Kira tespit davası, beş yıllık sürenin dolmasının ardından yeni dönem kira bedelinin TÜFE değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri gözetilerek hâkim tarafından yeniden belirlenmesi için açılan davadır. Bilirkişinin saptadığı boş rayiç bedelden, eski kiracı lehine gerekçelendirilmiş bir indirim yapılır.
Kira bedelinin tespiti davası nedir? 5 yıl şartı nasıl hesaplanır? Kira tespit davasında emsal rayiç bedel araştırması ve hakkaniyet indirimi detayları.
Ekonomik dalgalanmalar ve gayrimenkul değerlerindeki hızlı artış, uzun süredir devam eden kira sözleşmelerinde ödenen bedel ile güncel piyasa rayici arasında büyük fark oluşmasına yol açmaktadır. Kiraya veren bedeli güncellemek isterken kiracı da bütçesini korumak istemektedir. Bu noktada 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun öngördüğü hukuki yol kira bedelinin tespiti davasıdır. En sık araştırılan başlık olan "5 yıl şartı", bu davada rayiç bedel belirlemesi yapılabilmesi için aşılması gereken yasal eşiktir.
Kira tespit davası, sözleşmede artış oranı kararlaştırılmış olsa dahi hâkimin yeni kira dönemi için bedeli yeniden belirlemesini sağlayan bir davadır. Hem kiraya veren hem kiracı açabilir; uygulamada çoğunlukla kiraya veren tarafından bedelin rayice çekilmesi amacıyla tercih edilir.
Kira Tespit Davasında 5 Yıl Kuralı Nedir?
6098 sayılı Kanun'un 344. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, taraflarca bu konuda anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak bedel hâkim tarafından belirlenir. Maddenin saydığı üç ölçüt şudur: tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri. Hâkim bu üç ölçütü birlikte tartarak hakkaniyete uygun bedeli belirler. Kural konut ve çatılı iş yeri kiralarında geçerlidir.
Beş yılın hesabı: Süre, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden itibaren işler. Örneğin 1 Eylül 2019 başlangıç tarihli bir sözleşmede beş yıl 1 Eylül 2024'te dolar; bu tarihten sonra başlayacak yeni dönem (altıncı yıl) için rayiç tespiti istenebilir. Taşınmaz el değiştirmişse süre baştan başlamaz: yeni malik kanunen mevcut sözleşmenin tarafı hâline geldiği için ilk sözleşme tarihi esas alınır.
İlk beş yılda durum: Bu dönemde artış, bir önceki kira yılının TÜFE oniki aylık ortalamalarına göre değişim oranını geçemez. Yasal tavanın üzerinde artış için kira tespit davası açılamaz; ayrıntılar için kira artış oranı ve TÜFE üst sınırı yazımıza bakabilir, güncel oranı kira artışı hesaplama aracımızla deneyebilirsiniz. İlk beş yıl dolmadan piyasa koşullarının olağanüstü değiştiği hâllerde ise ayrı bir dava türü olan kira uyarlama davasının şartları değerlendirilir.
Dava Açma Süresi ve İhtarname Şartı
Kanun'un 345. maddesine göre kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir. Belirleyici olan, mahkemenin saptayacağı bedelin hangi kira yılından itibaren kiracıyı bağlayacağıdır. Yeni bedelin yeni dönemin başından itibaren geçerli olması için maddenin aradığı koşullar şunlardır:
| Durum | Yapılması gereken | Sonuç |
|---|---|---|
| Sözleşmede artış hükmü yok | Dava, yeni dönemin başlangıcından en geç 30 gün önce açılır | Yeni bedel, yeni dönemin başından itibaren bağlar |
| Sözleşmede artış hükmü yok | Aynı 30 günlük süre içinde kiracıya yazılı bildirim yapılır; dava yeni dönem sonuna kadar açılır | Yeni bedel, yeni dönemin başından itibaren bağlar |
| Sözleşmede artış hükmü var | Bildirime gerek yoktur; dava yeni dönemin sonuna kadar açılır | Yeni bedel, yeni dönemin başından itibaren geçerlidir |
| Süre kaçırıldı, sözleşmede artış hükmü de yok | — | Belirlenen bedel ancak bir sonraki kira yılından itibaren uygulanır |
Bu nedenle sözleşmesinde artış kaydı bulunmayan kiraya verenler için noter kanalıyla ve süresinde gönderilen yazılı bildirim belirleyicidir. Bildirimin kiracıya tebliğ edilmiş olması aranır; gönderim tarihi değil tebliğ tarihi esas alınır.
Kira Bedeli Nasıl Hesaplanır? Emsal Araştırması ve Eski Kiracı İndirimi
Mahkeme bedeli doğrudan kendisi takdir etmez; gayrimenkul değerleme uzmanı, inşaat mühendisi gibi bilirkişilerden rapor alır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin E.2022/5205 K.2022/6879 sayılı ve 22.09.2022 tarihli kararı, 18.11.1964 tarihli ve 2/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'na dayanarak izlenecek yöntemi adım adım ortaya koymaktadır:
- Tarafların tüm delilleri, varsa emsal kira sözleşmelerinin aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınır.
- Bilirkişi eliyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek yerinde görülüp incelenir; soyut ilan çıktıları tek başına yeterli sayılmaz.
- Emsaller; konum, çevre, nitelik, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi ve süresi bakımından dava konusu taşınmazla ayrı ayrı karşılaştırılır, hangi emsalin niçin uygun olduğu somut gerekçeyle açıklanır.
- Taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi hâlinde getireceği bedel belirlenir.
- Bu bedelden, kiracının eski kiracı olduğu gözetilerek hakkaniyete uygun bir indirim yapılır.
Aynı kararda bir alt sınır da çizilmiştir: hak ve nesafete göre belirlenen bedel, en son ödenen aylık kiraya endeks artışı uygulanarak bulunacak tutardan daha düşük olamaz. Eski kiracı indiriminin oranı kanunda yazmaz ve sabit bir yüzde değildir; hâkimin takdirindedir. Anılan dosyada yerel mahkeme %10 indirim uygulamıştır. Buna karşılık Hukuk Genel Kurulu'nun E.2017/974 K.2021/1058 sayılı ve 21.09.2021 tarihli kararında, bilirkişinin belirlediği bedelden yapılan %5'lik indirim hem yetersiz görülmüş hem de gerekçesi kararda gösterilmediği için hüküm bozulmuştur. Uygulamada belirleyici olan yüzdenin kendisi değil, indirimin denetime elverişli bir gerekçeye dayandırılmasıdır.
Vekâlet ücreti yönünden de bir ayrıntı vardır: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kira tespit davalarında nispi vekâlet ücreti, tespit edilen kira farkının bir yıllık tutarı üzerinden hesaplanır. Talep edilen bedelin gerçekçi tutulması bu nedenle önem taşır.
Zorunlu Arabuluculuk, Görevli ve Yetkili Mahkeme
28.03.2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 37. maddesiyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/B maddesi, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı hâline getirmiştir. Bu düzenleme 7445 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca 1 Eylül 2023'te yürürlüğe girmiştir. Kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler kapsam dışıdır. Arabuluculuk aşaması atlanarak açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Görev bakımından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4. maddesi gereğince kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar dava konusunun değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Yetkili mahkeme ise kural olarak taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir; Bakırköy, Yeşilköy, Florya ve çevresindeki taşınmazlar için Bakırköy Adliyesi'ndeki sulh hukuk mahkemeleri yetkilidir. Bölgedeki kira uyuşmazlıklarına ilişkin çalışmalarımızı Yeşilköy kira avukatı sayfamızda, gayrimenkul uyuşmazlıklarının genel çerçevesini ise gayrimenkul hukuku sayfamızda bulabilirsiniz.
Kiracı da Kira Tespit Davası Açabilir mi?
Evet. Kira bedelinin tespiti davası yalnızca kiraya verene tanınmış bir yol değildir; Hukuk Genel Kurulu'nun yukarıda anılan kararında da bu husus açıkça belirtilmiştir. Ödediği bedelin emsallerin belirgin biçimde üzerinde kaldığını düşünen kiracı, beş yıllık süre dolduktan sonra bedelin düşürülmesi istemiyle aynı davayı açabilir. Bu ihtimalde de emsal araştırması ve bilirkişi incelemesi aynı yöntemle yürütülür; ancak eski kiracı indirimi kiracı lehine işleyen bir kurum olduğu için kiracının konumu görece güçlüdür. Kiracının dikkat etmesi gereken nokta, dava süresince mevcut bedeli ödemeye devam etmesi gerektiğidir: ödemenin durdurulması, temerrüt nedeniyle tahliye riskini doğurur.
Belirlenen Bedelin Tahsili ve Kesinleşme Şartı
Mahkeme yeni bedeli belirlediğinde, geçmiş dönem için ödenen eksik kira ile tespit edilen bedel arasındaki fark birikmiş alacak hâline gelir. Ancak bu farkın tahsili için kararın kesinleşmesi beklenmelidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin E.2017/3893 K.2018/514 sayılı ve 23.01.2018 tarihli kararında belirtildiği üzere, önce kira bedelinin tespitine ilişkin hüküm kurulması, bu kararın kesinleşmesinden sonra alacak davası açılması veya icra takibi yapılması gerekir. Kesinleşmeden başlatılan takip, borçlunun itirazı üzerine işlevsiz kalabilir.
Kararın kesinleşmesi, istinaf ve gerekiyorsa temyiz aşamalarının tamamlanmasına bağlıdır. Bu nedenle tespit davası açan kiraya verenin, yargılama süresince aradaki farkı fiilen tahsil edemeyeceğini baştan hesaba katması; kiracının ise dava sonunda geriye dönük toplu bir fark ödemesiyle karşılaşabileceğini öngörmesi gerekir.
Tespit Davası Yetmezse: Tahliye Yolları
Kira bedelinin tespiti davası kira ilişkisini sürdürerek bedeli güncelleyen bir yoldur; kiracıyı taşınmazdan çıkarmaz. Tahliye amaçlanıyorsa şartları ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken başka yollar gündeme gelir: yazılı ve geçerli bir tahliye taahhütnamesine dayalı takip, bir kira yılı içinde haklı iki yazılı ihtara dayanan iki haklı ihtar yoluyla tahliye veya konut ve çatılı iş yeri kiralarında on yıllık uzama süresinin dolması. Kiracı taşınmazı hukuka aykırı biçimde kullanmaya devam ederse ayrıca haksız işgal tazminatı (ecrimisil) talebi de değerlendirilebilir.
Kira tespit süreci; beş yıllık sürenin doğru hesaplanması, ihtarnamenin süresinde tebliği, arabuluculuk aşamasının usulüne uygun tamamlanması ve emsal dosyasının somut belgelerle kurulması üzerine oturur. Bu adımlardan birindeki eksiklik, kazanılabilecek bir davada bedelin bir yıl sonraki dönemden itibaren uygulanmasına ya da davanın usulden reddine yol açabilir. Süreçle ilgili sorularınız için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Rayiç bedel belirlemesi istemli kira tespiti için beş yıllık sürenin dolması gerekir. İlk beş yıl içinde artış, bir önceki kira yılının TÜFE oniki aylık ortalamalarına göre değişim oranını geçemez ve bu tavanın üzerine çıkmak için tespit davası açılamaz. Ekonomik koşulların olağanüstü ve öngörülemez biçimde değiştiği hâllerde ise ayrı bir dava türü olan kira uyarlama davasının şartları değerlendirilir.
Sözleşmede yeni dönemde kiranın artırılacağına dair bir hüküm varsa ihtarname zorunlu değildir; dava yeni dönemin sonuna kadar açılabilir. Böyle bir hüküm yoksa, mahkemenin belirleyeceği bedelin yeni dönemin başından itibaren geçerli olması için ya dava yeni dönemin başlangıcından en geç 30 gün önce açılmalı ya da aynı süre içinde kiracıya yazılı bildirim tebliğ edilmiş olmalıdır.
Kanunda sabit bir oran yoktur; indirim hâkimin takdirindedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin E.2022/5205 sayılı dosyasında yerel mahkeme yüzde 10 indirim uygulamıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun E.2017/974 K.2021/1058 sayılı kararında ise yüzde 5'lik indirim hem yetersiz görülmüş hem de gerekçesi gösterilmediği için karar bozulmuştur. Belirleyici olan oran değil, indirimin denetime elverişli gerekçeye dayanmasıdır.
Bilirkişi incelemesi ve emsal araştırması nedeniyle yargılama çoğunlukla bir yılı aşar; istinaf aşaması bu süreyi uzatır. Dava süresince kiracı mevcut kira bedelini veya sözleşmedeki yasal artış oranına göre hesaplanan bedeli ödemeye devam eder. Ödemenin durdurulması temerrüt nedeniyle tahliye riski doğurur.
Kira bedelinin tespitine ilişkin kararlar kesinleşmeden icraya konulamaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin E.2017/3893 K.2018/514 sayılı kararına göre önce tespit hükmü kurulmalı, bu karar kesinleştikten sonra alacak davası açılmalı veya icra takibi yapılmalıdır. Birikmiş fark, kesinleşmenin ardından ilamlı icra yoluyla talep edilir.
Evet. 7445 sayılı Kanun'la 6325 sayılı Kanun'a eklenen 18/B maddesi uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuk 1 Eylül 2023'ten itibaren dava şartıdır. Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler kapsam dışıdır. Arabuluculuk aşaması atlanarak açılan dava usulden reddedilir.
Hukuki dayanaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 344 (kira bedelinin belirlenmesi, beş yıl kuralı)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 345 (dava açma süresi ve kararın etkisi)
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Madde 18/B (7445 sayılı Kanun m.37; yürürlük 1.9.2023)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 4 (sulh hukuk mahkemelerinin görevi)
- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 18.11.1964 T. 1964/2 E. 1964/4 K.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/974 K.2021/1058 T. 21.09.2021
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/5205 K.2022/6879 T. 22.09.2022
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/3893 K.2018/514 T. 23.01.2018




Soru ve yorumlar
Yorumlar, moderasyon onayından sonra yayımlanır.
Henüz yayımlanmış yorum bulunmuyor.