Kusur, 2918 sayılı Kanun'un 84. maddesindeki asli kusur hâlleri ile yönetmelik esaslarına göre belirlenir. Sigorta sisteminin kusur değerlendirmesi yargı kararı değildir. Sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılıp uyuşmazlık çözümsüz kalırsa ya da on beş iş günü cevapsız geçerse Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilir; mahkemeye veya tüketici hakem heyetine taşınmış uyuşmazlıkta Komisyona gidilemez.
Trafik kazasında kusur oranı, 2918 sayılı Kanun'un 84. maddesindeki asli kusur hâlleri ve Karayolları Trafik Yönetmeliği esaslarına göre belirlenir. Sigorta sisteminin kusur değerlendirmesine itiraz yolları, Sigorta Tahkim Komisyonu şartları ve mahkeme aşaması bu rehberde ele alınmaktadır.
Maddi hasarlı bir kazadan sonra tutulan tutanağın sisteme girilmesiyle sürücülere yüzde 0, 50 veya 100 oranında kusur atfedilir. Bu oran hem hasarın ödenip ödenmeyeceğini hem de sonraki yılın poliçe primini etkiler. Sık rastlanan yanılgı, bu değerlendirmenin kesin ve değiştirilemez olduğu düşüncesidir. Oysa sigorta sektörünün kendi içindeki kusur değerlendirmesi bir yargı kararı değildir; itiraz ve dava yolları açıktır. Bu yazıda kusurun hangi ölçütlere göre belirlendiği, itirazın nasıl ve nereye yapılacağı, tahkim ile mahkeme yolları arasındaki fark ele alınmaktadır.
Kusur Nasıl Belirlenir? Asli Kusur Hâlleri
Kusur değerlendirmesinin hukuki çerçevesi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesinde çizilmiştir. Madde, sürücülerin hangi hâllerde asli kusurlu sayılacağını tek tek sayar:
- Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme.
- Taşıt giremez işareti bulunan karayoluna ya da bölünmüş yolda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme.
- İkiden fazla şeritli yollarda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girme.
- Arkadan çarpma.
- Geçme yasağı olan yerlerde geçme.
- Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, şeride tecavüz etme.
- Kavşaklarda ve kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymama.
- Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama.
- Yerleşim yeri dışında taşıt yolu üzerinde zorunluluk olmadan park etme veya duraklama ve gerekli tedbirleri almama.
- Park için ayrılmış yerlerde ya da taşıt yolu dışında kurallara uygun park edilmiş araçlara çarpma.
Maddenin son fıkrası, uygulamada en çok gözden kaçan hükümdür: bu hareketlerden herhangi biri kazaya karışan sürücülerden birden fazlası tarafından yapılmışsa ya da kaza bu hareketler dışında kurallara, yasaklamalara, kısıtlamalara veya talimatlara uyulmaması nedeniyle doğmuşsa, kusur oranı yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir. Yani "arkadan çarptı, o hâlde tam kusurlu" gibi otomatik bir sonuç her zaman doğru değildir; karşı tarafın ani şerit değiştirmesi veya kurallara aykırı duruşu varsa kusur paylaştırılır.
Sigorta Sisteminin Kusur Değerlendirmesi Nihai midir?
Hayır. Kaza tespit tutanağı, hasar fotoğrafları ve olayın oluş biçimi, sürücüler arasında yaygın olarak Tramer adıyla anılan sigorta bilgi sistemine sigorta şirketlerince yüklenir; her iki şirketin değerlendirmesi örtüşürse oran kesinleşmiş kabul edilir, örtüşmezse dosya sektörün kusur değerlendirme komisyonuna gider. Bu, sigorta kuruluşları arasındaki hasar tasfiyesini düzenleyen bir mekanizmadır ve mahkeme kararı niteliği taşımaz. Sürücünün hem sisteme yeni delil sunarak yeniden değerlendirme istemesi hem de sonucu tahkime veya mahkemeye taşıması mümkündür.
Yeniden değerlendirme talebi kendi sigorta şirketiniz aracılığıyla yapılır ve dosyaya sunulacak yeni delillere dayanır. Sistemin işleyişine ilişkin süreler sektör düzenlemeleriyle belirlendiğinden, tutanağın sisteme girildiği öğrenilir öğrenilmez şirketten güncel süre teyit edilmeli, gecikilmemelidir.
Kaza Tespit Tutanağı: Sürücü mü Doldurmalı, Kolluk mu?
Maddi hasarlı kazalarda sürücüler tutanağı kendi aralarında doldurabilir. Bu kolaylık, kusur tartışmasının en sık doğduğu noktadır: krokinin özensiz çizilmesi, beyan bölümünün boş bırakılması ya da olayın tek cümleyle geçiştirilmesi, sonraki aşamalarda aleyhe yorumlanır. Tutanak doldurulurken araçların çarpma anındaki konumu, şerit bilgisi, yön okları ve varsa trafik işaretleri krokiye işlenmelidir.
Bazı hâllerde tutanağın sürücülerce doldurulması uygun değildir ve kolluğun çağrılması gerekir. Başlıcaları şunlardır: kazada yaralanma veya ölüm bulunması, sürücülerden birinin belgesiz ya da alkollü olduğu izlenimi doğması, taraflardan birinin tutanak imzalamaktan kaçınması, kamu malına zarar verilmesi ve araçlardan birinin sigortasız olması. Bu durumlarda düzenlenecek resmî tutanak, sonraki tüm değerlendirmelerin dayanağı olur.
Tutanakta imzanın bulunması, kusurun kabulü anlamına gelmez. Tutanak olayın oluş biçimini kayda geçirir; hukuki nitelendirme ve kusur dağılımı ayrı bir değerlendirmedir. Buna karşılık beyan bölümüne yazılan "hatalıydım" türü ifadeler sonradan geri alınması güç açıklamalardır ve dikkatle yazılmalıdır.
Yol Kusuru ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu
Kusurun her zaman sürücüler arasında paylaşılması gerekmez. Yolun bakımsızlığı, kapak veya rögar eksikliği, işaretleme ve aydınlatma yetersizliği, yol çalışmasının kurallara uygun biçimde işaretlenmemesi gibi hâllerde yol yapım ve bakımından sorumlu idarenin sorumluluğu gündeme gelir. Bu durumda idareye başvuru ve gerekiyorsa idari yargı yolu, sürücüler arasındaki uyuşmazlıktan bağımsız olarak işletilir.
Aynı biçimde, kazaya araçtaki gizli bir imalat veya bakım hatası sebep olmuşsa üretici ya da servis yönünden ayrı bir sorumluluk tartışması doğabilir. Bu ihtimallerin dosyaya en baştan yansıtılması, kusur oranının sürücüler arasında tümüyle paylaştırılmasını önleyebilir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Yolu
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi, Komisyona başvurunun ön koşulunu düzenler: uyuşmazlığa düşülen sigorta kuruluşuna başvurulmuş ve uyuşmazlığın çözümsüz sonuçlandığının belgelenmiş olması gerekir. Sigortacılık yapan kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir.
Bu nedenle izlenecek sıra nettir: önce sigorta şirketine yazılı ve kayıtlı başvuru yapılır, talep açıkça yazılır ve dayanak deliller eklenir. Ret cevabı gelirse ya da on beş iş günü cevapsız geçerse Komisyona gidilebilir.
Maddenin on dördüncü fıkrası önemli bir sınır getirir: mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz. Dolayısıyla iki yol arasında baştan seçim yapılmalıdır. Tahkim yargılaması genellikle daha hızlı sonuçlanır; ayrıntılar için Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.
Kusur Tespitinin Mahkemeye Taşınması
Kusur, tek başına bir dava konusu olmaktan çok, talep edilen alacağın ön sorunudur. Uygulamada kusura itiraz, hasar bedeli, değer kaybı veya tazminat istemli davanın içinde ileri sürülür ve mahkeme, kusuru trafik bilirkişisi veya bilirkişi heyeti aracılığıyla yeniden değerlendirir. Mahkeme, sigorta sisteminin belirlediği oranla bağlı değildir.
Bilirkişi raporuna itirazda dayanılacak başlıca noktalar şunlardır:
- Raporun kazanın oluş biçimini hangi delile dayanarak kurduğu; kamera kaydı veya tanık beyanı varsa değerlendirilip değerlendirilmediği.
- Karşı tarafın 84. maddede sayılan hareketlerinden birini yapıp yapmadığının tartışılmış olması.
- Hasar izlerinin, çarpma açısının ve fren izlerinin anlatılan oluş biçimiyle uyumu.
- Yol, işaretleme, aydınlatma ve hava koşullarının kusur dağılımına etkisinin değerlendirilmesi.
- Raporun denetime elverişli, gerekçeli ve sonuç bölümünün açık olması.
| Durum | Değerlendirme |
|---|---|
| Yalnız bir sürücü m.84'teki hareketlerden birini yapmış | O sürücü asli kusurlu sayılır |
| Her iki sürücü de m.84'teki hareketlerden birini yapmış | Kusur oranı yönetmelik esaslarına göre paylaştırılır |
| Kaza m.84 dışındaki kural ihlallerinden doğmuş | Kusur oranı yönetmelik esaslarına göre tespit edilir |
| Sigorta şirketleri arasında mutabakat var, sürücü katılmıyor | Yeniden değerlendirme talebi, ardından tahkim veya dava |
| Uyuşmazlık mahkemeye veya tüketici hakem heyetine taşınmış | Aynı uyuşmazlık için Komisyona başvurulamaz (5684 m.30/14) |
Kusur Oranının Doğurduğu Sonuçlar
Kusur oranı yalnız hasar ödemesini değil, birbirine bağlı birkaç sonucu birden belirler. Karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortasından talep edilecek hasar bedeli ve değer kaybı kusur oranıyla sınırlıdır. Bedensel zarar veya ölüm söz konusuysa hesaplanan tazminattan kusur oranında indirim yapılır; süreç trafik kazası tazminat davası ile yürür. Kusur ayrıca sonraki dönem primini ve hasarsızlık basamağını etkiler. Kazayla birlikte düzenlenen idari yaptırımlar ise ayrı bir süreçtir; sürücüye değil araç sahibine yazılan cezalar için plakaya yazılan cezaya itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
Ceza Dosyasındaki Kusur Tespiti Hukuk Davasını Bağlar mı?
Kazada yaralanma veya ölüm varsa ceza soruşturması da yürütülür ve orada da bir kusur değerlendirmesi yapılır. Bu iki süreç birbirinden bağımsız yürümekle birlikte tamamen ilgisiz değildir. Ceza dosyasında alınan bilirkişi raporları, olay yeri inceleme tutanağı ve varsa adli tıp raporu hukuk davasında delil olarak kullanılır; hukuk hâkimi bu delilleri serbestçe değerlendirir ancak maddi olguya ilişkin kesinleşmiş tespitleri göz ardı edemez.
Bu nedenle ceza dosyası, hukuk davası açılmadan önce incelenmeli; oradaki kusur raporuna itiraz edilmemişse hukuk davasında aynı itirazın kabul ettirilmesi güçleşebileceğinden, ceza aşamasında da rapora zamanında itiraz edilmelidir. İki dosyanın birbirini beslediği bu yapı, kusur tartışmasının hangi aşamada yürütüleceğini planlamayı gerektirir.
Dosyayı Güçlendiren Deliller
- Olay yerinde çekilen, araçların son konumunu ve fren izlerini gösteren fotoğraflar.
- Araç içi kamera ile çevredeki iş yeri, site veya belediye kamera kayıtları; bu kayıtlar kısa sürede silindiğinden ilk günlerde yazılı olarak talep edilmelidir.
- Tanıkların kimlik ve iletişim bilgileri.
- Tutanaktaki kroki ve beyan bölümünün eksiksiz doldurulması; beyanın sonradan değiştirilmesi güven kaybına yol açar.
- Yol kusuru iddiası varsa yol yapım ve bakımından sorumlu idareye yapılacak başvuru.
Kusur uyuşmazlıklarında belirleyici olan, ilk günlerde toplanan delillerin niteliğidir. Dava açılması hâlinde harç ve masraf öngörüsü için dava harcı hesaplama aracımızı kullanabilir, çalışma alanlarımız için trafik ve sigorta hukuku sayfamızı inceleyebilir, dosyanızla ilgili sorularınız için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Av. Mete Çelik — İstanbul Barosu, Sicil No: 76236
Sık sorulan sorular
2918 sayılı Kanun'un 84. maddesi asli kusur hâllerini tek tek sayar: kırmızı ışıkta veya dur işaretinde geçme, taşıt giremez işaretli yola veya karşı yönün şeridine girme, arkadan çarpma, geçme yasağı olan yerde geçme, doğrultu değiştirme manevrasını yanlış yapma, şeride tecavüz, kavşaklarda ve dar kaplamalarda geçiş önceliğine uymama, manevra genel şartlarına uymama, yerleşim yeri dışında taşıt yolunda kurallara aykırı park veya duraklama ve kurallara uygun park etmiş araca çarpma.
Hayır. Madde 84'ün son fıkrasına göre, sayılan hareketlerden biri kazaya karışan sürücülerden birden fazlası tarafından yapılmışsa ya da kaza bu hareketler dışındaki kural ihlallerinden doğmuşsa kusur oranı yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir. Karşı tarafın ani şerit değiştirmesi veya kurallara aykırı duruşu gibi durumlarda kusur paylaştırılır.
Hayır. Sigorta kuruluşları arasındaki kusur değerlendirmesi hasar tasfiyesini düzenleyen bir mekanizmadır, yargı kararı niteliği taşımaz. Sürücü hem yeni deliller sunarak yeniden değerlendirme isteyebilir hem de sonucu Sigorta Tahkim Komisyonu'na veya mahkemeye taşıyabilir. Mahkeme, sigorta sisteminin belirlediği oranla bağlı değildir.
Hayır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesine göre önce sigorta kuruluşuna başvurulmuş ve uyuşmazlığın çözümsüz sonuçlandığı belgelenmiş olmalıdır. Kuruluşun başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir.
Hayır. 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin on dördüncü fıkrasına göre mahkemeye ve tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz. Bu nedenle tahkim ile mahkeme arasında baştan seçim yapılması gerekir.
İtirazda raporun hangi delile dayandığı, kamera kaydı ve tanık beyanının değerlendirilip değerlendirilmediği, karşı tarafın 84. maddedeki hareketlerinden birini yapıp yapmadığının tartışılıp tartışılmadığı, hasar izleri ile çarpma açısının anlatılan oluş biçimiyle uyumu ve yol, işaretleme, aydınlatma koşullarının etkisi somut biçimde gösterilmelidir. Rapor denetime elverişli ve gerekçeli olmalıdır.
Karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortasından istenecek hasar bedeli ve değer kaybı kusur oranıyla sınırlıdır. Bedensel zarar veya ölüm hâlinde hesaplanan tazminattan kusur oranında indirim yapılır. Kusur ayrıca sonraki dönem primini ve hasarsızlık basamağını etkiler.
Hukuki dayanaklar
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 84 (asli kusur hâlleri; kusur oranının yönetmelik esaslarına göre tespiti)
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Madde 30/13 (kuruluşa başvuru şartı; on beş iş günü cevapsızlık)
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Madde 30/14 (mahkemeye ve tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıkta Komisyona başvuru yasağı)
- Karayolları Trafik Yönetmeliği Madde 157 (asli kusur sayılan hâller ve sürücü kusurlarının tespiti esasları)




Soru ve yorumlar
Yorumlar, moderasyon onayından sonra yayımlanır.
Henüz yayımlanmış yorum bulunmuyor.