Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine İİK m.344 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Şikayet için önce ilamlı icra takibi başlatılmış ve icra emri tebliğ edilmiş olmalıdır.
Nafaka ödemeyen kişi tazyik hapsi şikayet dilekçesi örneği. Nafaka borcu ödenmezse hapis cezası süreci, şikayet süreleri ve yasal haklar.
Mahkeme kararıyla hükmedilen nafakanın ödenmemesi, alacaklıya sıradan para borçlarında bulunmayan bir imkân verir: İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca borçlunun tazyik hapsi ile cezalandırılmasını istemek. Ancak bu yaptırım otomatik değildir; Yargıtay içtihadıyla belirlenmiş altı koşulun tamamının birlikte gerçekleşmesi aranır. Bu yazıda koşullar, şikayet süresi, cezanın niteliği, tahliye hâlleri ve örnek şikayet dilekçesi ele alınmaktadır.
Önce İcra Takibi: Doğrudan Şikayet Yolu Yoktur
Nafaka rızaen ödenmiyorsa ilk adım şikayet değil, ilamlı icra takibidir. Kesinleşmiş mahkeme kararına veya tedbir nafakasına ilişkin ara karara dayanarak icra takibi başlatılır ve borçluya icra emri tebliğ edilir. Tebligatın usulüne uygun yapılması, sonraki tüm aşamaların geçerliliğini belirler.
Takip aşamasında nafaka alacağının iki üstünlüğü vardır. Birincisi, maaş haczinde sıradan alacaklardan önce gelir: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin E.2010/20139 K.2011/681 sayılı ve 15.02.2011 tarihli kararına göre işçinin ücretinden öncelikle işleyecek aylık nafakanın tamamı kesilir; ücretin geri kalan kısmının dörtte biri ise birikmiş nafaka alacağı için, diğer adi alacaklar gibi önceki hacizler sona erdikten sonra kesilir. Yani 4857 sayılı İş Kanunu'nun 35. maddesindeki dörtte bir sınırı cari nafaka bakımından uygulanmaz. İkincisi, İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin son fıkrası uyarınca, alacak miktarı aylık en yüksek brüt asgari ücretin altında kalan takiplerde tazyik ve disiplin hapsi uygulanmayacağı kuralının nafaka alacaklarına ilişkin takipler bakımından istisnası vardır; nafakada tutar ne olursa olsun bu yol açıktır.
Maaş haczinin işleyişi ve sınırları için maaş haczi nasıl kaldırılır, takibe karşı borçlunun yolları için icra takibine nasıl itiraz edilir yazımıza bakabilirsiniz.
Tazyik Hapsi Nedir? Adli Cezadan Farkı
Kanun'un 344. maddesine göre nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Aynı fıkranın devamı, kurumun amacını da gösterir: hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir.
Bu nedenle tazyik hapsi bir ceza değil, ödemeye zorlama aracıdır. Doğurduğu sonuçlar da farklıdır: adli sicile ceza olarak işlenmez, adli para cezasına çevrilemez, ertelenemez ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmaz. Süre üst sınırdır; borç ödenir ödenmez sona erer.
Maddenin ikinci fıkrası borçluya bir imkân tanır: borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması hâlinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.
Suçun Oluşması İçin Aranan Altı Koşul
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin E.2020/5812 K.2020/8138 sayılı ve 06.10.2020 tarihli kararı, Ceza Genel Kurulu'nun 19.04.2005 tarihli ve E.2005/17-7 K.2005/37 sayılı kararına dayanarak koşulları tek tek sayar:
- Nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması.
- Aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanmış ve icra emrinin borçluya tebliğ edilmiş olması.
- Borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması.
- Aylık nafakaya hükmedilmişse, icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması.
- Borçlu tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması; açılmışsa sonuçlanmış olması.
- Şikayet hakkının, suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde işlenmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılması.
Dördüncü koşul uygulamada en çok atlanan noktadır. Anılan kararda, icra emrinin 14.09.2019'da tebliğ edildiği ve şikayetin 07.10.2019'da yapıldığı olayda, tebliğ ile şikayet arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcu bulunmadığı için suçun unsurlarının oluşmadığı belirtilmiş; mahkûmiyet kararı kanun yararına bozulmuş ve tazyik hapsi kaldırılmıştır. Yani şikayette acele etmek, şikayetin reddiyle sonuçlanabilir.
Şikayet Süresi ve Görevli Mahkeme
Kanun'un 347. maddesine göre bu baptaki fiillerden dolayı şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Nafaka her ay yeniden doğan bir borç olduğundan, ödenmeyen her ay için süre ayrıca işler; bu nedenle uzun süre beklenmesi hâlinde yalnızca son bir yıl içindeki aylar şikayete konu edilebilir.
Şikayet, takibin yapıldığı yerdeki icra ceza mahkemesine yapılır. Borçlunun birikmiş nafaka borcu bulunması tek başına yeterli değildir; şikayetin dayanağı, icra emrinin tebliğinden sonra ödenmeyen cari nafakadır.
Cezanın Düşmesi ve İnfaz Sınırı
Kanun'un 354. maddesi iki önemli kural içerir. Birincisi: takibi şikayete bağlı suçlarda müştekinin feragat etmesi veya borcun itfa edildiğinin sabit olması hâlinde dava ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer. İkincisi: icra mahkemesinin tazyik veya disiplin hapsine ilişkin kararı, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez.
Bu iki kural pratikte şu anlama gelir: borçlu ödeme yaparsa karar uygulanmaz, uygulanmaya başlanmışsa tahliye edilir; alacaklı ise kesinleşen kararı iki yıl içinde infaza koymazsa yaptırım imkânını yitirir.
Birikmiş Nafaka ile Cari Nafakayı Ayırmak
Tazyik hapsi bakımından iki alacak kalemi ayrı ayrı değerlendirilir. Cari nafaka, her ay yeniden doğan ve ödenmesi gereken güncel borçtur; şikayetin dayanağı budur. Birikmiş nafaka ise geçmiş dönemde ödenmeyen ve alacağa dönüşmüş tutardır.
Bu ayrımın iki sonucu vardır. Birincisi, yalnızca birikmiş nafaka borcunun bulunması şikayet için yeterli değildir; icra emrinin tebliğinden sonra işlemiş cari nafaka borcu aranır. İkincisi, borçlunun cari nafakayı ödemeye başlaması hâlinde birikmiş borç için tazyik hapsi istenemez; birikmiş alacak, haciz ve satış yoluyla takip edilir.
Uygulamada borçluların bir kısmı tazyik hapsi tehdidiyle karşılaştığında yalnızca o ayın nafakasını yatırır. Bu ödeme, şikayete konu ay bakımından borcu itfa ettiği ölçüde sonuç doğurur; ancak birikmiş alacağı ortadan kaldırmaz ve sonraki aylarda ödeme yapılmaması hâlinde yeni şikayet hakkı doğar. Bu nedenle alacaklı bakımından doğru strateji, haciz yoluyla birikmiş alacağı takip etmek ile cari nafaka için şikayet yolunu birlikte işletmektir.
Nafaka İhlali Şikayet Dilekçesi Örneği
BAKIRKÖY İCRA CEZA MAHKEMESİ'NE
ŞİKAYETÇİ (Alacaklı): Ad-Soyad (T.C. Kimlik No)
Adres
VEKİLİ: Av. Mete Çelik
Yeşilköy Mah. Çekmece Cad. No:30 D:1 B, Bakırköy/İstanbul
ŞİKAYET EDİLEN (Borçlu): Ad-Soyad (T.C. Kimlik No)
Adres
İCRA DOSYASI: Bakırköy .. İcra Müdürlüğü ..../..... E.
KONU: Nafaka hükmüne uymayan borçlunun İİK m.344 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılması talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1- Müvekkil ile şikayet edilen, Bakırköy .. Aile Mahkemesi'nin ../../.... tarihli ve ....../..... E. ....../..... K. sayılı kararı ile boşanmıştır. Anılan kararla müşterek çocuk ...... için aylık ........ TL iştirak nafakası, müvekkil için aylık ........ TL yoksulluk nafakası ödenmesine hükmedilmiş ve karar ../../.... tarihinde kesinleşmiştir.
2- Borçlu nafakayı rızaen ödemediğinden Bakırköy .. İcra Müdürlüğü'nün ....../..... sayılı dosyasıyla ilamlı icra takibi başlatılmış, icra emri borçluya ../../.... tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
3- İcra emrinin tebliğinden bu yana ...... ay geçmiş olmasına karşın borçlu, işleyen cari nafaka borcunu ödememiştir. İcra emrinin tebliği ile işbu şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcu bulunmaktadır. Borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması istemiyle açılmış derdest bir davası bulunmamaktadır.
4- Şikayet hakkımız, İİK m.347'de öngörülen üç aylık ve bir yıllık süreler içinde kullanılmaktadır.
5- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin E.2020/5812 K.2020/8138 sayılı kararında sayılan koşulların tamamı somut olayda gerçekleşmiştir.
HUKUKİ NEDENLER: 2004 sayılı İİK m.344, 347, 354 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Aile mahkemesi kararı ve kesinleşme şerhi, icra dosyası, icra emri tebliğ evrakı, ödeme dökümü ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle şikayetimizin kabulü ile borçlunun İİK m.344 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz. ../../....
Şikayetçi Vekili
Av. Mete Çelik
(İmza)
Yasal uyarı: Yukarıdaki taslak genel bilgi amaçlıdır. Nafakanın türü, kesinleşme durumu, tebliğ tarihleri ve borçlunun açtığı davalar sonucu doğrudan etkiler. Somut dosyanız için hukuki değerlendirme alınmasında yarar vardır.
Borçlu Tarafında Savunma İmkânları
Şikayetle karşılaşan borçlu bakımından savunma, çoğunlukla yukarıdaki altı koşuldan birinin eksikliğine dayanır: kararın kesinleşmemiş olması, icra emrinin usulüne uygun tebliğ edilmemiş olması, tebliğ ile şikayet arasında bir aylık cari nafaka borcunun oluşmamış olması, şikayet süresinin geçmiş olması ya da nafakanın kaldırılması veya azaltılması davasının derdest olması. Ödeme gücünün fiilen bulunmadığı hâllerde ise izlenecek yol, tazyik hapsini beklemek değil, koşulları varsa nafakanın azaltılması davası açmaktır.
Nafaka türleri ve süreleri için nafaka davası nasıl açılır, velayet ve çocukla ilgili taleplerin birlikte değerlendirilmesi için velayet davası, tarafların anlaşarak sonuçlandırdığı süreçler için anlaşmalı boşanma protokolü yazılarımıza bakabilirsiniz. Güncel artış oranını görmek için nafaka artışı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Çalışma alanlarımız için aile hukuku ve icra ve iflas hukuku sayfalarımızı inceleyebilir, dosyanızla ilgili sorularınız için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Av. Mete Çelik — İstanbul Barosu, Sicil No: 76236
Sık sorulan sorular
İİK m.344 uyarınca nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Bu bir adli ceza değil, ödemeye zorlama aracıdır; adli sicile ceza olarak işlenmez, adli para cezasına çevrilemez, ertelenemez ve HAGB uygulanmaz. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin E.2020/5812 K.2020/8138 sayılı kararına göre altı koşul aranır: nafakanın kesinleşmiş mahkeme kararına dayanması, icra takibine başlanmış ve icra emrinin tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamdaki ödeme koşullarına uymaması, icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası açmamış olması ya da davanın sonuçlanmış olması ve şikayetin süresinde yapılmış olması.
Evet. Anılan kararda icra emrinin 14.09.2019'da tebliğ edildiği ve şikayetin 07.10.2019'da yapıldığı olayda, tebliğ ile şikayet arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcu bulunmadığı için suçun unsurlarının oluşmadığı belirtilmiş, mahkûmiyet kararı kanun yararına bozulmuş ve tazyik hapsi kaldırılmıştır. Bu nedenle en az bir aylık cari nafaka borcunun oluşması beklenmelidir.
İİK m.347'ye göre şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Şikayet, takibin yapıldığı yerdeki icra ceza mahkemesine yapılır. Nafaka her ay yeniden doğduğundan ödenmeyen her ay için süre ayrıca işler; uzun süre beklenirse yalnızca son bir yıl içindeki aylar şikayete konu edilebilir.
İİK m.344'ün ikinci fıkrasına göre borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması hâlinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. Ayrıca Yargıtay'ın saydığı koşullardan biri, böyle bir davanın bulunmaması veya sonuçlanmış olmasıdır.
Evet. İİK m.344'ün birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Ayrıca m.354'e göre müştekinin feragat etmesi veya borcun itfa edildiğinin sabit olması hâlinde dava ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer.
İİK m.354'e eklenen fıkra uyarınca icra mahkemesinin tazyik veya disiplin hapsine ilişkin kararı, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez. Alacaklı kesinleşen kararı bu süre içinde infaza koymazsa yaptırım imkânını yitirir.
Evet. İİK m.354'ün son fıkrası, alacak miktarı aylık en yüksek brüt asgari ücretin altında kalan takiplerde disiplin ve tazyik hapsi uygulanmayacağını düzenler; ancak bu kuralın açık istisnası nafaka alacaklarına ilişkin takiplerdir. Nafakada tutar ne olursa olsun bu yol açıktır.
Evet. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin E.2010/20139 K.2011/681 sayılı kararına göre işçinin ücretinden öncelikle işleyecek aylık nafakanın tamamı kesilir; ücretin geri kalan kısmının dörtte biri ise birikmiş nafaka alacağı için, diğer adi alacaklar gibi önceki hacizler sona erdikten sonra kesilir. 4857 sayılı Kanun'un 35. maddesindeki dörtte bir sınırı cari nafaka bakımından uygulanmaz.
Hukuki dayanaklar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 344 (nafakaya ilişkin kararlara uymama; üç aya kadar tazyik hapsi; tahliye)
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 347 (şikayet süresi: üç ay / bir yıl)
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 354 (feragat ve itfada düşme; iki yıllık infaz sınırı; nafakanın asgari ücret istisnası)
- 4857 sayılı İş Kanunu Madde 35 (ücretin dörtte biri sınırı; nafaka alacaklılarının hakları saklı)
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2020/5812 K.2020/8138 T. 06.10.2020 (suçun altı koşulu; bir aylık cari nafaka şartı)
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/17-7 K.2005/37 T. 19.04.2005 (koşulların dayanağı; anılan kararda atıf yapılmıştır)
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/20139 K.2011/681 T. 15.02.2011 (maaş haczinde cari nafakanın önceliği)




Soru ve yorumlar
Yorumlar, moderasyon onayından sonra yayımlanır.
Henüz yayımlanmış yorum bulunmuyor.