İstirdat davası, borçlu olmadığı bir parayı icra takibi baskısı altında ödemek zorunda kalan kişinin bu parayı alacaklıdan geri almak için açtığı davadır (İİK m.72). Takibe itiraz etmediği veya itirazı kaldırıldığı için borcun tamamını ödeyen kişi, ödediği tarihten itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede dava açabilir. Yargıtay'a göre süre, dosya borcu tüm ferileriyle kapatılmadan işlemeye başlamaz. Takip dışı yapılan fazla ödemeler bu davanın değil, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin konusudur.
İçindekiler · 9 bölüm

İstirdat davası, borçlu olmadığı bir parayı icra takibi baskısı altında ödemek zorunda kalan kişinin bu parayı alacaklıdan geri almak için açtığı davadır (İİK m.72). Takibe itiraz etmediği veya itirazı kaldırıldığı için borcun tamamını ödeyen kişi, ödediği tarihten itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede bu davayı açabilir. Davacının ispat etmesi gereken, paranın verilmesinin gerekmediğidir.
"İstirdat" geri alma demektir. Borç henüz ödenmemişse açılacak dava menfi tespit davası olur; istirdat davası ise ödeme yapıldıktan sonraki aşamayı ilgilendirir. Bu yazıda davanın şartlarını, 1 yıllık sürenin ne zaman başladığını ve benzer yollardan farkını anlatıyoruz.
Durumunuza göre kısa yanıt
- Borcu henüz ödemediniz: İstirdat değil, menfi tespit davası açılır (İİK m.72/1).
- Menfi tespit davanız sürerken, tedbir kararı olmadığı için borcu ödediniz: Yeni dava açmanız gerekmez; mevcut dava istirdat davası olarak devam eder (İİK m.72/6).
- Takibe itiraz etmediniz veya itirazınız kaldırıldı, borcun tamamını ödediniz: Ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde istirdat davası açabilirsiniz (İİK m.72/7).
- Ortada icra takibi yokken fazla veya yanlış ödeme yaptınız: Bu, İİK m.72 anlamında istirdat davası değildir; sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak davası açılır (TBK m.77-82).
- Size haciz ihbarnamesi geldi ve borçlunun borcunu üçüncü kişi olarak ödemek zorunda kaldınız: Dayanağınız İİK m.89/5'tir; aşağıda ayrıca anlattık.
İstirdat davasının şartları nelerdir?
İİK m.72/7'ye göre dört koşul birlikte aranır:
- Ödeme bir icra takibinin baskısıyla yapılmış olmalıdır. Kanun "ödemek mecburiyetinde kalan" kişiden söz eder. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 05.05.2026 tarihli kararında (2026/3039 E., 2026/2767 K.) kira ilişkisinde takip dışı yapılan fazla ödemenin iadesi isteminin İİK m.72'deki istirdat davası sayılamayacağını, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olarak incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Aynı kararda, davacının talebine "istirdat" adını vermesinin mahkemeyi bağlamadığı ve davanın yalnız bu nedenle reddedilemeyeceği de vurgulanmıştır.
- Ödenen para gerçekte borçlu olunmayan bir para olmalıdır. Borcun hiç doğmamış olması, daha önce ödenmiş olması veya senedin sahte ya da tahrif edilmiş olması bu kapsamdadır.
- Borç tamamen ödenmiş olmalıdır. Kanun metni "tamamen ödemek" ifadesini kullanır.
- Dava, ödemeden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır.
Takibin kesinleşmiş olması şart mıdır? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 22.05.2025 tarihli kararına (2024/3969 E., 2025/2961 K.) konu olayda alacaklı, tutarı 800 TL'den 50.800 TL'ye çevrilmiş bir senetle ihtiyati haciz kararı almış ve takip başlatmış, borçlu banka hesaplarına konulan haciz nedeniyle parayı alacaklıya dosya dışında ödemişti. Alacaklı, kesinleşmiş bir takip bulunmadığını ileri sürdü; Daire, ödemenin icra tehdidi altında zorla yapıldığını kabul ederek 50.000 TL'nin iadesine ilişkin kararı onadı. Karar bu olayın koşullarına göre verilmiştir; her dosyada ödemenin hangi baskı altında yapıldığı ayrıca değerlendirilir.
1 yıllık süre ne zaman başlar?
Süre, paranın ödendiği tarihten başlar ve hak düşürücü niteliktedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 03.10.2023 tarihli kararında (2022/1878 E., 2023/5543 K.) sürenin başlangıcını şöyle belirlemiştir: İcra dosyasındaki borç, tahsil harcı dahil tüm ferileriyle birlikte tamamen kapatılmadıkça 1 yıllık süre işlemeye başlamaz; dosya kapatılmışsa süre kapatılma tarihinden başlar.
Uygulamadaki sonucu şudur: Borcu taksitle veya parça parça ödüyorsanız süre ilk ödemeyle başlamaz. Yine de beklemeniz gerekmez; borç tamamen ödenmeden önce de takip sırasında menfi tespit davası açabilirsiniz ve bu dava, ödeme tamamlandığında istirdat davası olarak devam eder.
Arabuluculuğa başvuru zorunlu olan davalarda, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar hak düşürücü süre işlemez (6325 sayılı Kanun m.18/A-15). Bu kural süreyi sıfırlamaz, yalnız arabuluculukta geçen günleri hesabın dışında tutar; tutanaktan sonra kalan süre işlemeye devam eder.
İstirdat davası ile menfi tespit ve sebepsiz zenginleşme davası arasındaki fark nedir?
| Menfi tespit davası | İstirdat davası | Sebepsiz zenginleşme davası | |
|---|---|---|---|
| Ne zaman açılır? | Borç ödenmeden, takipten önce veya takip sırasında | Borç icra baskısıyla tamamen ödendikten sonra | İcra takibi dışında yapılan haksız ödemeden sonra |
| Dayanak | İİK m.72/1 | İİK m.72/6-7 | TBK m.77-82 |
| Süre | Kanunda ayrı bir süre yok; borç ödenmeden önce açılır | Ödemeden itibaren 1 yıl | Öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde 10 yıl (TBK m.82) |
| Davacı neyi ispat eder? | Borçlu olmadığını | Paranın verilmesinin gerekmediğini (İİK m.72/8) | Kendi isteğiyle ödediyse, kendisini borçlu sanarak ödediğini (TBK m.78) |
Tablodaki son satır pratikte önemlidir. Kendi isteğiyle ödeme yapan kişi, parayı ancak kendisini borçlu sanarak ödediğini ispat ederse geri isteyebilir. İcra baskısıyla ödeyen kişiden böyle bir ispat beklenmez.
İstirdat davası hangi mahkemede açılır?
Dava, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir (İİK m.72/8). İstirdat davası icra mahkemesinde değil, genel mahkemede görülür; görevli mahkeme taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine göre belirlenir.
Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; kanun, istirdat davasını bu kapsamda açıkça sayar (TTK m.5/A).
Haciz ihbarnamesi nedeniyle başkasının borcunu ödeyen ne yapabilir?
İcra dairesinden gelen 89/1 haciz ihbarnamesine ve devamındaki ihbarnamelere süresinde itiraz etmeyen üçüncü kişi, borçluya borcu olmasa bile borç zimmetinde sayılır ve ödemeye zorlanabilir. İİK m.89/5 bu kişiye ayrı bir yol tanır: Üçüncü kişi, borçluya ve kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın iadesini isteyebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 06.04.2026 tarihli kararına (2025/4439 E., 2026/1868 K.) konu olayda bir işveren, çalışanının borcu nedeniyle gönderilen haciz ihbarnameleri üzerine 306.347,35 TL ödemek zorunda kalmıştı. Çalışanın işverenden maaş dışında bir alacağı yoktu ve maaşta başka bir dosyadan kesinti yapıldığı alacaklıya bildirilmişti. Daire, alacaklının bunu bilmesine rağmen ihbarname göndermesini dürüstlük kuralına aykırı bularak paranın alacaklıdan tahsiline ilişkin kararı onadı.
Dava açmadan önce hangi belgeler toplanmalı?
- Ödemenin yapıldığını ve tarihini gösteren belge: icra dairesi tahsilat makbuzu, banka dekontu veya alacaklı vekilinin dosyaya sunduğu "haricen tahsil" beyanı.
- İcra dosyasının kapatıldığını ve tahsil harcının ödendiğini gösteren kayıt; 1 yıllık sürenin başlangıcı bu tarihe göre hesaplanır.
- Borçlu olmadığınızı gösteren belgeler: önceki ödeme dekontları, ibraname, sözleşme, varsa senetle ilgili ceza dosyası veya bilirkişi raporu.
- Ödeme emri ve tebligat evrakı; takibe neden itiraz edilemediği bu belgelerden anlaşılır.
Ödenen tutarın faiz ve masraf kalemlerini kontrol etmek için icra faiz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Ödeme emrine itiraz süreniz henüz dolmadıysa önce icra takibine itiraz yolunu değerlendirin; itiraz, ödeme yapıp sonradan geri istemekten daha kısa bir yoldur. Dosyanızı birlikte değerlendirmek için icra ve iflas hukuku sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Parayı icra dairesine değil doğrudan alacaklıya ödedim, istirdat davası açabilir miyim?
Yargıtay'ın incelediği iki dosyada (11. HD 2022/1878 E., 2023/5543 K.; 3. HD 2024/3969 E., 2025/2961 K.) ödeme icra dosyası dışında, doğrudan alacaklıya yapılmış ve uyuşmazlık istirdat istemi olarak görülmüştür. Belirleyici olan, ödemenin devam eden bir icra takibinin baskısıyla yapılmış olmasıdır. Dosya dışı ödemede dekontu, alacaklının "haricen tahsil" beyanını ve dosyanın kapatıldığı tarihi gösteren kaydı saklamanız gerekir; 1 yıllık süre bu kayıtlara göre hesaplanır.
Menfi tespit davam sürerken borcu ödemek zorunda kaldım, yeni dava açmam gerekir mi?
Hayır. Menfi tespit davasında tedbir kararı alınmamış ve borç ödenmişse aynı dava istirdat davası olarak devam eder (İİK m.72/6). Ödemeyi ve tarihini mahkemeye bildirmeniz ve talebinizi paranın iadesi olarak açıklamanız yeterlidir.
Hukuki dayanaklar
- 2004 sayılı İİK m.72: menfi tespit ve istirdat davaları — davanın istirdata dönüşmesi, 1 yıllık süre, yetkili mahkeme, ispat
- 2004 sayılı İİK m.89/5: haciz ihbarnamesi nedeniyle ödeme yapan üçüncü kişinin iade davası
- 6098 sayılı TBK m.77, m.78 ve m.82: sebepsiz zenginleşme, borçlanılmamış edimin ifası, 2 ve 10 yıllık zamanaşımı
- 6102 sayılı TTK m.5/A: ticari davalarda istirdat davası için dava şartı arabuluculuk
- 6325 sayılı Kanun m.18/A-15: arabuluculuk sürecinde hak düşürücü sürenin işlememesi
- Yargıtay 11. HD 03.10.2023, 2022/1878 E. 2023/5543 K. (oy birliği): 1 yıllık süre, dosya borcu tahsil harcı dahil tüm ferileriyle kapatılmadıkça başlamaz
- Yargıtay 3. HD 05.05.2026, 2026/3039 E. 2026/2767 K. (oy birliği, kanun yararına bozma): takip dışı fazla ödeme İİK 72 istirdat davası değil, sebepsiz zenginleşme davasıdır
- Yargıtay 3. HD 22.05.2025, 2024/3969 E. 2025/2961 K. (oy birliği): tahrif edilmiş senetle icra tehdidi altında ödenen paranın iadesi
- Yargıtay 3. HD 06.04.2026, 2025/4439 E. 2026/1868 K. (oy birliği): haciz ihbarnamesi nedeniyle ödeme yapan üçüncü kişinin kötü niyetli alacaklıdan iade istemi



Soru ve yorumlar
Yorumlar, moderasyon onayından sonra yayımlanır.
Henüz yayımlanmış yorum bulunmuyor.