgileri en baştan alınmalıdır.
Tam Ret ile Eksik Ödemeyi Karıştırmayın
Her olumsuz sonuç teminat dışılıktan kaynaklanmaz. Poliçede kararlaştırılmış muafiyet tutarı, hasarsızlık indiriminin kaybı, onarımın eşdeğer parça ile yapılması ya da hasar tutarının aracın değerini aşması nedeniyle pert işlemi uygulanması, teminatın işlediği ancak ödemenin sınırlandığı hâllerdir. Bu durumlarda tartışma teminatın varlığı üzerinde değil, hesaplama üzerinde yürür.
Bu ayrım pratikte önemlidir: teminat dışılık iddiasında ispat yükü sigortacıdayken, hesaplamaya ilişkin uyuşmazlıklarda tartışma ekspertiz raporu ve poliçe metni üzerinden yürütülür. Ret yazısında hangi kalemin hangi gerekçeyle ödenmediği kalem kalem sorulmalı, kısmi ödeme yapılmışsa bu ödemenin hangi hesaba dayandığı istenmelidir.
Ödeme Zamanı ve Temerrüt
Sigortacının incelemeyi süresiz uzatma hakkı yoktur. Kanun'un 1427. maddesine göre tazminat, belgelerin verilmesinden sonra araştırmaların bitmesiyle ve her hâlde riziko ihbarından kırk beş gün sonra muaccel olur. Araştırmalar ihbardan itibaren üç ay içinde tamamlanamazsa sigortacı, ön ekspertiz sonucuna göre belirlenecek hasar miktarının en az yüzde ellisini avans olarak ödemek zorundadır. Borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer ve temerrüt faizinden kurtulmayı öngören sözleşme hükümleri geçersizdir. Faiz hesabı için icra faiz hesaplama aracımızdan yararlanabilirsiniz.
Kasko ile Zorunlu Trafik Sigortasını Ayırmak
Ret kararı alan sürücülerin gözden kaçırdığı bir imkân, iki sigortanın farklı işlevleridir. Kasko, sigortalının kendi aracında oluşan zararı karşılar ve isteğe bağlıdır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası ise araç işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları karşılar. Kaza çift taraflıysa ve karşı tarafın kusuru varsa, kaskonun ret kararından bağımsız olarak karşı tarafın zorunlu trafik sigortasına başvurulabilir.
Bu başvuruda kusur oranı belirleyicidir: karşı taraf kusurlu olduğu oranda zarardan sorumludur. Kasko şirketinin ret gerekçesi olarak ileri sürdüğü hususlar, zorunlu trafik sigortasına yapılacak talebi kendiliğinden engellemez; her iki poliçenin teminat kapsamı ve istisnaları ayrı ayrı değerlendirilir. Aracın uğradığı değer kaybı da kaskodan değil, kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortasından istenen bir kalemdir.
Haksız Ret Kararına Karşı Ne Yapılmalı?
- Ret gerekçesini yazılı isteyin. Hangi Genel Şart maddesine dayanıldığı açıkça belirtilmelidir. Sözlü bildirimle yetinilmemelidir.
- Hasar dosyasını ve ekspertiz raporunu talep edin. Eksperin hangi verilere dayandığı, ret kararının çürütülmesinde belirleyicidir.
- Kendi teknik incelemenizi yaptırın. Bağımsız bir eksper veya makine mühendisi raporu, hasarın beyan edilen kazayla uyumlu olduğunu göstermek için kullanılır.
- Alkol gerekçesinde heyet raporu isteyin. Nöroloji uzmanının yer aldığı bir heyetten münhasırlık raporu alınmasını talep edin.
- İbraname imzalamayın. Eksik ödemeyi kabul anlamına gelen belgeler sonraki taleplerin önünü kapatabilir.
Başvuru yolu olarak Sigorta Tahkim Komisyonu ya da asliye ticaret mahkemesi seçilebilir. Sigorta işlerinden doğan uyuşmazlıklar 6102 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca ticari davadır; konusu para olan alacak davalarında Kanun'un 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartıdır. Zamanaşımı bakımından Kanun'un 1420. maddesi uygulanır: alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl, her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl.
Kasko ret dosyalarında sonucu belirleyen unsur, sigortacının ileri sürdüğü teminat dışılık iddiasının kanunun aradığı ölçütleri karşılayıp karşılamadığıdır. Aracın çalınması hâlindeki özel kurallar için çalınan araçta kasko ödemesi, karşı taraftan istenecek kalemler için değer kaybı ve eksper raporuna itiraz ile trafik kazası tazminat davası yazılarımıza bakabilirsiniz. Çalışma alanlarımız için trafik ve sigorta hukuku sayfamızı inceleyebilir, dosyanızla ilgili sorularınız için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Av. Mete Çelik — İstanbul Barosu, Sicil No: 76236
Sık sorulan sorular
TTK m.1429'a göre sigortacı ihmalden kaynaklanan zararları tazmin etmekle yükümlüdür; ancak sigorta ettiren, sigortalı veya bunların fiillerinden sorumlu olduğu kişiler rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olurlarsa sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve primleri geri vermez. Bunun dışında Genel Şartlar'da sayılan teminat dışılık hâlleri (münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelen kaza, sürücü belgesizlik, ruhsata aykırı kullanım) gündeme gelir.
TTK m.1429'a göre aksine sözleşme yoksa sigortacı, sigorta ettirenin ve sigortalının ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Teminatı ortadan kaldıran hâl kasttır. Bu nedenle ihmal, hatta ağır ihmal iddiası tek başına tam ret gerekçesi yapılamaz; kastın ispatı sigortacıya düşer.
TTK m.1409/2 uyarınca sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Sigortalı rizikonun gerçekleştiğini ortaya koymakla yükümlüdür; şüphe ifadeleri veya soyut değerlendirmeler ispat yerine geçmez.
Doğrudan tam ret için TTK m.1439/2'nin aradığı koşullar gerekir. Beyan yükümlülüğü ihmalle ihlal edilmişse ve ihlal tazminatın miktarına veya rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikteyse, ihmalin derecesine göre indirim yapılır. Kusur kast derecesindeyse ve beyan ihlali ile riziko arasında bağlantı varsa ödeme borcu kalkar; bağlantı yoksa sigortacı, ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak öder.
Hayır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre sürücünün alkollü olması tek başına yeterli değildir; kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması aranır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E.2023/1051 K.2026/1268 sayılı kararında bu ilke tekrarlanmış, E.2022/5504 K.2022/12219 sayılı kararında ise ispatın uzman bilirkişi heyeti raporuyla yapılması ve ispat yükünün sigortacıda olduğu belirtilmiştir.
TTK m.1427'ye göre tazminat, belgelerin verilmesinden sonra araştırmaların bitmesiyle ve her hâlde riziko ihbarından kırk beş gün sonra muaccel olur. Araştırmalar ihbardan itibaren üç ay içinde tamamlanamazsa sigortacı, ön ekspertiz sonucuna göre belirlenecek hasar miktarının en az yüzde ellisini avans olarak öder. Borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.
Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabileceği gibi asliye ticaret mahkemesinde dava da açılabilir; sigorta işlerinden doğan uyuşmazlıklar TTK m.4 uyarınca ticari dava sayılır ve konusu para olan alacak davalarında TTK m.5/A gereğince arabuluculuk dava şartıdır. Zamanaşımı, TTK m.1420 uyarınca alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl, her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıldır.
Hukuki dayanaklar
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 1409 (sigortanın kapsamı; teminat dışılığın ispat yükü)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 1429 (ihmal teminat içinde, kast teminat dışı)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 1439 (beyan yükümlülüğünün ihlalinde yaptırım)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 1427 (muacceliyet, avans, ihtarsız temerrüt)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 1446 (riziko ihbarı; geç bildirimde indirim)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 1420 (zamanaşımı: 2 yıl / 6 yıl)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 4 ve 5/A (ticari dava; arabuluculuk dava şartı)
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/1051 K.2026/1268 T. 10.02.2026 (alkolde münhasırlık)
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5504 K.2022/12219 T. 13.10.2022 (ispat yükü; uzman heyet)




Soru ve yorumlar
Yorumlar, moderasyon onayından sonra yayımlanır.
Henüz yayımlanmış yorum bulunmuyor.