Tavzih, yeterince açık olmayan, icrasında tereddüt doğuran veya birbirine aykırı fıkralar içeren bir mahkeme hükmünün, taraflardan birinin talebiyle hükmü veren mahkemece açıklanmasıdır (HMK m.305). Tavzihle hüküm fıkrasındaki haklar ve borçlar sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Tavzih, "açıklama" anlamına gelir. Hukuk yargılamasında bir hükmün ne demek istediği anlaşılamıyorsa ya da hüküm uygulanırken tereddüt çıkıyorsa, hükmü veren mahkemeden bu belirsizliği gidermesi istenir. Hüküm yeniden incelenmez, yalnız açıklanır.
Hükmün tavzihi ne demek?
"Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir." — HMK m.305/1
Tavzih talebi için kanunda gün olarak bir süre yoktur; sınır, hükmün icrasının tamamlanmasıdır.
Tavzihin sınırı
"Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." — HMK m.305/2
Hükmün içeriğinin değiştirilmesi isteniyorsa yol tavzih değil, istinaf veya temyiz kanun yoludur. Kanun yolu süreci için: istinaf ve temyiz süreci nasıl işler?
Tashih, tavzih ve tamamlama farkı
| Kurum | Ne için | Süre | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Tashih | Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile benzeri açık hataların düzeltilmesi; mahkeme re'sen de yapabilir | Maddede süre yok | HMK m.304 |
| Tavzih | Açık olmayan, tereddüt doğuran veya çelişkili hükmün açıklanması | İcra tamamlanıncaya kadar | HMK m.305 |
| Tamamlama | İleri sürüldüğü veya kendiliğinden karara bağlanması gerektiği hâlde hakkında karar verilmeyen husus için ek karar | Nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay | HMK m.305/A |
Usul
Tavzih veya tamamlama, tarafların sayısı kadar nüsha eklenen bir dilekçeyle hükmü veren mahkemeden istenir. Dilekçe, mahkemenin belirlediği cevap süresiyle karşı tarafa tebliğ edilir. Mahkeme cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinden karar verir; gerekli görürse tarafları sözlü açıklama için davet edebilir (HMK m.306).