Adli kontrol, tutuklama sebepleri bulunduğunda kişinin tutuklanmak yerine yükümlülüklere uyarak serbest kalmasını sağlayan tedbirdir (CMK m.109). En sık yükümlülükler yurt dışına çıkamama, imza ve konutu terk etmeme (ev hapsi). Kaldırma veya değiştirme istenebilir; karara iki hafta içinde itiraz edilebilir. Devamı en geç dört ayda bir incelenir; isteyerek uymamak tutuklamaya yol açabilir.
İçindekiler · 7 bölüm

Adli kontrol, tutuklama sebepleri bulunduğu hâlde kişinin tutuklanması yerine belirli yükümlülüklere uyarak serbest kalmasını sağlayan koruma tedbiridir; kanunda tutuklama yasağı bulunan hâllerde de uygulanabilir (CMK m.109/1, 2). Kararda yurt dışına çıkmama, belirlenen yere düzenli başvurma ("imza") veya konutu terk etmeme ("ev hapsi") gibi yükümlülüklerden biri ya da birkaçı bulunabilir. Yükümlülüğün kaldırılması, değiştirilmesi veya geçici muafiyet istenebilir; adli kontrol kararına ayrıca itiraz edilebilir (CMK m.110–111). Sürecin tamamında hangi aşamada olduğunuzu görmek için ceza davasının aşamalarına da bakabilirsiniz.
Durumunuza göre seçenekler
- Karar yeni verildiyse: Karardaki her yükümlülüğü, başlangıç bilgisini ve kararın size ne zaman bildirildiğini kontrol edin. İtiraz düşünüyorsanız öğrenme tarihini belgeleyin.
- Yükümlülüğe uyarken ciddi güçlük yaşıyorsanız: Hangi yükümlülüğün neden değişmesi veya geçici olarak durması gerektiğini somut belgelerle açıklayan bir talep hazırlayın.
- Tedbirin nedeni ortadan kalktıysa: Kaldırma talebinizde değişen durumu ve karardaki gerekçeyle bağını gösterin.
- İmza günü veya başka bir yükümlülük aksadıysa: Durumu ve varsa mazeretinizi belgeleyip dosyaya bildirin; ihlalin sonucu kendiliğinden ve her olayda aynı değildir.
Kararda hangi yükümlülük yazıyor?
Karar yalnız "adli kontrol" demekle yetinmez; uyulması gereken yükümlülük belirleyicidir. CMK m.109/3, bir veya birden çok yükümlülüğe birlikte karar verilmesine izin verir. En sık karşılaşılanlar şunlardır:
| Yükümlülük | Halk arasındaki adı | Cezadan mahsup | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Yurt dışına çıkamamak | Yurt dışı çıkış yasağı | Mahsup edilmez | CMK m.109/3-a, 109/6 |
| Hâkimin belirlediği yere, belirtilen sürelerde düzenli başvurmak | İmza | Mahsup edilmez | CMK m.109/3-b, 109/6 |
| Konutunu terk etmemek | Ev hapsi | Her iki gün bir gün sayılır | CMK m.109/3-j, 109/6 |
- Yurt dışına çıkamamak: Kararda bu yükümlülük varsa yurt dışı seyahati için önce yükümlülüğün kaldırılması veya geçici muafiyet kararı gerekir (CMK m.110/2).
- Belirlenen yere düzenli başvurmak: İmzanın gününü, yerini ve sıklığını kararın kendi metninden okuyun; bunları her dosya için sabit sanmayın.
- Konutunu terk etmemek: İmzadan farklı olarak kişinin konutundan çıkmasını sınırlar.
Adli kontrolün kısa tanımı ve diğer yükümlülüklerin listesi sözlükteki adli kontrol sayfasında yer alır. Burada önemli olan, size verilen kararda hangi bendin uygulandığını saptamaktır.
Kararı kim verir, kim değiştirir?
Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi adli kontrol kararı verir. Dava açıldıktan sonraki kovuşturma evresinde görevli ve yetkili yargı mercii de bu tedbiri uygulayabilir (CMK m.110/1, 3). Talep veya itirazınızı hazırlarken dosyanın hangi evrede olduğunu ve mevcut kararı hangi merciin verdiğini kontrol edin.
Yükümlülük bütünüyle veya kısmen kaldırılabilir, değiştirilebilir ya da belirli bir yükümlülükten geçici muafiyet sağlanabilir (CMK m.110/2). Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme beş gün içinde karar verebilir (CMK m.111/1). Bu ifade kabul garantisi değildir. Talepte hangi bendin kaldırılmasını veya nasıl değiştirilmesini istediğinizi açık yazın; seyahat zorunluluğu, sağlık durumu veya iş düzeniyle ilgili belge varsa ekleyin.
Karara itiraz ile kaldırma talebi arasındaki fark nedir?
İtiraz, verilen adli kontrol kararının hukuka veya somut koşullara uygun olmadığını ileri süren kanun yoludur; adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir (CMK m.111/2). Kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçe verilir veya beyan tutanağa geçirilir (CMK m.268/1). Sulh ceza hâkimliğinin adli kontrol kararına yapılan itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK m.268/3-b). Süreyi hesaplarken kararın tefhim ya da tebliğ biçimini ve öğrenme tarihini dosyadan doğrulayın.
Kaldırma veya değiştirme talebi, tedbirin artık gerekli olmadığı, kapsamının daraltılması gerektiği veya belirli bir yükümlülük için geçici muafiyet gerektiği iddiasını ortaya koyar (CMK m.110/2, 111/1). Kararın gerekçesi, dosyanın geldiği aşama ve değişen koşullar bu talebi somutlaştırır. İtiraz süresini kaçırmış olmak kaldırma talebini engellemez; iki başvurunun amacı ve değerlendirmesi farklıdır.
Tutuklama kararına yönelik ayrı itiraz ve tahliye yolu için tutuklamaya itiraz yazısına bakın. Hükümden sonra denetimli serbestlik yükümlülüğüyle karışan şehir dışı ve yurt dışı soruları denetimli serbestlik yazısında ele alınıyor.
Tedbir ne kadar sürer ve kendiliğinden kalkar mı?
Adli kontrolün devamının gerekip gerekmediği en geç dört aylık aralıklarla incelenir: soruşturmada savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme kendiliğinden karar verir (CMK m.110/4). Bu inceleme, tedbirin dört ay dolunca otomatik kalktığı anlamına gelmez.
Kanun azami süreyi dosyanın türüne göre ayırır (CMK m.110/A):
- Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler: en çok iki yıl; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir.
- Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler: en çok üç yıl; zorunlu hâllerde gerekçeyle uzatılabilir, uzatma toplam üç yılı, TCK'daki bazı devlete karşı suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda dört yılı geçemez.
- Çocuklar: bu süreler yarı oranında uygulanır.
Dosyanızın hangi grupta olduğu ve önceki kararların tarihleri incelenmeden "şu gün kesin biter" hesabı yapılamaz.
Yükümlülüğe uyulmazsa ne olur?
Adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir (CMK m.112/1). Tutukluluk süresi dolduğu için verilen adli kontrolün ihlalinde de bu hüküm uygulanabilir; bu durumda tutukluluk ağır ceza işlerinde dokuz ayı, diğer işlerde iki ayı geçemez (CMK m.112/2). Kanun otomatik bir "ihlal sayısı" tablosu kurmaz; tek bir aksamanın mutlaka tutuklamayla sonuçlanacağını söylemek doğru değildir. Karardaki yükümlülüğü, gerçekleşen olayı ve varsa mazereti belgeleriyle dosyaya bildirmek gerekir.
Adli kontrol altında geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilmez; tedavi (e) ve konutu terk etmeme (j) yükümlülükleri bunun istisnasıdır. Konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, bir gün olarak dikkate alınır (CMK m.109/6). İmza veya yurt dışına çıkamama yükümlülüğünde geçen süre cezadan düşülmez.
Sık sorulan sorular
Adli kontrol için birden fazla yükümlülük aynı anda verilebilir mi?
Evet. CMK m.109/3 bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmayı düzenler; hangilerinin geçerli olduğunu kararınızdan okuyun.
Yurt dışına çıkış yasağı varken kısa süreli seyahat için ne yapılabilir?
Yükümlülüğün kaldırılması, değiştirilmesi veya geçici muafiyet istenebilir (CMK m.110/2, 111/1). Seyahat gerekçesini ve belgelerini sunun; başvuru tek başına yasağı kaldırmaz, karar beklenir.
Dört aylık inceleme gelince adli kontrol biter mi?
Hayır. CMK m.110/4 devamın gerekip gerekmediğinin incelenmesini öngörür; tedbir ancak kaldırma kararıyla veya m.110/A azami süresinin dolmasıyla sona erer.



Soru ve yorumlar
Yorumlar, moderasyon onayından sonra yayımlanır.
Henüz yayımlanmış yorum bulunmuyor.