12. Yargı Paketi, 16 Temmuz 2026'da TBMM Genel Kurulunda kabul edilen; Resmî Gazete yayımı ve kanun numarası beklenen bir düzenlemedir. Genel af, toplu infaz indirimi veya toplu tahliye içermez. Belirsiz alacak/kısmi dava, kanuni faiz, icra/e-satış, idari yargı ve IBAN/hesap kullandırma alanlarında değişiklik öngörür; kesin metin Resmî Gazete yayımıyla belirlenir.
12. Yargı Paketi 16 Temmuz 2026'da TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. HAGB ve idareye icra öncesi başvuru maddeleri çıkarıldı; IBAN ceza indirimi, diğer düzenlemeler ve yürürlük süreci.
Son haftalarda en çok sorulan sorulardan biri: "12. Yargı Paketi çıktı mı, benim dosyamı etkiler mi?" Kimi arayan IBAN kullandırma nedeniyle soruşturma altında, kimi yıllardır süren bir alacak davasından, kimi de miras kalan taşınmazın satışından yorulmuş. Bu yazıda paketin 16 Temmuz 2026'da TBMM Genel Kurulunda kabul edilen içeriğini, hangi düzenlemenin neyi değiştirdiğini ve yürürlük sürecini güncel ve doğrulanmış bilgiyle açıklıyoruz. Önemli uyarı: 28 Temmuz 2026 itibarıyla paket henüz Resmî Gazete'de yayımlanmamıştır; kesin metin ve tarihler yayımlanan kanuna göre netleşecektir.
12. Yargı Paketi nedir ve hangi aşamada?
12. Yargı Paketi, TBMM Başkanlığına 2/3737 esas numarasıyla sunulan, 29 madde ve 1 geçici maddeden oluşan kanun teklifidir. Teklif, TBMM Adalet Komisyonunda görüşülmüş ve 16 Temmuz 2026 gecesi TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşmıştır. Ancak yasalaşmak, tek başına yürürlük anlamına gelmez: bir kanunun yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanınca onaylanıp Resmî Gazete'de yayımlanması gerekir. Bu yazının güncellendiği 28 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla paket Resmî Gazete'de henüz yayımlanmamıştır ve kanun numarası oluşmamıştır; Resmî Gazete'nin 24-28 Temmuz 2026 tarihli sayıları ile mevzuat.gov.tr kayıtları kontrol edilmiş, pakete ilişkin bir kanun metnine rastlanmamıştır. Anayasa m.89 uyarınca Cumhurbaşkanı, TBMM'ce kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlar; yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları ise aynı süre içinde gerekçesiyle birlikte TBMM'ye geri gönderir. Bu nedenle paket bakımından anayasal süre Temmuz 2026'nın son günlerinde dolmakta olup, bu süre içinde ya Resmî Gazete'de yayım ya da Meclise iade söz konusu olacaktır. Bu nedenle "kanunlaştı" ile "yürürlüğe girdi" ifadeleri karıştırılmamalıdır.
Pakette af veya toplu infaz indirimi var mı?
En çok merak edilen sorunun yanıtı nettir: kabul edilen metinde genel af, kapsamlı infaz indirimi veya toplu tahliye düzenlemesi bulunmamaktadır. Sosyal medyada dolaşan af beklentilerinin teklif metninde karşılığı yoktur. Anayasa'nın 87. maddesi uyarınca genel/özel af ilanı, TBMM üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunu (360 milletvekili) gerektiren ayrı bir karardır; bu pakette böyle bir hüküm yer almamaktadır. Aşağıda açıklanan IBAN/hesap kullandırma indirimi de genel bir af değil, belirli ve dar bir fiil tipiyle sınırlı özel bir hükümdür. Mevcut infaz rejimi ve denetimli serbestlik hesabı için ceza yatarı hesaplama yazımızı inceleyebilirsiniz.
Af çıkmadığına göre ceza ne zaman biter?
Pakette af veya toplu infaz indirimi bulunmadığı için, hükümlü ve yakınları bakımından belirleyici olan yürürlükteki infaz rejimidir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.107/2 uyarınca süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme, cezanın yarısının infaz kurumunda çekilmesiyle mümkündür. Aynı fıkrada sayılan suçlarda — kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, işkence ve eziyet, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda — bu oran üçte iki olarak uygulanır.
Buna ek olarak m.105/A uyarınca, açık ceza infaz kurumunda bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlüler, talepleri hâlinde cezalarının kalan kısmını denetimli serbestlik tedbiri altında infaz edebilir. Bu süre, sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlülerde iki yıl; ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlülerde üç yıl olarak uygulanır. 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanunla eklenen kural uyarınca hükümlünün ayrıca, koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini (beş günden az olmamak üzere) fiilen ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir. Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle cezası hapse çevrilen hükümlüler bu usulden yararlanamaz.
| Örnek ceza | Koşullu salıverilme (m.107/2) | Denetimli serbestliğe geçiş (m.105/A) | Kurumda geçmesi beklenen süre |
|---|---|---|---|
| 5 yıl hapis — genel rejim | 1/2 → 2 yıl 6 ay | son 1 yıl | yaklaşık 1 yıl 6 ay |
| 8 yıl hapis — genel rejim | 1/2 → 4 yıl | son 1 yıl | yaklaşık 3 yıl |
| 6 yıl hapis — m.107/2'de sayılan suçlardan | 2/3 → 4 yıl | son 1 yıl | yaklaşık 3 yıl |
| 5 yıl hapis — 0-6 yaş çocuğu olan kadın hükümlü | 1/2 → 2 yıl 6 ay | son 2 yıl | yaklaşık 6 ay |
Tablodaki süreler; iyi hâl şartının sağlandığı, hükümlünün açık kuruma ayrıldığı ve mahsup edilecek tutukluluk bulunmadığı varsayımına dayanan kaba bir çerçevedir. Kesin tarih; tutuklulukta geçen sürenin mahsubu, idare ve gözlem kurulunun değerlendirmesi ve suç tarihine göre uygulanacak geçiş hükümleriyle birlikte hesaplanır. Suç tarihi 30 Mart 2020 öncesine ait dosyalarda geçiş hükümleri farklı süreler öngörebildiğinden bu tarih mutlaka kontrol edilmelidir. Ayrıntılı hesap için ceza yatarı hesaplama ve hapis cezası alırsam cezaevine girer miyim yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
IBAN / hesap kullandırma ve TCK m.158
Kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak anılan düzenleme, dolandırıcılığın nitelikli hâllerini düzenleyen Türk Ceza Kanunu m.158 üzerinden yapılmaktadır. Kabul edilen metne göre; kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla, banka veya ödeme aracı ya da banka/aracı kurum/ödeme hizmeti sağlayıcısı/kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki bir hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına veren kişi bakımından, ceza yarı oranında indirilebilecektir. Amaç, organize dolandırıcılıkta hesabını/kartını kullandıran ancak fiilin ağırlığıyla orantısız ceza riskiyle karşılaşan kişiler bakımından ölçülü bir ayrım yapmaktır. Bu, bir af değil, TCK m.158 kapsamındaki özel bir indirim kuralıdır ve kapsamı dar tutulmuştur.
Hukuk yargılamasına getirilen yenilikler
Belirsiz alacak davası kaldırılıyor (HMK m.107). Uygulamada özellikle işçilik alacakları ve tazminat davalarında yaygın kullanılan belirsiz alacak davası kurumu, kabul edilen metinle yürürlükten kaldırılmaktadır. Bunun yerine kısmi dava (HMK m.109) güçlendirilmektedir: kısmi dava açan taraf, talebini tahkikat sona erene kadar artırabilecek ve artırılan kısım bakımından da zamanaşımı, davanın açıldığı tarihten itibaren kesilmiş sayılacaktır. Böylece alacağının tamamını baştan bilemeyen davacının, sonradan artırdığı kısımda zamanaşımı kaybına uğraması önlenmek istenmektedir. Bu değişikliğin, yürürlük tarihinden önce açılmış davalara mı yoksa sonra açılacaklara mı uygulanacağı geçiş hükümleriyle belirlenecektir; hâlihazırda görülen belirsiz alacak davaları bakımından kazanılmış hakların korunması esastır.
Kanuni faiz ve temerrüt faizinde yeni dönem
Kabul edilen metin, kanuni faiz hesabında yeni bir ölçüt getirmektedir. Buna göre kanuni faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bir önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli işlemlerde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i esas alınarak belirlenecektir. Bu düzenleme, faiz oranının piyasa koşullarına daha bağlı ve öngörülebilir biçimde hesaplanmasını amaçlamaktadır. Uygulamada alacak, tazminat ve icra dosyalarındaki faiz yükünü doğrudan etkileyeceğinden, dava ve icra takiplerinde faiz başlangıcı ve oranı yeni ölçüte göre değerlendirilmelidir. Kesin oran ve uygulama tarihi, yayımlanan kanun ve ilgili tebliğlere göre netleşecektir.
İcra ve ortaklığın giderilmesi satışlarında değişiklikler
Pakette icra satışlarına ilişkin düzenlemeler de yer almaktadır. Öne çıkan başlıklar: miras yoluyla edinilen taşınmazların satışında birinci artırmanın bir defaya mahsus olmak üzere yalnızca malik mirasçılar arasında yapılması ve elektronik satış portalında yapılan ilan ile teklif şartlarının yeniden düzenlenmesi. Bu değişiklikler, özellikle ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) yoluyla satılan miras taşınmazlarında mirasçıları koruyucu bir aşama getirmeyi amaçlamaktadır. Elektronik satış sistemine ilişkin hükümlerin bir kısmı, aşağıda belirtildiği üzere yayımdan sonra belirli bir geçiş süresiyle yürürlüğe girecektir.
İdari ve vergi yargısında parasal sınırlar
İdari yargıda iş yükünü azaltmaya yönelik düzenlemeler de kabul edilmiştir. Kabul edilen metne göre; konusu belirli bir parasal sınırı (kamuoyuna yansıyan metinde 486.000 TL) aşmayan idari davaların idare mahkemesinde tek hâkimle çözümlenmesi ve belirli bir aralıktaki (yaklaşık 270.000–920.000 TL) vergi davalarında temyiz sınırına ilişkin değişiklik öngörülmektedir. Bu tutarlar teklif metnine dayanmakta olup, kesin rakamlar ve uygulama Resmî Gazete'de yayımlanan kanuna göre kesinleşecektir.
Ceza muhakemesindeki değişiklikler
Ceza muhakemesi yönünden öne çıkan düzenlemeler arasında; kaçak sanık bakımından sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet kararı verilememesi yönünde güvence, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisine ilişkin düzenleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumuna ilişkin tartışmalar yer almıştır. HAGB'ye ilişkin düzenlemenin kapsamı yasama sürecinde değişikliğe uğramış olup, kurumun son hâli ve uygulanma koşulları Resmî Gazete'de yayımlanan nihai metne göre kesinleşecektir. HAGB'nin genel çerçevesi için HAGB nedir yazımıza bakabilirsiniz.
Yürürlük ve geçiş hükümleri
Paketin tüm hükümleri aynı anda yürürlüğe girmemektedir. Kabul edilen metne göre düzenlemelerin çoğu Resmî Gazete'de yayım tarihinde, elektronik satış sistemine ve duruşmalara ses-görüntü nakli yoluyla katılıma ilişkin bazı hükümler ise yayımdan üç ay sonra yürürlüğe girecektir. Ayrıca kaldırılan belirsiz alacak davası gibi kurumlar için geçiş hükümleri öngörülmüştür. Bu nedenle bir hükmün dosyanıza uygulanıp uygulanmayacağı, yürürlük tarihi ve geçiş kuralı birlikte değerlendirilmelidir.
Kanunlaşma ile yürürlük neden ayrı incelenmeli?
"Meclisten geçti" haberi, bir hükmün bugün uygulanacağı anlamına gelmez. Bir düzenleme; Genel Kurulda kabul (kanunlaşma), Cumhurbaşkanı onayı, Resmî Gazete'de yayım ve maddede yazılı yürürlük tarihi aşamalarından geçer. Devam eden bir dava veya soruşturmada hangi metnin uygulanacağı, işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte olan hükme ve geçiş kurallarına bağlıdır. Bu nedenle 12. Yargı Paketi'nin somut dosyanıza etkisini değerlendirirken, Resmî Gazete'de yayımlanan kesin metnin ve yürürlük tarihinin esas alınması şarttır. Güncel ceza, icra veya alacak dosyanız için Ceza Hukuku ve İcra ve İflas Hukuku hizmet sayfalarımız üzerinden değerlendirme talep edebilirsiniz. İnfaz rejimindeki oran ve sürelerin somut bir cezada nasıl sonuç verdiğini infaz (yatar) hesaplama aracımızda görebilirsiniz.
Bu içerik 28 Temmuz 2026 durumunu yansıtır ve genel bilgilendirme amaçlıdır; paket Resmî Gazete'de yayımlandığında madde ve tarihler yayımlanan kanuna göre güncellenmelidir. Somut olayın hukuki değerlendirmesinin yerine geçmez.
Sık sorulan sorular
Hayır. Paket TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiş, ancak 28 Temmuz 2026 itibarıyla Resmî Gazete'de yayımlanmamıştır ve kanun numarası oluşmamıştır. Bir kanun, Cumhurbaşkanınca yayımlanıp maddesinde yazılı yürürlük tarihi geldiğinde uygulanır. Bu nedenle devam eden dosyalarda hâlen mevcut hükümler uygulanmaktadır.
Kabul edilen metinde genel af, kapsamlı infaz indirimi veya toplu tahliye düzenlemesi bulunmamaktadır. Anayasa'nın 87. maddesi uyarınca af ilanı, TBMM üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunu gerektiren ayrı bir karardır. Paketteki IBAN/hesap kullandırma indirimi ise af değil, TCK m.158 kapsamında dar ve özel bir indirim kuralıdır.
Anayasa m.89'a göre Cumhurbaşkanı, TBMM'ce kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlar; uygun bulmadığı kanunları aynı süre içinde gerekçesiyle Meclise geri gönderir. Paket 16-17 Temmuz 2026'da kabul edildiğinden bu anayasal süre Temmuz 2026'nın son günlerinde dolmaktadır. Kesin tarih için Resmî Gazete takip edilmelidir.
5275 sayılı Kanun m.107/2 uyarınca süreli hapiste koşullu salıverilme cezanın yarısının, maddede sayılan suçlarda üçte ikisinin çekilmesiyle mümkündür. m.105/A gereğince koşullu salıverilmesine bir yıl veya az kalan iyi hâlli hükümlü denetimli serbestlikten yararlanabilir. Örneğin 5 yıl hapiste kurumda geçmesi beklenen süre yaklaşık 1 yıl 6 aydır.
Kabul edilen metin belirsiz alacak davasını (HMK m.107) kaldırmakta, buna karşılık kısmi davada talebin tahkikat sona erene kadar artırılmasına imkân tanımaktadır. Değişikliğin görülmekte olan davalara uygulanıp uygulanmayacağı geçiş hükümleriyle belirlenecektir; derdest davalarda kazanılmış hakların korunması esastır.
Hukuki dayanaklar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.107 (belirsiz alacak davası) ve m.109 (kısmi dava)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.158 (nitelikli dolandırıcılık — IBAN/hesap kullandırma indirimi)
- 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu (satış / elektronik satış hükümleri)
- T.C. Adalet Bakanlığı — 12. Yargı Paketi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi duyurusu
- T.C. Resmî Gazete (yürürlük ve kesin metin için takip)
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.107 (koşullu salıverilme) ve m.105/A (denetimli serbestlik)
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.89 (kanunların Cumhurbaşkanınca onbeş gün içinde yayımlanması)




Soru ve yorumlar
Yorumlar, moderasyon onayından sonra yayımlanır.
Henüz yayımlanmış yorum bulunmuyor.