Fail, suçu işleyen kişidir. TCK m.37'ye göre suçun kanuni tanımındaki fiili birlikte gerçekleştirenlerin her biri fail olarak sorumludur; suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan da fail sayılır (dolaylı faillik). Dil bilgisinde 'fail' özne anlamına gelir; hukukta azmettiren ve yardım edenden ayrı bir suç ortaklığı biçimidir.
"Fail" kelimesinin TDK sözlüğünde iki anlamı öne çıkar: dil bilgisinde özne, hukukta ise hukuki sonuç doğuracak bir suç işleyen kimse. Bu sayfa hukuki anlamı anlatır.
Ceza Kanunundaki tanım
"Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur." — 5237 s. TCK m.37/1
Fiili birlikte gerçekleştirenlerin her birinin fail olması uygulamada müşterek faillik diye anılır. Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumludur (dolaylı faillik); kusur yeteneği olmayanları araç olarak kullananın cezası üçte birden yarısına kadar artırılır (m.37/2).
Azmettiren ve yardım edenden farkı
| Sıfat | Kanun | Ceza |
|---|---|---|
| Fail | TCK m.37 | Suçun cezası |
| Azmettiren | TCK m.38 | İşlenen suçun cezası |
| Yardım eden | TCK m.39 | Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet dışında cezanın yarısı indirilir; bu durumda ceza sekiz yılı geçemez |
Bu üç biçimin ortak adı suça iştiraktir. Taksirli suçlarda ise birden fazla kişi varsa herkes kendi kusurundan sorumlu olur ve her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir (TCK m.22/5; bkz. taksir).
Fail, şüpheli ve sanık
Fail, suçu kimin işlediğini anlatan maddi ceza hukuku kavramıdır. Şüpheli ve sanık ise yargılamadaki sıfatlardır: soruşturmada suç şüphesi altındaki kişi şüpheli, kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar sanıktır (CMK m.2/1-a, b). Anayasa m.38/4'e göre "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz." Özel hukukta da haksız fiili işleyen kişi için "fail" denir; TBK m.49 bu kişiyi "kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren" diye tanımlar.