Veraset ilamı — resmî adıyla mirasçılık belgesi — mirasçıların kimler olduğunu ve paylarını gösteren belgedir. TMK m.598 uyarınca sulh hukuk mahkemesi veya noterlik verir. Noterlik Kanunu m.71/B; talebin yargılama gerektirdiği, nüfus kayıtlarının yetersiz kaldığı ve belgenin yabancılar tarafından istendiği hâllerde noteri yetkisiz kılar, bu durumlarda sulh hukuk mahkemesine başvurulur. Belgenin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.
Veraset ilamı (mirasçılık belgesi) noterden mi mahkemeden mi alınır? Noterin belge veremeyeceği üç hâl, sulh hukuk mahkemesindeki çekişmesiz yargı usulü, yabancılık unsuru taşıyan dosyalar ve hatalı belgenin iptali.
Bir yakının vefatından sonra tapuda intikal yapmak, bankadaki hesaba ulaşmak veya terekeye ilişkin herhangi bir işlem başlatmak için önce mirasçı sıfatının resmî bir belgeyle ortaya konması gerekir. Uygulamada veraset ilamı denilen bu belgenin kanundaki adı mirasçılık belgesidir. Aşağıda belgenin hangi mercilerden alındığını, noterin hangi hâllerde belge düzenleyemediğini, yabancılık unsuru bulunan dosyalarda izlenen yolu ve hatalı bir belgenin nasıl iptal edildiğini mevzuat metni ve Yargıtay kararları üzerinden ele alıyoruz.
Veraset ilamı (mirasçılık belgesi) nedir?
Veraset ilamı, miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla mirasçılarının kimler olduğunu ve her birinin terekeden alacağı payı gösteren resmî belgedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.598/1'e göre "Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir."
Belge, mirasçılara terekedeki mallar üzerinde doğrudan mülkiyet kazandırmaz; mirasçılık sıfatını ve pay oranlarını üçüncü kişilere ve resmî kurumlara ispat etmeye yarar. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi bu işlevi şöyle özetlemiştir: "Mirasçılık belgesi, mirasçıların miras bırakanla irs ilişkisini ve miras paylarını gösteren bir belgedir. Mirasçılık belgesi ile tereke üzerinde tasarrufta bulunma hakkı elde edilmektedir." (14. HD, E.2016/18145, K.2020/8365, T.14.12.2020).
Aynı kararda, belgenin ispat gücüne ilişkin iki nokta daha vurgulanmıştır: mirasçılık ilişkisi kural olarak nüfus kayıtlarıyla ispat olunur ve tapu sicil memuru mirasçılık belgesinin geçerliliğini sorgulayamaz.
Veraset ilamı nereden alınır: noterden mi, mahkemeden mi?
Kanun iki merci öngörür. Kural olarak her ikisine de başvurulabilir; ancak 1512 sayılı Noterlik Kanunu m.71/B, noterin belge düzenleyemeyeceği hâlleri sayarak bu serbestiyi sınırlar. Aşağıdaki tablo, hangi durumda hangi merciye gidileceğini ve dayanağını gösterir.
| Durum | Başvurulacak merci | Dayanak |
|---|---|---|
| Nüfus kayıtları açık, mirasçılık nüfus kaydından anlaşılıyor | Noterlik veya sulh hukuk mahkemesi | TMK m.598/1 |
| Belgenin verilmesi yargılama gerektiriyor | Yalnızca sulh hukuk mahkemesi | Noterlik K. m.71/B f.3 |
| Nüfus kayıtları mirasçılık belgesi verilmesi için yeterli değil | Yalnızca sulh hukuk mahkemesi | Noterlik K. m.71/B f.3 |
| Belge yabancılar tarafından talep ediliyor | Yalnızca sulh hukuk mahkemesi | Noterlik K. m.71/B f.3 |
| Vasiyetnameye dayalı atanmış mirasçılık / vasiyet alacaklılığı | Sulh hukuk mahkemesi | TMK m.598/2 |
| Mevcut belgenin iptali veya ona itiraz | Sulh hukuk mahkemesi | Noterlik K. m.71/C |
Noterlerin mirasçılık belgesi düzenleme yetkisi kanuna sonradan eklenmiştir: Noterlik Kanunu m.71/A ve m.71/B, 31/3/2011 tarihli 6217 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle getirilmiştir. Bu tarihten önce mirasçılık belgesi yalnızca mahkemeden alınabiliyordu; eski tarihli belgelerin mahkeme kararı biçiminde olmasının sebebi budur.
Noter hangi hâllerde veraset ilamı veremez?
Noterlik Kanunu m.71/B'nin üçüncü fıkrası üç hâli açıkça sayar: "Mirasçılık belgesi verilmesinin yargılamayı gerektirmesi, nüfus kayıtlarının mirasçılık belgesi verilmesi konusunda yeterli olmaması veya mirasçılık belgesinin yabancılar tarafından talep edilmesi durumunda, mirasçılık belgesi noterler tarafından verilemez."
Bu üç ölçüt uygulamada şu dosyaları kapsar:
- Mirasçılık sıfatının tartışmalı olduğu, soybağının veya evliliğin geçerliliğinin çözülmesi gereken dosyalar. Örneğin evliliği mutlak butlan nedeniyle iptal edilen sağ kalan eşin mirasçı olup olmadığı, TMK m.159 uyarınca onun evlenme sırasındaki iyi niyetinin araştırılmasına bağlıdır; bu bir yargılama işidir (Yargıtay 14. HD, E.2020/846, K.2020/8807, T.24.12.2020).
- Nüfus kayıtlarında kapalılık, çift kayıt veya çelişki bulunması, kaydın mirasçılık ilişkisini kurmaya yetmemesi.
- Talebin yabancı uyruklu bir kişiden gelmesi.
- Vasiyetnameye dayanan atanmış mirasçılık veya vasiyet alacaklılığı belgesi istenmesi. TMK m.598/2 bu belgeyi doğrudan sulh mahkemesine bağlamıştır.
Mirasın reddi, mirasçılıktan çıkarma ya da miras payının devri gibi tereke ilişkisini değiştiren durumlar da çoğu zaman yargılama gerektirir. Reddin usulü ve süreleri için reddi miras nasıl yapılır başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.
Veraset ilamı davası hangi mahkemede ve nasıl açılır?
Mirasçılık belgesi verilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382/2-c-6 uyarınca miras hukukundaki çekişmesiz yargı işlerinden sayılır. HMK m.383'e göre "Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir." Yetki bakımından ise HMK m.384 şu kuralı koyar: "Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir."
Talebin nasıl açılacağı konusunda Yargıtay'ın yerleşik uygulaması nettir: "Mirasçılık belgesi verilmesi davasının hasımsız olarak açılması yerleşik Yargıtay uygulamasıdır. Mirasçılık belgesinin iptali davası ise iptali istenen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen kişilere husumet yöneltilerek görülmesi gereken davalardandır." (Yargıtay 7. HD, E.2010/3273, K.2010/5033, T.23.09.2010).
Aynı kararda, daha önce alınmış bir mirasçılık belgesi bulunmasının yeni belge istenmesine engel olmadığı da belirtilmiştir; yasal veya atanmış mirasçılardan herhangi biri hasımsız olarak yeniden talepte bulunabilir. Çekişmesiz yargıda re'sen araştırma ilkesi geçerli olduğundan hâkim, nüfus arşiv kayıtları dâhil gerekli gördüğü her delile başvurabilir.
Talep harca tabidir; harç ve gider avansı tutarları her yıl güncellenen tarifelere göre belirlenir, bu nedenle burada rakam vermiyoruz. Güncel tarifeye göre ödenecek tutarı dava harcı hesaplama aracımızdan görebilirsiniz.
Veraset ilamını kimler talep edebilir?
TMK m.598/1, belgenin "başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere" verileceğini söyler. Buna göre yasal mirasçılardan her biri tek başına başvurabilir; belgede diğer mirasçıların da adı ve payı yer alır, onların muvafakati aranmaz. Vasiyetname ile atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı ise TMK m.598/2 uyarınca ayrı bir belge talep eder.
Atanmış mirasçılığın yasal mirasçılığı kendiliğinden ortadan kaldırmadığı özellikle önemlidir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin yukarıdaki kararında bu husus şöyle ifade edilmiştir: "atanmış mirasçılık MK.598. maddesi gereğince yasal mirasçılığı ortadan kaldıran bir neden değildir." Atanmış mirasçı, yasal mirasçıların soybağını ortadan kaldıracak biçimde mevcut belgenin iptalini isteyemez.
Saklı paylı mirasçıların ölüme bağlı tasarruf karşısındaki konumu ayrı bir konudur; oranlar ve korunma yolları için saklı pay nedir ve nasıl korunur yazımıza bakılabilir.
Mirasçı sayısı fazla veya mirasçılara ulaşılamıyorsa ne yapılır?
Mirasçılardan bazılarına ulaşılamadığı, terekenin yönetiminde anlaşma sağlanamadığı hâllerde miras ortaklığına temsilci atanması istenebilir. Bu talebin şartları ve dilekçe düzeni için miras ortaklığına temsilci atanması yazımızı inceleyebilirsiniz. Terekedeki taşınmazı mirasçılardan biri tek başına kullanıyorsa diğer paydaşların ecrimisil talebi gündeme gelir; bu konuda miras kalan ev için ecrimisil ihbarnamesi örneğimize bakabilirsiniz. Miras davalarında hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması için miras davalarında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yazımız yol gösterir.
Yabancılık unsuru varsa veraset ilamı nasıl alınır?
Yabancı uyruklu bir kişinin mirasçı olmasında kural olarak bir engel yoktur. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin E.2016/18145, K.2020/8365 sayılı kararında açıkça "Yabancılar mirasçılık belgesi isteyebilir." denilmiştir. Ancak talebin noterden değil sulh hukuk mahkemesinden yapılması gerekir; Noterlik Kanunu m.71/B f.3 bu hâli noterin yetkisi dışında bırakmıştır.
Yabancılık unsuru taşıyan dosyalarda uygulanacak hukuk 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.20'ye göre belirlenir: "Miras ölenin millî hukukuna tâbidir. Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır." Aynı maddenin ikinci fıkrası, mirasın açılması, iktisabı ve taksimine ilişkin hükümlerin terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabi olduğunu söyler.
Yukarıda anılan kararda Yargıtay, Türkiye'deki taşınmazların miras yoluyla intikali bakımından Tapu Kanunu m.35'teki sınırlamaların gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda miras bırakan 2011 yılında öldüğünden, o tarihte yürürlükte olan karşılıklılık (mütekabiliyet) esası uygulanmış; Yunanistan vatandaşı mirasçı yönünden ölüm tarihi itibarıyla hukuki veya fiilî karşılıklılığın bulunup bulunmadığının Adalet Bakanlığı aracılığıyla Dışişleri Bakanlığından sorulması gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Kararda ayrıca, bu sınırlamanın yalnızca taşınmazlar bakımından geçerli olduğu, yabancı uyruklu kişilerin taşınırlar, para ve diğer haklar yönünden mirasçı olmalarında yasal bir engel bulunmadığı vurgulanmıştır.
Karşılıklılık esasının bugünkü durumu: Bu ölçüt artık yürürlükte değildir. 2644 sayılı Tapu Kanunu m.35, 3/5/2012 tarihli 6302 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilerek karşılıklılık şartı kaldırılmış; yerine "Kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, uluslararası ikili ilişkiler yönünden ve ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu gerçek kişiler Türkiye'de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilirler" kuralı getirilmiştir. Hangi rejimin uygulanacağını miras bırakanın ölüm tarihi belirler: 18.05.2012'den önceki ölümlerde karşılıklılık araştırılır, sonraki ölümlerde ise ölüm tarihinde yürürlükte olan ülke belirlemesi ile maddedeki alan sınırları esas alınır. Bu sınırlar, edinilen taşınmaz ve bağımsız-sürekli sınırlı ayni hakların toplam alanının özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçememesidir.
Miras yoluyla edinim bakımından maddenin son fıkrası ayrı bir sonuç öngörür: birinci fıkradaki sınırlamalar dışında miras yoluyla edinilen taşınmazlar ve sınırlı ayni haklar, idarece verilecek bir yılı geçmeyen süre içinde maliki tarafından tasfiye edilmezse tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir. Başka bir deyişle mirasçılık sıfatı ve mirasçılık belgesi alma hakkı etkilenmez; etkilenen, taşınmazın aynen elde tutulup tutulamayacağıdır.
Yabancı bir mahkemeden alınmış mirasçılık belgesi Türkiye'de doğrudan hüküm doğurmaz; tanıma ve tenfiz usulü işletilmelidir. Bu usulün işleyişi için yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi yazımızdaki açıklamalar yol gösterici olabilir. Yurt dışı bağlantılı miras dosyalarında miras hukuku ve gayrimenkul hukuku süreçleri çoğu zaman birlikte yürür.
Hatalı veya eksik veraset ilamı nasıl iptal edilir?
TMK m.598/3 tek cümleyle temel kuralı koyar: "Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir." Belge çekişmesiz yargıda verildiğinden kesin hüküm oluşturmaz; sonradan açılacak bir iptal davasıyla değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir.
İptal talebinde görevli mahkeme, belgeyi mahkeme vermişse de noter vermişse de sulh hukuk mahkemesidir. Noterlik Kanunu m.71/C, noterin verdiği mirasçılık belgesi hakkında "menfaati ihlal edilenler tarafından sulh hukuk mahkemesine itirazda bulunulabileceğini" ve mahkemenin kararının bir örneğini ilgili notere ve Türkiye Noterler Birliğine bildireceğini düzenler. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/846, K.2020/8807 sayılı kararında hem iptal hem de yeni belge verilmesi talebi bakımından sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiş, ayrıca noter belgesinin iptaline ilişkin hüküm kurulmamasını ve m.71/C'deki bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesini bozma sebebi saymıştır.
Verilmesi talebinden farklı olarak iptal davası hasımlıdır: iptali istenen belgede mirasçı olarak gösterilen kişilere husumet yöneltilmesi gerekir (Yargıtay 7. HD, E.2010/3273, K.2010/5033). Sağ kalan eşin mirasçılığının tartışmalı olduğu dosyalarda mahkemenin, TMK m.159 çerçevesinde eşin evlenme sırasındaki iyi niyetini araştırması gerekir; bu araştırma aile hukuku ile miras hukukunun kesiştiği noktadır.
Sulh hukuk mahkemesine sunulacak mirasçılık belgesi talep dilekçesi örneği
Aşağıdaki taslak, noterden belge alamayan mirasçılar için genel bir çerçevedir. Dosyanın özelliğine göre uyarlanması gerekir.
… NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ'NE
İSTEMDE BULUNAN: [Ad Soyad] – T.C. Kimlik No: […] – [Adres]
VEKİLİ: [Varsa avukatın adı, soyadı ve adresi]
KARŞI TARAF: Yoktur (HMK m.382/2-c-6 uyarınca çekişmesiz yargı işidir).
KONU: Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) verilmesi istemidir.
AÇIKLAMALAR:
- Miras bırakan [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: […]) …/…/… tarihinde vefat etmiştir. Son yerleşim yeri […] adresidir.
- Müteveffanın ölümüyle geriye ekli nüfus kayıt örneğinde görülen yasal mirasçıları kalmıştır. Tarafım da bu mirasçılardan biriyim.
- Noterliğe yapılan başvuruda 1512 sayılı Noterlik Kanunu m.71/B f.3 kapsamında […nüfus kayıtlarının yeterli olmaması / talebin yargılama gerektirmesi / yabancılık unsuru bulunması…] sebebiyle mirasçılık belgesi düzenlenememiş, mahkemenize başvurma zorunluluğu doğmuştur. Noterlik yazısı ektedir.
- Terekedeki taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerinde intikal ve tescil işlemlerinin yapılabilmesi için mirasçıları ve pay oranlarını gösterir belgeye ihtiyaç duyulmaktadır.
HUKUKÎ SEBEPLER: 4721 sayılı TMK m.495 vd. ve m.598, 6100 sayılı HMK m.382, 383, 384 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Nüfus kayıt örnekleri, ölüm belgesi, nüfus müdürlüğünden celbi istenecek arşiv kayıtları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle miras bırakan [Ad Soyad]'ın yasal mirasçılarını ve miras paylarını gösterir mirasçılık belgesinin tarafıma verilmesini saygıyla talep ederim. …/…/…
İSTEMDE BULUNAN
[Ad Soyad – İmza]
EKLER: 1) Nüfus kayıt örneği 2) Ölüm belgesi 3) Noterlik yazısı 4) Varsa vekâletname
Özet
Veraset ilamı, mirasa ilişkin her işlemin başlangıç noktasıdır. Nüfus kayıtları açık ve mirasçılık tartışmasızsa noterlikten alınabilir; talep yargılama gerektiriyorsa, nüfus kayıtları yetersizse veya belgeyi yabancı bir kişi istiyorsa yalnızca sulh hukuk mahkemesine başvurulabilir. Belge verilmesi hasımsız, iptali ise hasımlı olarak görülür ve geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Nüfus kayıtlarının karışık olduğu, vasiyetname bulunan veya yurt dışı bağlantılı dosyalarda hatalı düzenlenen bir belge, sonradan tapu iptali ve tescil davalarına yol açabildiğinden sürecin baştan doğru kurgulanması önem taşır.
Av. Mete Çelik — İstanbul Barosu Sicil No: 76236
Sık sorulan sorular
Hayır. TMK m.598/1 belgenin "başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere" verileceğini düzenler; yasal mirasçılardan biri tek başına başvurabilir. Belgede diğer mirasçıların adı ve payı da yer alır, onların muvafakati aranmaz. Mirasçılık belgesi verilmesi talebi çekişmesiz yargı işi olduğundan kural olarak hasımsız görülür (Yargıtay 7. HD, E.2010/3273, K.2010/5033).
1512 sayılı Noterlik Kanunu m.71/B f.3'e göre mirasçılık belgesi verilmesinin yargılamayı gerektirmesi, nüfus kayıtlarının bu konuda yeterli olmaması veya belgenin yabancılar tarafından talep edilmesi hâllerinde noter belge veremez. Ayrıca vasiyetnameye dayalı atanmış mirasçılık ya da vasiyet alacaklılığı belgesi TMK m.598/2 uyarınca sulh mahkemesinden istenir.
Sulh hukuk mahkemesinde. Belgeyi noter vermişse Noterlik Kanunu m.71/C uyarınca menfaati ihlal edilenler sulh hukuk mahkemesine itiraz eder; mahkeme kararının bir örneğini ilgili notere ve Türkiye Noterler Birliğine bildirir. Yargıtay 14. HD, E.2020/846, K.2020/8807 sayılı kararında hem iptal hem yeni belge talebi bakımından sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiştir. İptal davası, belgede mirasçı görünen kişilere husumet yöneltilerek hasımlı açılır.
HMK m.384'e göre kanunda aksine hüküm bulunmadıkça çekişmesiz yargı işlerinde talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Görevli mahkeme ise HMK m.383 uyarınca sulh hukuk mahkemesidir.
Alabilir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/18145, K.2020/8365 sayılı kararında "Yabancılar mirasçılık belgesi isteyebilir" denilmiştir. Ancak talep noterden değil sulh hukuk mahkemesinden yapılır. Aynı kararda, Türkiye'deki taşınmazların miras yoluyla intikali bakımından Tapu Kanunu m.35'teki sınırlamaların gözetileceği, buna karşılık taşınırlar, para ve diğer haklar yönünden yasal bir engel bulunmadığı belirtilmiştir. Karardaki karşılıklılık araştırması 2011 tarihli bir ölüme ilişkindir; 3/5/2012 tarihli 6302 sayılı Kanun değişikliğiyle karşılıklılık şartı kaldırılmış, yerine Cumhurbaşkanınca belirlenen ülke esası getirilmiştir. Hangi rejimin uygulanacağını miras bırakanın ölüm tarihi belirler.
Kanunda belgeye bağlanmış bir geçerlilik süresi yoktur. Ancak belge çekişmesiz yargıda verildiğinden kesin hüküm oluşturmaz; TMK m.598/3 uyarınca geçersizliği her zaman ileri sürülebilir ve açılacak iptal davasıyla değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir.
Mahkemeye yapılan başvuru harca ve gider avansına tabidir; noterden alınan belge için de Noterlik Ücret Tarifesinde ayrıca gösterilen bir ücret alınır (Noterlik Kanunu m.71/B f.4). Harç ve ücret tarifeleri her yıl güncellendiğinden burada tutar belirtmiyoruz; ödenecek miktar başvuru tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenir.
Hukuki dayanaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.598: yasal mirasçı oldukları belirlenenlere sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık belgesi verilir; belgenin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir (f.3).
- 1512 sayılı Noterlik Kanunu m.71/A, m.71/B ve m.71/C (Ek: 31/3/2011-6217/14 md.): noterin mirasçılık belgesi verme yetkisi, bu yetkinin istisnaları ve noter belgesine sulh hukuk mahkemesinde itiraz.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382/2-c-6, m.383 ve m.384: mirasçılık belgesi verilmesinin çekişmesiz yargı işi olması, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olması ve yetki kuralı.
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.20: "Miras ölenin millî hukukuna tâbidir. Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır."
- Yargıtay 14. HD, E.2016/18145, K.2020/8365, T.14.12.2020: "Yabancılar mirasçılık belgesi isteyebilir." Taşınmazlarda ölüm tarihindeki Tapu K. m.35 rejimi uygulanır; taşınır ve haklarda engel yoktur.
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E.2020/846, K.2020/8807, T.24.12.2020: noterin düzenlediği mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge verilmesi talebinde sulh hukuk mahkemesi görevlidir; Noterlik Kanunu m.71/C'deki bildirim yükümlülüğü.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E.2010/3273, K.2010/5033, T.23.09.2010: mirasçılık belgesi verilmesi davası hasımsız, iptali davası hasımlı görülür; atanmış mirasçılık yasal mirasçılığı ortadan kaldırmaz.
- 2644 sayılı Tapu Kanunu m.35 (Değişik: 3/5/2012-6302/1 md.): karşılıklılık şartı kaldırıldı; sınırlamalar dışında miras yoluyla edinilen taşınmaz tasfiye edilerek bedele çevrilir.




Soru ve yorumlar
Yorumlar, moderasyon onayından sonra yayımlanır.
Henüz yayımlanmış yorum bulunmuyor.